şükela:  tümü | bugün
  • kişinin kendini tragedyaki kişinin yerine koyarak, oradaki meydana gelen olay sanki kendi başına geliyormuş gibi korku ve acıma duyması, bu yolla arınmasıdır. böylece kişi kendi bireyselliğinden sıyrılır, olayların evrensel boyutunu yakalayarak onlara dışarıdan bakar. ona ilişkin düşüncelere dalar. olan şeylerin evrensel niteliğini görür. bencilliğinden sıyrılıp toplumsal bir varlık oldukça da, artık tragedya amacına/ödevine ulaşmış olacaktır. aristotales katharsis’e oldukça büyük önem verir. insana zarar verecek en büyük duygular onun korkuları, heyecanları ve tutkularıdır. bunlar aynı zamanda bencilce duygulardır. çünkü bunlara teslim olduğumuzda bunların bizim dışımızda nasıl gerçekleştiğini, onların başkalarınca da yaşanıp yaşanmadığını görmezden geliriz. insanın kendisi için korkmaya başlaması zararlıdır. bu ise bize mutsuzluk verir. kişi ancak bunlardan kurtularak mutluluğa erişebilir. ancak buna karşıt olarak bertol brecht gibi sanatçılar, tragedya veya daha genel olarak sanatın görevinin katharsisi sağlamak değil, bilakis, onda bir eksiklik duygusu yaratarak onlarla yüzleşmesini, farkına vardırması olduğunu düşünürler. örneğin (bkz: yabancılaştırıcı kurgu tekniği)
  • yazılışı tam olarak böylemiydi emin olmamla beraber psikoterapistlerin kullandığı önceden yaşanmiş travma yaratan olayların tekrar hatırlanarak heyecan boşalımıyla rahatlama yöntemine verilen bir isimdir.
  • buna karşılık nietszche de;
    omnes vulnerant ultima necat: hepsi yaralar sonuncusu öldürür demiştir.

    müslüm baba durur mu yapıştırmış cevabı:
    "allah öldürür dünyadan alır, sen beni öldürdün hayatta bıraktın".
    *
  • bir çok insanın belirttiği "ağladım-rahatladım" muhabbeti bu terimin psikoloji bilimindeki yerini açıklamak için yeterli değildir. arada "yedekleme" adı verilen bir süreç yaşanır. olabildiğince basitleştirerek anlatmaya çalışayım : katarsis genelde yanlış kullanılıyor. bir tür rahatlama, boşalma gibi. yani vatandaş olayları uzmana anlatıyor, bu arada ağlıyor ve boşaltıyor içini gibi. aslında direkt meali "aktarım"dır katarsisin. rahatlama ya da boşalma denen şey ise şu olmalıdır. adamla ya da durumla derdiniz var. rahatsız olduğun etkiyle karşılaştığında tepkiyi verirsin ve o duruma özgü davranımı gerçekleştirerek kendini var edersin. ama katarsis de tepkiyi vermemiş oluyor yani kendini varetmemiş ve bir uzmanın aracılığıyla uygun tepkiyi uygunsuz (yani tepkinin muhattabına) kişiye veriyor. buradaki senkronize bozukluğu yedeklemedir.
  • en kısa açıklaması:ruhsal sarsıntı ile arınma
  • yunanca katharsis (temizlenme) kelimesinden turemistir. ruhsal temizlenme, korku, aci ve gerginlik yaratan duygulardan arinma anlamindadir.
  • en cok biseylerden nefret ettiginizde ve en berbat* duygulari yasadiginizi hissettiginizde ve aglayamadiginizda (bkz: aglayamamak) ve bagiramadiginizda, ortaligi yikacak bir yeriniz olmadiginda vucudunuza eziyet etmekten artik ona acimaya basladiginizda ve en kotusu butun bunlarin yaninda hayatin sadece bir parcasini da olsa karsiliksiz sevdiginizde olmasini en cok isteyebileceginiz durum.
  • "katharsis" diye yazılır
  • az önce burcu esmersoy ile ilgili bölümü izledim. bu mesleği seçme sebeplerinden biri olarak sevgi, takdir edilme ihtiyacı olduğundan bahsediyordu. çocukluğunda alamadığı sevgi ve takdir edilme ihtiyacının kırk üç yaşındaki bir kadının hayatını, mesleğini, eş seçimini de nasıl etkilediğinden bahsediyordu.
    benim için en çarpıcı cümlesi şu oldu:
    “bir baba aslında nasıl olması gerekiyor çok bilmiyorum.”
    beş yaşına kadar şiddet uygulayan ve beş yaşında da aileyi terkeden bir baba...
    baba sevgisini sonuna kadar hisseden biri olarak, içim nasıl acıdı tarif edemiyorum.
    sevmeyeceğiniz, ilgi göstermeyeceğiniz çocuğu neden yaparsınız?
  • bastırılmış anılara eşlik eden derin duyguların serbest bırakılması eylemi.
    eğer belirgin olay, örneğin ebeveynlerden birinin ölümü olduğu sırada çok ezici olduğu için tam anlamıyla yaşanmamışsa, zorluk ve enerji olduğu nerde kalır, ta ki katarsis anında serbest bırakılana denk.
hesabın var mı? giriş yap