şükela:  tümü | bugün
2113 entry daha
  • benimdir bu. cunku vucudum ve yuzum darbelere karsi cok hassas. cok kavga ettim fakat en ufak darbede gozlerde morluk, yuzde ve vucudda kizarmalar oluyor. darbe almadan sadece vursam da sonrasinda uzuluyorum. bu sebeple kavga asamasina geldigim an uzuyorum ortamdan. ayrica kavga etmek zorunda kalmak iatemiyorum.
    fakat trafikte olan tartismalarda soyle bi cami acip anlamsizca bagirmak enerji bosalmasi yasatiyor ve nedense iyi geliyor. ytd.
  • hayattan hiçbir beklentisi kalmamış insanlardan korkun ve sakın onlarla kavga etmeyin.
  • ergenlikten sonra pek sorun olmayan durumdur. yetişkin hayatında fiilen kavga etmenizi gerektirecek bir durumla çok çok az karşılaşırsınız. ben mesela son 26 yılımda sadece 2 kere kavga etmemi gerektirebilecek durum ile karşılaştım. onları da kavga etmeden sükunet ile atlatmayı başardım. 2020 yılındayız arkadaşlar. kombat becerileri hayati beceriler olmaktan çıktı artık.
  • amk korkmadık da ne oldu. boktan bi olay için mahkemelerde sürün, yakın çevre her gun görebilecegin bir düşman edin. her iş çıkışı sağa sola bakın, bicak sırtında hisset. olay ciddiyse silah, bıçak taşımak zorunda hisset. dövsen ayrı dayak yesen ayrı.

    geçen ay kız arkadaşının yanında dövüşmek durumunda kaldım. eleman benden min 20 kg agirdi, bayağı sıklet farkımız vardı yani. dövüşmeyi de biliyordu, birden fazla hamlemi boşa çıkardı. hayatımda dövüşüp de dövdüm diyemeyeceğim ilk kişi oldu sanırım. kafa kafaya dövüştük.

    ne oldu? sağ bileğim, hem sol hem sağ ellerimin yumrukla vurduğum kısımları ağrıyor. sağ diz arkasında da ani zorlama eseri sanırım yine bi ağrı mevcut. tahminim bu da boğuşma faslında oldu. ne gerek vardı?

    bunlar fizyolojik olanlardi. bir de psikolojik olanlar var. el bebek gül bebek büyüyen kolejlerde okuyan kız arkadaşın yaşadığı ağır travma, günlerce bozuk atması...

    mahalleliye karşı yaşanan rezillik.

    ilk atarlananin karşı taraf olmasına rağmen fevri davrandigim için yaramaz çocuk ilan edilen ben. hep böyledir. görünür de daha çok zarar gören haklı daha temiz, zarar görmemiş gibi gözüken haksız ilan edilir. akabinde de olaylar büyümesin diye özür dilemek durumunda kaldım.

    dayak yemedigim senaryoda bile sağlık kaybı. benzerlerini de gördüm. kafatasina atılan yumruklar eli çok rahat kırabiliyor. adama vurdun düştü, 1 hafta baş ağrısı ceksın. sen kırık elden ameliyatlar ol, hastanelerde sürün.

    şimdi diyorum ki keşke dövüşmeseydim adama eyvallah sen haklısın diyerek uzasaydım, kızcağıza bu travmayı yaşatmasaydım, ağrı sızı da çekmeseydim.

    bakin bunlar bir de temiz dövüşler, en iyi senaryolar. silâh, bıçak vs isin içine girebilir. boku bokuna canınızdan da olabilirsiniz.

    bir sonraki gün gece geç saatte yasak da varken tek yön yolda karşıdan gelen piçlere yol verdim. iki gün önce olsa haklıyım ulan der yol vermezdim gerekirse kavga ederdim. yol verdim geçti gitti piçler. taşlarım mı döküldü? yoo.

    kavga, tehlike kaçınılmaz olmadığı sürece, hele de yanınızda sevdiğiniz insanlar varsa uzak durun abi.
  • ben korkarım kavga etmekten. 30 yaşıma geldim hep de böyleydim. eğer sözlü bi şekilde çözebileceksem elimden geleni yaparım. düzgün bi dille problemin çözülmesi için uğraşırım. haksızsam özür de dilerim. fakat haklı veya haksız karşımdaki kişi şiddete meyil ediyorsa gözüm kararıyor benim. zaten asla ilk ben vurmam kavgada hatta temastan da kaçınırım. ama bana veya sevdiğim birine fiziksel herhangi bi temasta adeta berserk moduna geçiyorum. o saatten sonra da gerçekten çok zor duruluyorum. ayıran falan yoksa bayıltasıya kadar gidiyor. ömrü hayatımda 3-4 kere yaşadım bunu. allah bi daha yaşatmasın.
  • benim de dahil olduğum erkek grubu.

    ancak hiç kavga etmem değil. sabrım çok güçlüdür. son ana dek dayanırım. kız arkadaşıma laf atsınlar, küfür etsinler bir şey demem yoluma bakarım, gerekirse kaçarım. uzaklaşabileceğim yerde kavgaya girmem. aynı insan tarafından 3-5 kere zorbalığa maruz kalırsam ya da köşeye sıkışmışsam o zaman elimden geleni ardıma koymam. öyle bir öfke patlaması ile kavga etmem ama, imkanım varsa tuzak kurarım, bıçağımı silahımı alıp rambo gibi giderim, öldürmeyi ve ölmeyi göze alarak

    zira bu ülkede yumruk yumruğa adam gibi kavga etmenin modası geçeli 5-10 sene oldu. eskiden kafa göz patlatılırdı, hadi en kötü kol bacak kırılırdı ama silah, bıçak, adam toplama, aileye sataşma bu kadar yaygın değildi.

    artık bizim de sert oynamamız gerekiyor. pisliklere karşı ölümüne mücadele etmeliyiz mecbur kaldığımız takdirde.

    ama sabır taşı gibi de olmalıyız aynı zamanda. kaynama noktasına erken gelmemek için kendimizi frenlemeliyiz.
  • kavga orada bitecekse edilir dövülür dayakta yenilir. rusya'da bu olay çok güzel işliyor adam dövüyor diğerini öyle oldürürcesine de değil müsabaka tarzı. sonra da hiçbir şey olmamış gibi herkes dağılıyor. ama türkiye'de işler böyle işlemiyor. suçlu olup dava açan mı dersin. yoksa hırs yapıp sonrasında canına kasteden mi dersin herşey var bu ülkede. o yüzden onurunu kırılacağı bir durum yoksa kavga etmemek en mantıklısı.
  • kavgadan, şiddetten, nefretten fayda gelmediğini bilen insandır. kanı kan ile yıkayamazsın kardaş. kavgacı bir toplumuz zaten. dövüşmek ayrı, kavga ayrıdır; ikisini ayıran ince bir çizgi vardır. cesur insan sonuna kadar kavgadan uzak durur ama yeri geldimi de dövüşmekten de geri durmaz.
  • benim bu,

    aslinda korkmak degil benimki, daha cok kavgadan kacinmak.

    cocuklugumda simarikliginda etkisi ile cok kavga ederdim, 14 yasinda iken benim yaslarda olan 4 belcikali cocugun oldugu gruba posta koymustum , aslinda ben onlarin kavga etmeye cesaret edemeyeceklerini saniyordum, iste biraz agiz dalasi yapariz sonra biraz bir birimizi itekleriz falan diye dusunuyordum.

    ilk once benden iri olan ve daha guclu goruneni gozume kestirdim.
    olay , sizin deyiminizle bir kere o eli indir ,akıllı ol ,aklını alırım seviyesindeyken daha celimsiz olan ani bir hareketle yumrugu indirdi sonra o iri olan haric digerleri de giristi , dinlene dinlene dovduler *

    o gunden sonra safi cesaretin pek de bir halta yaramadigini ogrendim . once mma
    calismaya basladim, daha sonra icerisinde krav maga agirlikli olmak uzere farkli disiplinler barindiran bir calisma programini takip ettim.
    son zamanlarda biraz gevsetsem de on yildir bu calisma devam ediyor

    o yil bu uc lavugu tek tek yakalayip cocukca intikamimi aldim, *o iri olan cocuk en iyi arkadasim ama bu durumun farkli bir hikayesi var baska bir entryde yazarim belki .
    yaklasik on yildir ring veya sporsalonu disinda hic kimseye yumruk atmadim , kimse ile kavgaya girmedim bunun tek istisnasi nerede oldu dersiniz?

    bingo, gecen yil kiz arkadasimla tatil icin türkiye'ye geldigimizde.

    kiz arkadasin yaninda iken neden kavga ettin diyebilirsiniz, ilk once sunu soylemeliyim ki kiz arkadasim da 5 yildir ayni egitimi aliyor yani o da mma ve krav maga yapiyor dolayisi ile panik yapacak biri degil, ikincisi olay cok ani gelisti, lavuklar laf atti duymazliktan geldim ayni seyi tekrarladilar, dondum ve hic bir sey soylemeden hareketi tamamladim.

    sonucta mumkun oldugunca kavga etmeyin, iyi cocuklar olun belki sirinleri de gorursunuz.
  • kavgada ve savaşta kazanan taraf yoktur. daha az zarar gören taraf vardır. hiçbir darbe almasaniz bile vurduğunuz için eliniz acır. hatta parmaklarınız kırılabilir. sakatlıklar yaşanabilir. bu sakatlıklar kalıcı olabilir. ışsiz güçsüz birakabilir. canınızdan olabilirsiniz. dolaylı olarak aileniz bundan zarar görebilir.

    kavga heveslisi arkadaşlara tavsiyem biraz belgesel izlesinler. yeri geldiğinde en yırtıcı hayvanlar bile kavgadan kaçar. çünkü olası bir yaralanma avcılık yeteneklerinden yoksun bırakıp, açlıktan öldürebilir.
101 entry daha