şükela:  tümü | bugün
  • murat yilmazyildirimin buyu albumunden.

    anlatamadığım bir şeyler var
    hep başka baharlara bıraktığım
    uçurumları tam aşarken
    kırılıyor kanatlarım
    gurbet yelkovanlarıdır
    gidip gelen çocuk kalbimde
    kabuslar görürüm ben
    düşlem yokluğuna girdiğinde

    vurulmuşumdur yine en derinlerimden
    düşmüşümdür kovalanan gecelerimden

    kehanetler sarıyor uyuklayan gölgelerimi
    gözlerime inen yağmur kuşları kaçışlarım oluyor

    götürmeyin beni melekler
    aşkın ejderha kuyusuna
    ahıtlar yakılır ardımdan
    aşklar güzelim ağlayınca
    ölümler alırım çiçeklerin elinden
    gökler adına topraklara dağıtırım
    güzelleşecek diye dünya...
    diye dünya

    vurulmuşumdur yine en derinlerimden
    düşmüşümdür kovalanan gecelerimden

    ah ince belli hayat
    günahlarımı bağışla
    açtığım tek bir renk vardır
    onun da adı
    lahoya ...
  • ''gölge sarmışken tüm vücudunu, gözlerin ışıldıyor,
    loş ışıktan bana vuran.
    sevdiğin parçaları sıralamışsın bir bir.
    her biri senden daha üzgün, seni üzgün kılan..
    kelepçelerini çözseler de kalırsın gece.
    seni içirten, sarhoş ol diyen, dumanı burnundan çıkartan ve gözlerini yaşartan,
    yalnız, yalnız ruhun ızdırabı bu gece.

    tüm gündüzün unutulmuş,
    şimdi sen varsın ve karmaşan.
    karmaşana kapılan,
    yüzüne kapanan kapılardan sana bakan,
    yalnız gene en derinde kalan,
    karanlıktan doğan en dip noktan.

    ''sıkıldığın, hayatın değill; sıkıldığın, gürültünün sessizliğini sikmesi ''

    kendi kendine ağlayamadığın, gülemediğin her saniyen,
    senin sıkılmış bünyen.
    seslerin sessizliğini öldürmesi.
    kalabalığın tecavüzüne uğramış yalnızlığın,
    her defasında daha gürültülüsünü istiyor şarkının.
    tüm tecavüzcü sesleri bastırana kadar,
    tüm haykırışını, tüm ağlayışını
    duyuramayana kadar...

    bilir misin en karanlıktayken sen,
    yalnızım diyemezsin.
    karanlığın göstermediği birileri vardır köşelerde kalmış.
    senden daha önce gelmiş, çekilmiş,
    tüm ışıklarda rutubeti doluyan, tüm tiksintilerde yaşayan, örümceklerin evi, kirin balo salonu..
    karanlıkta yalnız, senin karanlığında sessiz bir yabancı..
    sen bilmesen de, bilmeni beklemeden yanında oturan en şeffaf gölge.

    bu bir an süren sessiz zindanda,
    o andan daha kısa,
    sana sarılan en sessiz fısıltı..
    duyamadan..

    ''beklediğinde asla gelmeyecek, son nefesinin dumanında yitecek..'' '' *
  • hiç e harfi kullanılmadan yazılmış la disparition'un yine hiç e harfi kullanılmadan yapılmış tercümesi.
  • daha okumadığım, yazarın yaptığı kısıtlamalar dolayısıyla şahsını başka birçok harf, hatta sözcük kullanmaya zorlayan bir üslupla yazdığı, bunun sonucu olarak okuyucuya farklı bir bakış açısı sunduğuna, muazzam olduğuna inandığım kitap/lisanımıza aktarımı.

    (bkz: enis batur)
  • fransız yazar georges perec 'in, içinde tek bir '' e '' harfi olmadan cemal yardımcı tarafından çevirisi yapılıp, ayrıntı yayınlarından çıkan kitabı.
    yazarın kaybolmasına göz yumduğu '' e '' harfinin, fransız işbirlikçiler tarafından nazilere verilen ve toplama kampında ölen annesini simgelediği söyleniyor. iddialara göre, perec açıklayana kadar, hiç bir eleştirmen kitabın e' siz yazıldığını fark etmemiş.
  • (bkz: the vanishing)
  • enis batur, bu kitabın arka kapak yazısında hiç e harfi kullanmamış..

    ve muhtevaya uygun arka kapak dalında ödüle layık görülmüştür..

    (tarafımızdan)
  • celal üster'in bugün radikal kitap ekinde yazdığına göre türkçe çevirisine orijinalinde olmayan bir beşinci bölüm eklenmiş kitap. hatta sadece beşinci bölüm de değil, tam dört bölüm eklemiş cemal yardımcı (kitabın çevirmeni) kitaba. 17. bölümde de fuzuli'den, baki'den, yahya kemal'den vs. bahsediyormuş. yani bir nevi "yarı yazarlık" yapmış cemal yardımcı, kitabı kendi yapıtına çevirmiş.
    duyduğuma göre çevirmenler kendi aralarında örgütleniyorlarmış. evet, örgütlensinler ve bu işin "nasıl yapılmalı?"sına dair de bir takım ilkeler belirlesinler diyorum.
  • içinde bir adet 'e' harfinin bulunduğuna dair çıkan şehir efsanesinin doğru olduğu ortaya çıkmıştır.

    fransızca baskısında bir teknik hata nedeniyle içine bir değil, birden fazla 'e' harfinin sızdığını, türkçe ilk baskıda da bu tür bir 'hatamsı'nın olduğunu kitabın çevirmeni cemal yardımcı itiraf etmiştir (yenişafak kitap eki sayı 3). 'e' avcılarına duyrulur.
  • 20 ytl olan roman. çalmak lazım.