şükela:  tümü | bugün soru sor
  • s. frederick starr tarafından arap fethinden timura ortaasyayı adlandırmak için kullanılmış tabirdir. princeton university press tarafından 2013'te basılmış kitabın adı. türkçe baskısını bekliyorum.
    ilk bölümü için: http://assets.press.princeton.edu/…pters/s10064.pdf
    https://karakugublog.wordpress.com/…yip-aydinlanma/
  • 6/10'luk bir kitap. geçen hafta okumaya başlamıştım bugün bitirdim. tabii akademik bir esermiş gibi başladı ama sonra daha çok popüler kitleye hitap eden bir eser olduğu ortaya çıktı. geçen gün yaptığım bir okuma listesine(bkz: #82475171) ekledim diye biraz pişman oldum.

    artısı abbasi-memun vurgusu yerine horasanı merkeze alarak oranın üzerinden anlatması.

    eksisi islam felsefesi üzerine üstünkörü bilgiler. yani kalkıp ilk bölümden ali kuşçu'nun bilim felsefe ayrımına dayanan bir fikrini övüyor sonra geliyor gazali'nin etkisi dolayısıyla entelektüel faaliyet geriledi, eşariler aldı başını gitti gibi ikiyüzyıl öncesinde kalması gereken oryantalist masalları tekrarlıyor. halbuki ali kuşçu'nun bir eşari olduğu ve bu fikrinin ve bağlı olduğu bilimsel-felsefi duruşun ve okulun (bkz: semerkant matematik-astronomi okulu) da gazali'ye ve onun aristoculuğa yönelik eleştirilerine kadar gittiğini bilmiyor. gazali'yi az biraz mantıklı bir sufi görmesine hiç girmedim bile. halbuki gazali'de evet sufilik baskındır ama diğer açıdan büyük bir usulcü aynı zamanda razi'deki yoğun felsefi kelamın ve tahkikin başlatıcısıdır. islam felsefesindeki ve bilimindeki esas altınçağlarn gazali sonrasında başladığı da apaçık ortada. neyse zaten bu konularda kendimizi tutamıyoruz biliyorsunuz; (bkz: gazali/@don drapper)

    kitabın türkçesi çıkacaktı ne oldu bilmiyorum. ama türkçesi çıkmadan sağolsun bazı kişiler(celal şengör, şaban ali düzgün vs.) sürekli vurgu yapıyorlar kitaba.

    geçende duyduğum ve adının popülaritesinden esinlendiğini sandığım "kayıp aydınlanmanın izinde" diye bir matüridilik sempozyumu düzenliyorlar diye düşünmüştüm ki meğerse sempozyumu düzenleyen ve bu ismi veren bizim şaban ali düzgün'müş.

    yani şimdi buna ne diyeceğiz? halbuki kitabın matüridilikle herhangi bir alakası yok. ve inanın imam matüridi isminden çok newton, charles darwin, robert boyle hatta ve hatta thomas kuhn ismi geçiyordur asassass. bu matüridi vurgusu artık bir şaka haline geldi. ve aynı mutezile gelecek dertler bitecek (bkz: #79768551) demeye getiren neomutezileler, belli dönemleri altınçağlaştırıp zırvalayan islamcılar, selefiler gibi bomboş ve tamamen içeriksiz retoriklere dönüştü.

    üzerimizde sinmiş sandığınız ve gerici dediğiniz eşarilikten matüridiliğe dönünce başımız göğe erip tüm sorunlar çözülmeyecek. geri döndük elimizde bir kitab-ı tevhid tercümesi, bir sabuni akaid kitabı bir de ulrich rudolph'un vs. matüridi çalışmasıyla tüm problemleri halletmeyeceğiz. anlaşılmayan şey şu; problemlerimizin hiçbiri akaidimizle alakalı bile değil. bir keyfiyet problemi, bir siyasi ve enetelektüel bağımsızlık meselesi ve hem tedeyyünde hem de nazari düşüncede bir gerileme var ve bunu akıl, özgürlük, aydınlanma vs sloganlarıyla yenemediğiniz gibi açık bir şekilde son binyıldır sadece islam akaidinin değil aynı zamanda tüm islam düşüncesinin, tüm metafizik ve felsefi faaliyetin, entelektüel veya çağa ait sorunlara çözümlerin ana yolu olmuş olan eşariliğe sallamakla da yapamazsınız. zaten gelenekte de kelamda da eşari matüridi ayrımı diye bişey kalmıyor fahreddin razi'den, taftazani'den sonra. akaiddeki birkaç farklılık önemli değil.

    off bir kitap özetinden nerelere girdik ve ne uzattık ama. kısaca gerçek matüridilik tarihsel sürekliliği içinde anlaşılır. bu hiçbir alakası olmayan kitaplarla bile abartılı matüridiliğe dönüş vurgusu modernistlerin, aydınlanmacıların hiçbir probleme asla çözüm üretemeyeceklerin kendini ve milleti gazlama şeklindan başka bişey değil.