şükela:  tümü | bugün
  • nedense bir nevi seinfeld tandansı olan diziydi. oyle bir samimi hava vardı dizide.
  • kultigin ve cetesi bir bölümde "mahalleden geçiş vizesi" koymuslar ve gecen yabancılardan para alıyorlardı. "resmen harac kesmek bu" diye itiraz edenlere ise makbuz veriyorlardı.

    boyle bir mafyaydı işte bunlar.
  • aynı kadro ile tekrar çekilse de izlesek dedirten türden, zamanında değeri cok da iyi anlaşılamayan bir dizi. ilk çekildiği yıllarda taksim metrosu henüz yeni yapılıyordu, memnun'un taksimde metro inşaatı işçisine uygun gecekondu yeri sorduğunu hatırlıyorum. fakat diziye renk katan karakterler şüphesiz kültigin, çetesi ve eleman sahneleri idi.

    kültigin eleman'ın karşıdan geldiğini görür. "evlat bugün seni dövmek için bahanemiz yok doğaçlama takılacağız" diyerek bir çember oluşturur ve ortalarına alırlar. elemanı önce kültigin alır, tokatlar ve kürşata yollar, kürşat tokatlayıp alpere yollar, alper tokatlar fakat eleman boşluğa düşer.

    kültigin: olm niye boşluğa attın elemanı?
    alper: abi gördün, orası boş kaldı oraya birisi lazım
    (o sırada yoldan geçmekte olan birisi gelir)
    kültigin: abi senden rica etsek durur musun surada?
    yoldan geçen adam eleman'ı yerden kaldırır ve tokatlayarak kültigine yollar. eleman tekrar dönmeye başlar.
  • artık yaşamak istemeyen yılmaz usta'nın "traş et beni ismaaill"* diye haykırdığı dizi. dizinin star'daki ve kanal 6'daki bölümleri çok başarılı olup, kanal d'deki bölümleri ise son derece kötüdür. daha sonra star'da yeniden başlamıştı ama o eski tad yakalanamadı, ne varsa eskilerde var. halen dvd/vcd'sinin çıkmamış olması can yakar, emule'de de hiç bir bölümünün bulunamaması ağlatır.
  • 9 şubat 2006 itibariyle dizi tv'de tekrar verilmeye başlanmış efsane dizi. onun gibi komik, onun gibi eğlencelisi halen gelmedi ve gelmeyecek gibi. kaygisizlar dvd box set çıksa ilk günden piyasada tükeneceği garanti. yaran diyaloglar'ından bir iki tane yazayim de tam olsun.

    bir bolumde müşteri berbere gelir ve ismail'e
    - ismail dur traş etme, vasiyetname yazacam önce.

    bir bölümde kültigin ile hostes en romantik anlarına yürüyerek konuşurken kültigin anlatmaya başlar
    -şu köşede bi adamı bıçaklamıştım bak şu duvarın dibinde birinin bacağını kırmıştım zavallıyı kimse kaldırmamış hala kıvranıyor (o sırada adam halen yerde yatiyordur)

    yine bir bölümünde memnun polisler tarafından sapık olduğu iddiasiyla yakalanir.
    komiser: gel buraya pis sapık! kaçamazsın, bütün yollar tutuldu!
    polis: komserim doğru mu tüm yolların tutulduğu?
    komiser: manyak mısın lan? kim uğraşır yol tutmayla şimdi.
  • kepçeyi evlat edinme bahanesiyle dilenci çetesine katmayı çalışan adamı (bkz: engin inal) dı bu adam, yılmaz usta yakalayıp pataklarken polisler olay mahalline gelir ;
    polis 1 : sağol yılmaz usta sayende tam 3 yıldır aradığımız bu adamı yakaladık
    polis 2 : aa amirim bu adam bizim karakolun yanındaki apartmanda oturan adam değilmi ?
    polis 1 : tamam kes neyse ne !!!
  • eleman, burcunun doğum gününe davetlidir. fakat parası olmadığı için hediye alamaz. hediyesiz de gitmek istemediği için incik boncuklardan uyduruktan bi kolye yapar. doğum günü partisinde:

    burcunun zengin arkadaşı: bunu sana aldım burcu doğum günün kutlu olsun!(hediye paketinden en cancanlısından nike spor ayakkabı çıkar)
    burcu: ay çok teşekkürler tam da böyle bişeye ihtiyacım vardı...

    eleman bu tarz hediyleri görünce kendi hediyesini vermekten vazgeçer ve paketi saklamaya çalışır ama:

    burcu: eleman yoksa onu bana mı aldın?
    eleman: eeööö evet burcu sana getirdim bunu kendi ellerimle yaptım.

    elemanın kolyeyi kendi elleriyle yapmış olması burcuyu çok duygulandırır.

    burcu: inanmıyorum eleman ya sen mi yaptın bunu? gerçekten çok güzel bugüne kadar aldığım en güzel hediye bu...
    burcunun zengin arkadaşı: ben de ayakkabıyı kendi ellerimle yapmıştım burcu!!!
  • inanılmaz seslendirmeler ve kaygısız ailesinin her bölüm değişen çocuklarıyla aklımda kalan dizi. figüran seslendirmelerini genelde bir kaç kişi yapardı. yolda çevrilmiş ama hakkaten ince eleyerek en abuk tip olarak seçişmiş figüran korkak ve ürkek konuşur lakin çıkan ses şahısla alakasız olurdu. bunun yanında farkettiğim kadarıyla evdeki çocuk sayısı dışında her bölümde oynayan çocuklar (birkaç karakter hariç) devamlı bi değişimdieydi. o kadar çocuğu bulmaz kolay mı hem. ayrıca kim sallar dizi zaten abukluğun ötesinde.
  • memnun kaygısızın azdığı bir bölümde bir televizyondaki petrol pompası ve tünele giren tren görüntülerine bir de teker teker karılarına bakışı vardır ki bir dönemin ereksiyon kayıplarında en büyük sebeptir bu
  • memnun bir yerden yüklü para sahibi olur* o kadar adama para mı dağıtıcam mantığıyla yükler paraları çuvala terkeder evi otele gider.
    oteldeki diyalog kopartıcıdır:
    adınız:
    -hımmm...vehbii....
    -soyadınız:
    sabancı!!
    mesleğiniz:
    -hmmm..şey...öeeöö...zengin adam!

hesabın var mı? giriş yap