şükela:  tümü | bugün
  • yeterince güce sahip olamayan insan veya toplumun hatta toplumların istemedikleri durumlarda kalıp, mecburiyet gereği olayı yaşamalarıdır..
  • apartman kati satin almak
  • mecburiyet denen hadisenin sabir zorlayici bir getirisidir. bazi kisilere, bazen de bazi olaylara ve bunlarin varligina dayanabilmek, kaldirabilmek anlamina gelir. ses cikarmak birseyler yapmak buna bir son vermek istersiniz ama maalesef engeller vardir gerceklesmez gerceklesemez bu istekleriniz. bazen bu hayat bile olabilir, bazen de sadece sevgiliden ayri gecen her saniyedir.
  • hayatta katlanılamayacak tek şey hayatta her şeyin katlanılabilir olması demişti biri bir zamanlar.
    bunun artısı ben bunu anlayacak kadar çok yaşayacağımı düşünmüyorum
    bunun eksisi onun da katlanılabilir olması.
    (bkz: vice versa)
  • kat kat olmak,

    nam-ı diğer, görüntüye müdahale etmeden onu kaydetmek.
  • william faulkner'le katlanalım mendil misali:

    "insan, katlanabileceğinden ya da katlanması gerekenden
    çok daha fazlasını yapıyor ve çok daha fazlasına yol açıyor.
    her şeye katlanabileceğini işte böyle keşfediyor."
  • bir kağıt için buruşmaya yeğdir kimi zaman. amma kimi zaman...
  • katlamak fiili edilgen olunca katlanıyor kağıt, en fazla yedi kez. insan edilgen olunca katlanıyor herşeye, sonsuz kere.. eşsesli yahut sesteş..[çünkü bu iki kelime eş anlamlı yahut anlamdaş]
  • melih cevdet anday'a göre evliliktir. ve bu zeka dolu düşüncesini şöyle ifade etmiştir:

    melih cevdet'e sormuşlar "evlilik nedir" diye.

    eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının aileleri biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır,
    beraberce yeni ev düzülürdü. tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi.
    o yüzden buna "evlenmek" denirdi.

    şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar,
    bu yüzden artık evlilik "katlanmaktır" demiş.

    edit: bu espriyi müzmin çaylak eremite yollamıştır.
  • atlayamadığı eşiğin gözleri önünde katlanarak yükselmesinin ardından mevcut durumunu sürdürme kararı alan insanın davranışı. atlayamama cesaretsizliğinin altında ezilerek tahammül kisvesi altında gerçekleştirilen rasyonalizasyon.