şükela:  tümü | bugün
  • imam hatip lisesine girip, mühendis olmayı isteyecek kadar gözü dönmüş bireylerin yakındıkları adaletsizlik..

    evet arkadaşım bi kafanı kaldır o takkenin altında da her gün girdiğin o okulun kapısının tabelasına bi bakıver..

    imam hatip lisesi..

    din adamı yetiştirecek yani orası..

    ha sen din adamı kisvesinde doktor, mühendis olmak istiyorsan o ayrı bir dava..
  • dostum.
    dünya çok güzel bir yer değil. ne yazık ki değil.
    dünyanın aşağı yukarı her yerinde bu tip bir düzenleme vardır. zira toplumların yürüyebilmesi, belli ihtiyaçlarının giderilebilmesi için, belli meslek gruplarının varlığı şarttır.

    yani demek istediğim şudur ki, herkes doktor/mühendis olacak diye bir kaidenin olabilmesi, düşünülebilmesi mümkün değildir. iktisadi sınıflar da bundan ileri gelmektedir. ne yazık ki herkesin üst düzey gelir elde edebilmesi, herkesin sevdiği istediği işi yapması, bu dünya dahilinde mümkün değildir. aksi takdirde sistem çöker, toplum, ve dolayısıyla teknoloji ve medeniyet, ve de haliyle ve en önemlisi birey, bir adım ileri atamaz.

    örneğin bugün sen temiz temiz oturabiliyorsan, bunun varlığı temizlik malzemeleri ve deterjan vb. ürünler üreten fabrikayı açan bir girişimci, bu fabrikada çalışan işçiler, bu fabrikaya kaynak sağlayan bir diğer hammadde işleyicisi, tarım veya bir başka yöntemle hammaddeyi saf halde elde eden çiftçi vs., fabrikanın atıklarını temizleyen ve toplayan çöpçü, fabrikanın iktisadi işleyişini denetleyen ekonomist, fabrikayı yürüten müdür, fabrikada üretimin yapılmasını sağlayan mühendis, malları toplu tüketime sunan market sahibi, üretilenleri fabrikadan marketlere taşıyan nakliyatçılar, bu markette çalışanlar bütün bu prosedürlerin gereklere uygun halledilmesinde görev alan aracılar, avukatlar ve bu örgü/ağ içinde uzatılabilecek milyon ayrı koldan ve meslek grubundan birey sayesinde bu gerçekleştirilebiliyor.

    dünyanın pek çok ülkesinde farklı formatlar dahilinde olan bir düzenlemedir. ben en iyi bildiğimden, almanya'dan girmek istiyorum. realschule, hauptschule, oberschule, gymnasium gibi ayrımlar sözkonusu. ve sadece gymnasium'daki piramidin en tepesindeki ufak grubu oluşturan bir tabaka gerçek anlamda bir üniversiteye girebiliyor. geri kalanı yüksekokullara dağılmak zorunda, hatta kimisi için o bile geçerli değil.

    biz de isteriz, herkes de ister, herkes hayalindeki mesleği yapabilsin, seçimler en baştan yaş, tecrübe vb. faktörlere takılmadan doğru olsun.ben de tarih okumak isterdim mesela, katsayı mantığı gereği düşünmem dahi mümkün olmadı. ancak şartlar ve halin icabı, bunun böyle olmasına izin vermez. eğer böyle olacaksa, adım adım geriye gitmemiz gereklidir, ve bu mantıkla, tarihi çerçevede, şu an konuşmakta olduğumuz meslek dallarının oluşmuş olmasından dahi söz edilemez.
  • bilinenin aksine ya da bilindiği halde acındırılanın aksine bir kere girmiş olanların bal gibi seçme şansı vardır.
    imam yahut tekniker olmak istemiyorsan geçersin düz liseye, herkes gibi düzgün müfredat görürsün.
    maalesef ki düz lise birçoğunun üniversiteleri cihat merkezi olarak gördüğü gerçeğini değiştiremeyecek, ona üzülüyorum ben.
  • evet ortada bir adaletsizlik mevcuttur. şunu söyleyen adam da haklı;
    "bak kapısında ne yazıyor? imam hatip. mühendis olmayacaksın, imam olacaksın, katsayıyı napcan?"

    ama şunu söyleyen adam da haklı
    "beni imam hatibe soktuklarında yaşım küçüktü, reşit bile değildim. karar verme yetimin, imza yetkimin olmadığı bir dönemde ailemin vermiş olduğu kararın hayatımda geri dönülemez bir iz bırakması haksızlık"

    buna karşılık şunu diyen adam da haklı "iyi de kardeşim sen mühendis olabilecek şekilde yetiştirilmedin. sen kuran ezberleyip durdun. analitik düşünme gelişmedi fen fizik biyoloji derslerin haftada kaç saatti? sen yaratıcı ol deyince haşaa yaratmak allaha mahsus deyip duruyorsun, senden nasıl mimar olacak? sen hanımsan tutturuyorsun ben bu adamın yumurtalıklarını avuçlamam diye, e neresi ağrıyor nasıl anlayacan senden nasıl doktor olacak? nereye atayacaz seni?"

    ee? hepsi haklı. demek ki katsayı eklemeyle kaldırmayla çözülmüyor iş. bak buldum. imam hatipler olduğu gibi kaldırılsın. adam akıllı bir bölümden mezun olmuş, diploması elinde, hayatın işleyişini kavrayacak kadar kültür dersleri fen fizik görmüş insanlar, eğer isterse ikinci diploma olarak ilahiyat diploması alsın. zaten bu iş gönül işi değil mi? adam "ben mühendis olsam da, karar verdim imamlık yapıcam" derse kimse karışmasın. gitsin müezzin olsun imam olsun, dua okusun ne yaparsa yapsın. böylece bu sorunu çözelim. şimdi buldum. iyi ki mi yapmışım?
  • sadece meslek liselileri değil alan dışı tercih yapmak isteyen öğrencileri de etkileyen bişey. ne gerek varsa sanki. sen sayısalcısın hayatın boyunca lise 1de verdiğin kararın ceremesini çekeceksin, mühendis olduğun için sonradan ne kadar kasarsan kas, ilgi duyduğun sosyal bilimler alanınlarından birinde lisans eğitimi görmen imkansız. çünkü eşşeğin zikinden dolayı. saçmalık demekten zerre utanmıyorum. kural olsun diye olmuş kurallardan sadece birisi. hey yarabbim. bi de şey deniyor, neymiş bu kaldırılısa, dilci ve sözelci öğrenciler mağdur olur. bunu bu şekilde savunuyorsanız, bi yerde tembelliğinize destek arıyorsunuz demektir. valla ben hiç çekinmeden burada bırakınız yapsınlar, bırakınız etsinler demek istiyorum. ne demişler, çalışan kazanır, elması kızarır. sanki alan dışı tercih yaparsa öğrenciler, ülke bölünür, salgın hastalıklar filan başlar ya da kıyamet kopar, oh tanrım, inanamıyorum...
  • kimin neden adaletsizlik yaşadığı anlaşılamayan sözde adaletsizlik. tercih edilen lisenin alanının dışında bir yere girmeye çalışırken karşılaşılır. örneğin meslek lisesindeki öğrenciler ara eleman, imam hatip lisesindekiler de adı üzerinde imam olmalıdır. katsayılar da zaten buna göre düzenlenmiştir. bir imam hatipli mühendis olmak istediğinde fen ve anadolu liselerinin alanına girmeye çalışır. o zaman da adama sorarlar madem başından neden fen ve anadolu liselerine gitmedin ya da lise giriş puanın yeterli değilse neden düz liseden girip bu alanlara tercih yapmadın diye. cevap genelde şu şekildedir "ben katsayı farklarını bilmiyordum". bir insan bütün hayatına tümden etki edecek eğitimine ancak bu kadar ilgisiz ve bilgisiz kalabilir. yıl 1999 olsa bunu anlayışla karşılamak gerekirdi ancak 10 senedir düzenleme böyleydi.sistem kusursuz olmayabilir fakat yıllar boyunca öğrencilik yapıp 10 yıldır var olan birşeyi öğrenememiş olmak, bilmiyordum bahanesine sığınmak garip. kafalar o kadar kalınmış ki 10 yılda öğrenilememesi üzerine ve büyük oranda da bazı sözde siyasi hedefler gereği katsayı farklarının kalkacağı söylenmekte.
  • komple lağvedilse uzunca bi süre hiçbir şey farketmeyeceğimizi düşündüğüm eğitim sistemimiz içerisinde görece amacını yerine getiren sadece iki kurum var; biri dershaneler*, diğeri ise meslek liseleri*. gelir adaletsizliği gibi katsayı adaletsizliği de farklı noktalarda farklı hisler uyandıracaktır ki normaldir. normal olmayan ise meseleyi buradan kavramak ve yarışa* kendini fazla kaptırmaktır.

    meslek lisesi meselesi sömürü meselesinden bağımsız kavrandığı anda ya memleket meselesine* dönüşür ya da laiklik.

    not : açık ismi 'din eğitimi veren genel liseler' olan imam hatip liselerinin nasıl meslek lisesi olduğu ise muğlaklığından değil yanlışlığından ötürü anlaşılmamakta.
  • bu adaletsizliğin en büyük muzdaribi yasanın çıktığı yıl halihazırda meslek lisesinde okumakta olan öğrencilerdir. hakkındaki tartışmalar fethullahçı gladyo korkusu, türkiye iran olur mu kaygısı minvalinde gerçekleşirken arada adaletsizlik denen şeyi en somut haliyle yaşayan zümre benimle kader ortaklığı yapanlar olmuştur. her aklıma geldiğinde en galiz küfürlerimi sıralamaktayım.
  • cem somel tarafından temelinin sınıfsal olduğu söylenen adaletsizliktir.

    http://www.fikirzamani.com/…&t=katsayinin_sakladigi

    daha da ötesinde, konu üzerindeki tartışmalar asıl adaletsizliği örtmektedir. diyelim ki katsayı kalktı. asgari ücrete talim ettirilen büyük bir kesim (ki onları buna mahküm eden yapı akp'nin hararetle savunduğu neoliberal düzendir) çocuklarını dersaneye gönderebilecek mi? hade gönderemedi ve fakat çocuk pek zeki çıktı, başka bir şehirde kazandı üniversiteyi, onu orada okutabilecek mi?

    öte yandan katsayı adaletsizliğinin konusu olan meslek liselerinde okuyan çocukların aileleri de çoğunlukla emekçilerdir. yani iki katmanlı bir adaletsizlik.
  • hem hukuk hem sivil inisiyatif yoluyla bu ana kadar çoktan ağzının payını alması gereken adaletsizlikti. kendi kararlarıyla çelişen bir mahkeme, katsayı adaletsizliğine bayraktarlık yapan baro ve böyle hayati bir meseleyi kayıtsız şartsız çözüme kavuşturmak için bütün engellemelerin önünü kesecek bir düzenleme yapmaktan aciz bir bakanlık...

    ve 3-5 tekel işçisi kadar haysiyeti önemi geleceği olmayan yüzbinler, milyonlar, gençler!