şükela:  tümü | bugün
  • 36 yaşında dul kalınca rahat bir nefes alıp yazmaya başlamış. sıkı öyküleriyle okurunu derinden sarsan bir yazardır.
  • (bkz: the awakening)
  • insana cok sey katabilecek öykülerin sahibi yazar..
  • 1850 yilinda gun batimlarinin alevli yoresi st. louis'de dogan, 5 yasinda iken bir tren kazasinda babasini kaybeden ama aldigi olum haberlerinin daha da hizla yayilmasi sebebiyatindan cokca olum hikayelerini kaleme almis, muhtelif elestirileri ile yazarliga soyunmus, ilerleyen yillarda debutante olarak kendini insan icine sokmus ve bu sure zarfi icerisinde sigara icmeyi de ogrenmis, epey leziz romana imzasini atmis, 1902'de son hikayesi polly'i cikardiktan iki yil sonra, 1904 agustos'unda, beyin kanamasi gecirerek belki de biraktigi eserlerin huzuru ile gozlerini dunyaya kapamis yazar..
  • m. night shyamalan'ın filmlerindeki hikayeyi sonlandırma şeklini, izleyici/okur filmin/kitabın sonunda hiç beklemediği bir sonla karşılaşabildiği için,kate chopin'inkine benzetirim. shyamalan'ınkiler her ne kadar bilimkurgu kıvamında olsada, chopin'inkiler gerçekçi ve vurucudur.
  • amerikalı,feminist yazar.the ripe figs adlı kısa hikayesinde kız çocuğunun ergenlik dönemine girişini incirin olgunlaşmasına benzeterek ,erkeğinkini ise şeker kamışının olgunlaşmasına benzeterek ele alır.incir dişi cinsel organının,şeker kamışı ise erkek cinsel organının simgesidirş.hikayeden sonra hocanın bu yorumunu dinlerken aklıma ilk gelen şey ise bir penguen karikatüründeki şu dialogdur.
    amcalar-şşş kamışa su yürüdü mü len?
    çocuk-ohoo!buğdaylarım bile terledi.senin kavunlar yola geldi mi?pırasalar naaptı? marulda akıntı var mı?
    ikinci amca-gel abi gidelim
    böyle bağlantıları yapan tek toplum biz değilmişiz şükürler olsun kate chopin 100 sene önceden yapmış.
  • a pair of silk stockings hikayesinde çocuklarına karşı duyduğu sorumluluk duygusuyla bir an için de olsa kendini mutlu etme ikilemi arasında kalan bir kadının öyküsünü pek güzel anlatmış yazar.
  • feministliğiyle bilindiği kadar ırkçılık karşıtı tutumu ile de anılması gereken yazardır. amerika'daki kölelik sistemini yazdığı kısa öykülerle eleştirmiştir (bkz: desiree's baby).
  • amerikan hatta dünya edebiyatının en cesur ve iddialı feminist edebiyatçılarındandır. 1889 yılında başlayan kariyeri boyunca eserlerinin kahramanı kendisinin de yaşadığı louisianalı kadınlar, işlediği temalar ise bu protagonistlerin yaşadığı aşk, cinsellik, özgürlük, evlilik, ihanet gibi toplumda tabu olarak görülen olgulardır. aldığı tepkiler 1899 yılında basılan ve kariyerine son vermesine sebep olan the awakening (uyanış) adlı ikinci romanıyla ayyuka çıkmış ve bu kayıp eser ancak 1950lerde tekrar gün yüzüne çıkarılmış ve okuyucuya sunulmuştur.
    kate chopin sadece eserlerinde cinsellik, ihanet ve erkek egemen toplum ve evliliğin kadın üzerine getirdiği baskıyı cesurca ele alması değil kendi hayatında da sokaklarda tek başına sigara içerek dolaşması, bulunduğu ortamlarda karşı cinsle toplumsal ve sosyal konularda hiç çekinmeden tartışma cesaretini göstermesi sebebiyle de dönemin oldukça dindar ve muhafazakar amerikan halkı ve maalesef de en çok hemcinsleri tarafından dışlanmıştır.
    benim favorim the story of an hour adlı kısacık ve bol mesajlı kısa hikayesidir. o son cümlede öyle bir vurur ki okuyucuyu, işte o an önce bir kaç kez daha okursunuz o kısmı, sonra bir süre düşünür ve hikayeyi tekrar tekrar okursunuz acaba bu defa daha önce kaçırdığım ne bulacağım diye.

    --- spoiler ---

    when the doctors came they said she had died of heart disease--of the joy that kills.

    --- spoiler ---