*

şükela:  tümü | bugün
  • bu cocugu ozel egitim okuluna gonderemiyoruz, idare et, zorunlu egitimi bitirsin bi sekilde ogretmen kardesim'in kisaltilmisi. (bkz: rehberlik ve arastirma merkezi)
  • özel gereksinimli öğrencilerin kendileri için en az kısıtlayıcı olan, akranlarıyla en üst düzeyde etkileşim içinde olabilecekleri eğitim ortamlarına yerleştirilmesi, ihtiyaç duydukları destek hizmetler sunularak eğitimlerinin gerçekleştirilmesidir. şu anda ülkemizdeki uygulamaların çoğu kaynaştırma boyutuna geçemeyip arada kaynatma boyutunda kalmıştır.
  • kesinlikle yararlı olmadığını hatta çoğu zaman kaynaştırma öğrencisini daha kötü durumlara soktuğunu düşündüğüm uygulama. bir rehber öğretmen olarak bu tür öğrencilerin akranlarıyla birlikte vakit geçirmesi , sosyalleşmesi tabiki istenen bir durum. ancak uygulamada bu hiçbir zaman böyle olmuyor. okulumuzdaki kaynaştırma öğrencileri ya arkadaşları tarafından dışlanıyor ya da tam tersi onlara acıyorlar ve sanki karşılarında hiçbir şey yapamayan, yapamayacak olan birileri varmış gibi davranıyorlar. herşeyi onun yerine yapmaya çalışıyorlar. aynı zamanda sınıf öğretmenleri ve branş öğretmenleri de bu çocuklara nasıl bir eğitim vermeleri gerektiği ile ilgili bir donanıma sahip değiller. rehber öğretmenler de üniversitelerde sadece özel eğitim dersi alıyorlar. ancak bu dersler de yetersizlikler hakkında bilgi vermekten öteye gitmiyor. yani bireyselleştirilmiş eğitim programı(bep) nasıl hazırlanır bu konu biraz muamma. hadi bunu çocuğun performansına bakarak bir şekilde hazırlıyorsun ama bunu sınıfta uygulamak çok zor. hele hele bazı sınıflarda üç dört kaynaştırma öğrencisinin olduğu durumda imkansız. hazırlanan planlar kağıt üzerinde kalıyor çoğu zaman. ben kendi adıma bu durumdan çok rahatsız oluyorum ama pek fazla da bir şey yapamıyorum. kaynaştırma öğrencilerimizi haftada bir saat görüşmeye alıp seviyelerine göre çalışmalar yaptırmaya çalışıyorum. onlara duygusal anlamda destek olmak amacım. ancak bu öğrenciler sürekli özel eğitim sınıflarına, okullarına devam etseler daha fazla ilerleme kaydedeceklerini düşünüyorum. bu konuda uzman olan öğretmenlerle çalışmaları bu öğrencilerin topluma kazandırılmasında daha iyi sonuçlar verecektir. bu öğrencilerin gelişimi normal olan akranlarıyla kaynaşmalarının da farklı şekillerde, farklı etkinliklerle belki projelerle gerçekleştirilmesi bana daha uygunmuş gibi geliyor. amacına ulaşmayan ve kaynaştırma öğrencilerinin gerçekten de arada kaynadığı bir uygulama maalesef.
  • kaynaştırma özel gereksinimli öğrencilerin normal gelişim gösteren akranlarından ayrılmadan eğitim almasını amaçlayan, dinamiğini hümanizmden alan bir sistemdir. amacı anadolu liselerine en çok öğrenciyi kazandırmak ya da üniversiteye en fazla öğrenciyi yerleştirmek değildir. kaldı ki zaten kaynaştırma programında sınıf öğretmeninden kaynaştırma öğrencisini sınıf birincisi yapması da beklenmez. özel gereksinimli bireylerin kendilerine ait özel, bireyselleştirilmiş eğitim programları vardır. kaynaştırma eğitimindeki temel amaçlardan biri özel gereksinimli bireyi topluma girmeden önce akranları ile sosyal etkileşime girme yollarını öğrenmesi fırsatı sunmak, bir diğeri ise dünyada kendilerinden başkası yokmuş gibi yetiştirlen, hayatta odtü ya da boğaziçini kazanmaktan başka problemin olmadığını düşünen çocuklara hayatın gerçeklerini göstermektir (bilenlere lafım yok). kaynaştırma için alt yapı var mıdır? yoktur. yetişmiş personel var mıdır? yoktur. okullar uygun mudur? değildir. ama bunun cezasını çocuklar mı çekmelidir? bana göre hayır. eğitim ve öğretim birilerinin övülüp birilerinin ötekileştirilemeyeceği kadar haktır ve verilmelidir.
  • alttaki yazıda belirtiği gibi; "lütuf değil hak"tır bu...
    minicik bir bebeğim var. herhangi bir engeli yok. burada veya dünyanın herhangi bir köşesinde, eğitimi için seçenekler araştırırken muhakkak kaynaştırma eğitimi verilen bir yeri tercih edeceğim. bunu özellikle istiyorum. hem onun gelişimine, hem de kaynaştırma eğitiminde beraber olacağı kardeşlerinin gelişiminde olağanüstü faydalı olacağını düşünüyorum

    https://www.facebook.com/….710117883&type=1&theater

    "oğlum efe altunel 6,5 yaşında (sağdaki büyük resim), down sendromlu yakışıklı bir çocuk. bildiğiniz üzere, çocuklarımız erken eğitim ve rehabilitasyon sayesinde büyük gelişmeler gösterebilmekte ve topluma katılabilmektedir. efe, bir yaşından beri hergün 2 saat özel ders alıyor. 3 yıldır kreşte kaynaştırma eğitimi gördü. okula ve hayata hazırlanıyor. 6 aylıktan beri hem fiziksel hem de zihinsel olarak gelişmesi için elimizden geleni, hatta bazen elimizden gelenin fazlasını vermeye çalışıyoruz. sıradan çocukların kendiliklerinden ve kısa sürede öğrendiklerini efe çok ama çok çaba göstererek ve uzun süre çalışarak öğrenebiliyor. ama olsun. öğreniyor. önemli olan da bu. hem dünyada hem de türkiye'de birebir tanıdığım örneklerden biliyorum ki eğitim ile çok mesafe katetmek mümkün. meslek sahibi olup, evlenen, üniversite okuyanlar bile çocuklarımız var.

    ben bir babayım. ve sizinle bir baba olarak konuşuyorum. efe’de tıpkı diğer çocuklar gibi bir çocuk. o da bu yaştaki pek çok erkek çocuk gibi örümcek adam'ı, caillou yu ve şimşek mcqueen i çok seviyor, ikiziyle beraber oynayıp, evi dağıtmaktan çok hoşlanıyor ve ben onun için dünyanın en güçlü insanıyım.

    engelli bireylerin diğer çocuklardan dışlanmadan, bir köşeye atılmadan eğitim almaları gerekmektedir. ayrıştırılan engelli çocuklar dışlandıklarını hissetmekte ve okula gitmek istememektedirler. kaynaştırma eğitimi hayata dahil olmaktır. daha çocuğun yüzünü bile görmeden sırf down sendromlu tanısından yola çıkarak onu sınıflandıran, ne yapıp ne yapamayacağı, nasıl bir insan olması gerektiği hakkında kesin fikir sahibi olan insanlarla mücadele ederek çocuklarımızı okullara kabul ettirmeye çalışıyoruz. destek olursanız seviniriz."

    sami altunel
    efe nin babası

    engelsiz bireyler engellilerin de bu hayatın bir parçası olduğunu, toplumsal yaşama katılımın bir lütuf değil hak olduğunu ve farklılığın aslında hayatın bir rengi olduğunu yaşayarak öğrenecekler. hele ki bu deneyimi 6 yaşından itibaren paylaşan çocuklar, bu fikri içselleştirecekler. bu jenerasyonlar hayata atıldıklarında ve yetişkin birer birey olduklarında, engelli insanların okuma, çalışma, seyahat etme, evlenme gibi toplum hayatına her türlü katılımını da sıradan görmeye başlayacaktır.

    kaynaştırmanın engelsiz çocuklar için faydaları
    • bireyler arasındaki farklılıklara karşı anlayışlı ve hoşgörülü olmalarını kolaylaştırır. demokratik ve ahlaki anlayışları gelişir
    • engelli çocuk ve normal çocuklar arasında işbirliği ve yardımlaşma becerisi kazanılır. sıradan çocuğun arkadaşlıkta istenmesinin ve kendisi olduğu için sevilmesinin getirdiği rahatlama ve arkadaşlık kurabilme.
    • bireysel farklılıkları doğal karşılar ve saygı gösterirler.
    • kendi yetersizliklerini görme, bunları kabul etme ve giderme davranışları gelişir.
    • saldırganlık, kıskançlık, kendine güvensizlik, vb. davranışlarında azalma görülür.
    • farklılıklardan duyulan korkunun yok olması.
    • bir başka insanı desteklemenin getirdiği pozitif deneyim ve bunun kişinin kendisine verdiği değeri artırması.
    • ileriki hayatlarında karşılaşabilecekleri benzeri sorunlara karşı bilgi sahibi olmaları.
    • engelli bireyler hakkında bilgi edinirler.
    • çocukların ahlaki prensiplerinin gelişmesine olumlu katkıları olur.
    • liderlik, model olma ve sorumluluk duygusu gelişir.
  • kaynaştırma öğrencisine hiçbir faydası olmayan, yarar sağlayacağına aksine ömür boyu hatırlayacağı yaralar açan uygulama. şiddet eğilimi, kaynaştırma öğrencisinden çok, bulunduğu sınıftakilerde ortaya çıkar. hedef her zaman kaynaştırma öğrencisi olur. maddi ve manevi zarara uğratılır. gözünün önünde taklidi yapılarak kendisiyle alay edilmesi veya derste diğer öğrenciler ya da "öğretmenler" tarafından hakarete uğraması her gün karşılaştığı, sıradan, en düşük düzeydeki aşağılamalardır. ne yazık ki bu düşük seviyedeki hasarlar, fiziksel şiddete ve maddi açıdan sömürülmeye kadar çok boyutlu olaylara dönüşür. bunlardan çoğu unutulmazdır ve en kötüsü de kaynaştırma eğitimi alan öğrencinin, durumundan kimseye bahsetmek istememesidir veya bahsetmemesinin tembihlenmiş olmasıdır.
  • yetersizliği olmayan insanların bile birlik düzen içinde bir araya gelemediği günümüzde kaynaştırma eğitiminin çok gerekli olduğunu düşünüyorum.

    normal gelişim gösteren çocuklar böylelikle engelliliği hayatın gerçeği olduğunu bilirler,bu gerçeğin dışlanmaması gerektiğini öğrenirler sonrada engelli arkadaşlarının da tıpkı kendileri gibi yaşama gerekliliklerini bilerek arkadaş edinip birlikte oyunlar oynayıp,sohbet edip hayatı ortak yaşamayı öğrenmeliler.
  • türkiye'de eğitim ile ilgili her şey gibi bu da revaç ta kalır. okullarda pek ilgilenilmeyip yapılan tek şey alınan ram raporu ve seanslık rehabilitasyon merkezidir.
  • yasaklanmaması gereken uygulama. çocuğunuzun okulunda böyle bir şey olursa çocuğunuzun bu bireylere saygı duymasını, anlayışla yaklaşmasını, bu bireylerle arkadaşlık yapmasını öğretmelisiniz. bu bireyleri toplumdan dışlamaya sizin hakkınız yoktur. çünkü sizin çocuğunuz da bu kaynaştırma öğrencilerinden biri olabilir/di.

    evde dışlansın, okulda dışlansın, sokakta dışlansın, iş hayatında dışlansın. peki sizi bu kişilerden üstün kılan nedir? azıcık kendinizi eğiterek başlayın, sonra çocuğunuzun eğitimini düşünün.