şükela:  tümü | bugün
  • dini kitap dışında ne satılacağı merak konusu olan fuar.
  • 14-22 ekim tarihleri arasında yapılacak olan kayseri belediyesinin organize ettiği ilk kitap fuarı. tüyap belasından kurtuluşunu ellerde acılı şalgamla kale önünde kutlayan kayserililere belediye artık adam akıllı bir fuar organize eder inşallah.

    fuarın resmi sitesi
    katılan yayın evleri

    edit: ilber ortaylı, pelin çift, erhan afyoncu, hanefi avcı, melih tuğtağ, nuri pakdil, necip tosun, rasim özdenören, tarık tufan... ve daha birçok ismin söyleşileriyle ve imza etkinlikleriyle çok verimli bir fuar gibi geçecek gibi görünüyor.
  • bir kerre, bu birinci kitap fuarı değil. büyükşehir belediyeden evvel, üç sene boyunca özel şirketler kitap fuarları düzenledi. kayseri büyükşehir belediyesi utanmadan yalan söylüyor. bizden işsiz olduğumuza dair öğrenci pasosu çıkarmak için sgk'ya gönderen otorite, sizi âleme rezil rüsva etmezsem adam değilim. sizin getireceğiniz yazarlar yazar değil, şairler şair değil. siz gidin, kralınız gelsin ulan!
  • dolu dolu geçecek, daha önce kayseri'de benzeri yapılmamış kitap etkinliği. orada olsaydım muhakkak gidecektim. ama olamayacağım. biliyorum ki o gidecek. bütçe ayırsak, bir sürü kitap alsan, bana da yollasan keşke. okusak, okusak.
  • daha önceki yapılan üç fuarda, yani üç sene boyunca yapılan organizasyonlarda havalandırma problemi yoktu ve ortalık tıkışık değildi, rahat rahat gezebiliyordun. dün bir gideyim dedim, ismet özel'in derneğinin istiklal takvimini alacaktım, belki dergâh yayınları getirmiştir diye. ama yoktu. ismet özel'in kitaplarını şule yayınları getirmiş fakat istiklal takvimi, herhalde satılmaz diye getirmemişler. biraz tur attım, çıktım. çoluğunu çocuğunu alan girmiş dingonun ahırı gibi. yahu kardeşim, çocuğunla niye geliyorsun ki. senin çocuk araban yer kaplıyor, üstüme üstüme yürüyorsun, zerre kadar edebin yok mu yahu? kitap okuyanlar bu kadar edepsizse, gerisini düşünemiyorum. ha; en önemli fiyasko şu ki, kitap fuarına girer girmez ( dün, ikindi vaktinden sonraki zamandan bahsediyorum, ana baba günüydü, herhalde her gün böyle geçeceğe benziyor ) bildiğin ortam insan nefesi kokuyordu. hani terli bir insan kötü kokar ya. o tiksindiğimiz ter yahut ayak kokusu, kitap fuarına açıldığı gün sinen pis nefes, havasızlık kokusunun yanında misk ü amber sayılır. ulan hiç mi mühendisiniz mimarınız yok. ukala ve kibirli eda ile kitap fuarında fink atmayı çok iyi beceriyor, gençlerle fotoğraf çekip enaniyetinizi palazlamayı çok iyi biliyorsunuz. şov yapmayın oğlum, havalandırın ortamı, havalandırın. reziller sizi...
  • kayseri'de her yere aynı şekilde muamele edildiği için, çoluk çocukla çekirdekle nineyle gidildiği için iğrenç kokmasına şaşırmadığım fuar. adamlar ali dağı paraşüt pistine (bak taa dağın en tepesine) yaşlı ninelerini, çoluk çocuğunu, eşini de alıp koca poşet çekirdeğiyle geliyorlar. orasını piknik alanı zannediyorlar. nereye gitsen aynı halt. piknik alanlarına nasıl sülalece gidiyorlarsa bu tür etkinliklere de aynı ekiple giderler. nerede bir sosyal etkinlik var, o işten zerre anlamayan alakasız kişilerle doludur. hastaneye gidersin, çoluk çocuk doluşup gelmişler (çocuk hasta değil). her yaş-meslek-kültürel seviyeye göre gidilecek-gidilmeyecek etknlik vardır. kayseri insanı bu ayrımı asla yapamaz. tarım fuarına git, yöresel ürünler fuarına git, piknik alanlarına git o ekiple işte.
  • bugün yine sırf ibret-i âlem içün gittim. dergâh yayınlarına teşekkür ediyorum, çok kibarlar. bundan sonra onların müdavimi, devamlı müşterisi olacağım. çok iyi davranmışlardı geçmiş yıllarda, bu sene de böyleydi.

    "ulan" dedim kendi kendime," ben ismet ağabeyin ( bakın, adamla şu saatten sonra işim olmamasına rağmen külliyatını tamamlayacağıma dair yemin içtiğim içün hâlâ ağabey diyorum ) waldo sen neden burada değilsin kitabını alırım, külliyatı tamamlamamak ayıp olur" dedim.

    hayret, şule yayınları getirmiş ismet özel'in kitaplarını. getirmez olasıcalar. kitabın üzerinde 18 lira yazıyor. indirimli fiyatı mı bu dedim? üzerinde yazan fiyat indirimli diye böğürtülü ve kibarlık karışımı bir sesle bana cevap orada görevli olan, kibarlıktan pek nasibini alamamış olan herif. o sırada da a ali ural mıdır nedir, tanımam etmem, yazıya bakarak öğrendim, böyle birisi vardı. bu ne enaniyet be kardeşim. kasıla kasıla kitaplarını imzalıyor. ulan türkiyede bir tane mütevazi müellif olmaz mı kardeşim?! kitap fuara yapsanız ne yazar? sevmediğiniz gavurlar sizden daha insan, daha mütevazi.

    neyse efendim, bendeniz fiyatların pahalılığına istinaden;

    "ha işte, siz böyle daha çok sinek avlarsınız. küçücük kitabı 18 liraya satarsan daha çok beklersin müreffeh yarınları. bizim sıradan kitapçılar bile normal zamanlarda daha çok indirim yapıyor kitap satarken" diye söylene söylene, söve söve ayrıldım.

    hatta bunu, dergah yayınlarına da söyledim. yüzlerine... şaşırdılar ama bir şey demediler, hakikaten dergah yayınları bence türkiyenin en güzel yayınevidir.

    fakat umuiyetle bütün yayınevleri çok az indirim yapıyorlar. kitap fuarlarında en az yüzde elli indirim yapılmalı. yoksa niye o fuarı yapıyorsun ki? sürümden kazanacaksın. galiba tdk yayınevi bazı kitaplarda yüzde elli indirim yapıyor lakin benim param az olduğu için oradan kitap almadım. alsaydım tdk sözlüğünü alırdım ama olmayınca olmuyor...

    beni sevindiren tek şey; ana babaların evlatlarıyla kitap fuarına gelmeleriydi. fakat bazıları eşşeğin amına suyu çıkarıyor, üzerime üzerime yürüyor. yobaz memleket işte kardeşim! daha fazla bir kibarlık bekleyemezsin ki.

    küçük kız çocuklarının bana gülümsemesi çok hoşuma gitti. bir an baba olma şevkim kamçılandı. inşallah ileride evlenirim de dört tane kız çocuğum olur. ana babaların rahatlığı dikkatimi çekti. nasıl bu kadar gamsız ve rahat olabiliyorlar yahu. küçücük kız, elinde balon, ana baba da kitaplara bakıyor. kız o sırada kaybolsa ne yapacaksın? şu rahatlığı, şu kafayı ben bekarken yaşayamıyorum yahu! bu geniş insanları oldum olası sevemedim.

    son olarak; semerkand yayınevinden ( hani eskiden sufi idik ya, dikkatimi çekti ) baçı açık bir kadının kitap alması beni şaşırttı ve tabii ki sevindirdi. demek ki iman yahut tarikat muhibbliği / müntesipliği, baş açıklığı ve kapalılığıyla olmuyormuş. vesselâm...
  • güzel memleketim kayseri için süper bir olay. kayseri dünya ticaret merkezi'nde gerçekleşiyor. evime çok yakın olması nedeniyle birkaç kere gittip. elimde bol bol kitapla geri döndüm. seneye 2.'sinin düzenlenmesi dileği ile.
  • bu olayın kayseri'den önce konya'da olması gerekiyordu. en azından benim kafamdaki sıralama o şekilde.
  • ilber hoca'yı dünya gözüyle görebildiğim, bir yazarın büyük şehir belediye başkanı tarafından, belediye personellerine dövdürüldüğü iddia edilen, ilber hoca'nın konferans salonu adı altında iftar çardırında , yetersiz bir ses sistemi ile konferans verdiği, çok satan kitaplardan bir kaç tanesinin internet fiyatından daha pahalıca satıldığı, organizasyonu düşük profilli kitap fuarı.

    yine de devamı olur inşallah

    ilber hoca kitap imzalarken