şükela:  tümü | bugün
  • ra bilgileri ve pleiades öğretileri'ni takip eden spiritüel buluşmalardır.

    celselerin tamamı, amerikalı laura knight jadczyk'in iletişime geçtiği cassiopeia takım yıldızından geldiğini söyleyen soyut varlıklarla gerçekleştirdiği dialoglardan ibarettir. iddia odur ki bu dialoglar, soru-cevap şeklinde ilerlerken, geçmişten ve gelecekten şifreli ipuçları vererek uyarma/haberdar etme/aydınlatma amacını güder.

    'başkalarına hizmet' ilkesini sürekli dikte eden kasyopya celseleri bugün de devam etmekte hatta türkçe internet sayfalarında açılmış kimi bloglarda çeviri metinleri meraklılarına ulaştırılmaktadır.

    laura knight jadczyk'in ouija tahtası kullanarak gerçekleştirdiği iletişimler, ruhçuluk akımının debelenmelerine başıbozuk ama önemli bir örnektir.

    (bkz: spiritüel pornografi)
  • new age tarikat/dinlerine bir başka örnek. bıkmadılar bu uydur kaydır şeyleri enayilere pazarlamaktan. benim merak ettiğim bu enerjiyi, bu kafaları nereden buluyorlar.

    al bak kendi kendini nasıl tanımlıyor bir paragrafta, gerisini okumaya zaten lüzum yok:

    --- spoiler ---

    kasyopya deneyi oturaklaşmış haliyle 1994 yazından beri aralıksız devam etmektedir. deneyi gerçekleştirenler “kanallama” kelimesiyle ilişkilendirilen negatif çağrışımları önlemek için bunu “süperlüminal iletişim” olarak tanımlamaktadırlar. tüm kanallamaları değersiz ve saçma sapan olarak değerlendirmek doğru mudur? işin aslı, tüm kanallamaların büyük bir çoğunluğu saçmalıktır. büyük bir çoğunluğu ya anlaşılması zor, hokus pokus ve laf salatasından ibarettir ya da insanları zekice içinde bulundukları çaresiz ve ezilmiş durumda tutmayı amaçlayan yüce anlamlı sözlerle süslenmiş kandırmaca ve yanlış bilgilendirmelerdir.
    --- spoiler ---

    bütün bu new age oluşumları ilk önce diğerlerine bok atarak kendilerini kanıtlama ihtiyacı duyarlar zaten. yani, bu işin içinde safsata dolandırıcılık kesin var, ama merak etmeyin biz onlardan değiliz, diyerek güven sağlamaya çalışıyorlar.

    bu boktan oluşumların olası tehlikelerini bir yana bırakırsak, keşfetmesi çok eğlenceli oluyor.*