şükela:  tümü | bugün
  • beyler kusura bakmayın ama ligimizdeki bazı takımların bazı takımlarla yaptığı maçların sonucu 'baaazıı' nedenlerden dolayı belli oluyor. mesela ben galatasaray'ın kayserispor deplasmanında yenildiğini görmedim.

    galatasaray'ın canı sıkılır 6 sallar kayseri'ye, yeri gelir 3 sallar, bazen 4 sallar. sonra bir bakayım dedim maçkoliğe, kayserispor kendi evinde galatasaray'ı en son 1974'de yenmiş.

    galatasaray'ın içerde ve dışarda toplam 45 maçı var kayseriyle. galatasaray 28'ini kazanmış, kayserispor ise sadece 3 galibiyet almış, 14 maç da berabere sonuçlanmış. aralarındaki tüm maçlara bakarsak 1974'ten 2014'e kadar kayserispor galatasaray'ı 40 yıl boyunca hiç yenememiş.

    bence kurulduğu 1967'den beri açıkça bir gs ekolü var kayserispor yönetiminde. mesela tüm anadolu takımlarının renklerinin bir açıklaması var internette. kayserispor ile ilgili hiçbir şey bulamadım. sucuklu yumurtayı andırıyor diyedir belki dedim ama böyle bir şey de yok.

    altını çizerek söylüyorum ki ligimizde bu tip durumların ilk sebebi bence anadolu takımlarının kasaba zihniyetli fanatik başkanlar tarafından kişisel prestij için yönetilmesidir. her birininin başkanının sempati duyduğu ve nefret ettiği bir istanbul takımı var ve ister istemez bunlar transferlere, aralarındaki maçlara yansıyor. bunun aksine akp eli ile kurulan, desteklenen başakşehir, osmanlıspor, kasımpaşa vb. takımlarda bu durum bu kadar yok. çünkü bireylerden çok siyasi bir amaç üzerine kurulmuş takımlar. ekonomik güçle birlikte lige stepne takım rolü oynamak için değil şampiyon olmak gibi misyonlarla başlıyorlar. klüp başkanları da kayserispor başkanı gibi çiftlik usulüyle tam yetkiyle durmuyor takım başında. mesela kayserispor'un 2004'ten beri başkanı recep mamur denilen adam. çok küçük aralarla hep takımın başında yani resmen klübü kendi dükkanına çevirmiş.

    neden arka bahçesi gibi transferler dönüyor bu 2 klüp arasında.bu forma benzerliğinin nedeni ne?

    bu arada koca koca adamlar böyle klüp yönetir mi demeyin. kendi tuttuğu takım mevzu bahis olduğunda doktor olmuş, mühendis olmuş, avukat olmuş adamlar bile 10 futbol yorumcusunun 10'unun da penaltı dediği pozisyona penaltı demiyor, faul'e faul demiyor yeri geliyor ofsayta bile ofsayt demiyor.

    bizde 3 büyükler kendi aralarında şampiyonluk yarışına tutuşmuşsa, anadoluya deplasmana gittiklerinde karşısındaki trübünleri dolduran taraftarın çoğunluğu ne yazık ki o anadolu takımının taraftarı olmuyor. o büyük klübün yarıştığı diğer büyük takımın o ildeki taraftarları doluyor tribünlere. zaten 3 büyükler arasındaki şampiyonluk mücadelesi son haftalara kalmışsa bundan dolayı anadolu takımı deplasmanlarına gittiklerinde tribünler savaş alanına dönüyor.

    (bkz: 14 mayıs 2006 denizlispor fenerbahçe maçı)

    nadir de olsa kendi takımını ucuza seyretmek için bilet alanlar oluyor. söylemeden geçmeyelim.

    avrupa'da özellikle ingiltere'de böyle değil. adamların büyük olmayan ikinci lig takımlarının bile mazisi çok eski. kendi şehirlerinde ilk tuttuğu takım olarak kendi şehrinin takımını seçen, ciddi sayıda bir kitlenin desteği var. ne yazık ki bu kafayla anadolu takımlarından bir cacık olmaz. en başta türkiye buna müsait değil çünkü 80 milyonluk ülkenin 70 milyonu 3 büyüklerden birini turuyor.

    her el attığı işi genelde daha kötü hale getiren akp bile bu ligde kendi eliyle başarılı takımlar kurabilmişse bu sorgulanmalı? sadece ekonomik destek ile mi oldu bu? para ile direk saadet olmayacağını ligde bir sürü takımda gördük.

    bunları söyleyince fenevli oluyorsun, tinerci oluyorsun. bu ülkede özellikle 90'lı yıllardan itibaren, özellikle 2000 uefa ile birlikte aşırı derecede gs sempatisi var. bu demografik olarak da yansıyor. son 20 yılda gs taraftar sayısında birinciliğe oturdu.o dönemin çocukları, gençlerinde özellikle. sempati duyan insan grubu daha fazla. bu fark yansıyor abi hatırlayın haluk ulusoylu sezonları.

    düşün futbolcusun, tuttuğun klübe karşı maçın var. adamlar şampiyonluğa gidiyor. ne kadar hırslı oynarsın? hele birde önceden o takımın ekmeğini yiyip, iyi ayrılmışsan hırslı oynamayı bırak normal bile oynayabilirsin misin? bunlar bir de sen ben gibi değil kardeşim. adam futbolcu liseyi zar zor bitirmiş adamlar bunlar.

    umut bulut ne yaptı misal bu maçta? veya hasan kabze galataray'a nasıl oynuyordu? burak yılmaz gs'ye gideceği belli olduğu sezon play off'larda nasıl oynadı gs'ye? açın izleyin. sonra linç edecekseniz yine edin.

    haydi let the linç begin.

    not: başlık sığmadığı için galatasaray'ı kısaltmak zorunda kaldım.

    edit: özelden alltaki bir entryden görüp soranlar oldu

    edit2: özelden soranlar oluyor. alttaki cimbomlu kardeşimizin yorumundan
    ilham almışlar

    "trabzonspor 1981'den bu yana deplasmanda adanaspor'a yenilmiyormuş.
    iki takım arasında oynanan 37 maçta adanaspor sadece 5 kere kazanmış. ruh haatasıysan buna da yaz paragraf"

    el cevap: eğer trabzonspor sadece trabzonlular tarafından tutulan bir takım değil de 3 büyükler gibi ulusal boyutta taraftarı olan bir takım olsaydı, adanaspor da ts'den çok daha sonra bölgedeki iş adamları tarafından kurulmuş bir klüp olsaydı ve forması da bordo-mavili olsaydı pek tabii şüphelenirdim. ayrıca 45 maçta sadece 3 galibiyet almış olsaydı 37 maçta 5 galibiyet almasında çok daha fazla süphe ederdim ve yazardım.
  • (bkz: let the tiner begin)

    kullanmayın deyince kızıyorsunuz sonra.
  • trabzonspor 1981'den bu yana deplasmanda adanaspor'a yenilmiyormuş.

    iki takım arasında oynanan 37 maçta adanaspor sadece 5 kere kazanmış.

    eğer ruh hastası bir manyaksanız bu konu ile ilgili paragraf paragraf yazı yazıp başlık açabilirsiniz.

    kaynak.
  • özelden çok soran, linç eden oldu.

    eğer trbzonspor sadece trabzonlular tarafından tutulan bir takım değil de 3 büyükler gibi ulusal boyutta taraftarı olan bir takım olsaydı, adanaspor da ts'den çok daha sonra bölgedeki iş adamları tarafından kurulmuş bir klüp olsaydı ve renkleri de bordo-mavi olsaydı pek tabii şüphelenirdim. ayrıca 45 maçta sadece 3 galibiyet almış olsaydı 37 maçta 5 galibiyet almasından daha fazla süphe ederdim ve yazardım.
  • tinerle alakasi olmayan dogru istatistik. skor bile belli lan 3-0.

    galatasaray maca 9 kisi baslasa gene 3-0 biter bunlarin maclari.

    bunun gibi bir de akhisar var, besiktasi feneri devamli yener. ama gecen sene galatasaray'a 5-6 kere yenilmislerdi.
  • haklı düşünce. bir 10 sene sonra gelip buraya başakşehir beşiktaş maçlarını da yazacağız. ne bu canı istiyor 3 sallıyor canı istiyor 2 sallıyor. 10 kişi kalıyor yeniyor 11 kişi oluyor yeniyor. rica ediyorum şu bjk başakşehir maçlarını da bir inceleyin niye hep bjk yeniliyor. olayın hemen başında çökelim tepelerine.
    (bkz: tinerci kardeş)
    (bkz: rahat rahat konuşuyordun)
  • galatasaray'da 18 senedir fenerbahçe'yi evinde yenemiyor. yani hepsinde hakemler tarafından mı korundular? hayır. avrupa'da kupa aldık gittik yenemedik. şampiyonluk kazanma maçıydı yenemedik. şampiyon olduk prestij amaçlı maça çıktık yenemedik. bazı takımlar arasında böyle denk gelmeler olur.
  • 4-5 sene öncesine kadar trabzonspor, her zaman galatasaray'a yatıyor diye başlık açıp ağlayan, 4-5 senedir trabzonsporun,galatasaray'dan içerde dışarıda ikişer üçer puan alırken, aralarında mertcan çam gibi transfer şikeleri dönerken, bütün kuşlardan, içerde dışarda 4-5 yemesini doğal bulan ve bu konuyu hiç gündeme dahi getirmeyen, algıcı kuş beyinlilerden birinin, açtığı başlık...

    4-5 sene trabzonspordan puan alıp, gaziantep'e puan verirdik, sonra tersine döndü trabzona puan verdik, gazianteple oynadığımız belki 20 maçın ancak bir ikisinde puan verdik... tüm takımlar içerisinde bu gibi dönemler yaşanabilir... bu dönemlerle ilgili bu tür çocukça başlıklar açmak ağır geri zekalılık belirtisidir... bak bu tür dönemler gayet doğaldır iki takım arasında... fenerin ve beşiktaşın da mutlaka böyle üstün olduğu takımlar vardır... yalnız mertcan çam gibi transferler büyük sıkıntıdır...

    galatasaray'da, mertcan çam gibi kayserispor'un takımında forma bulamayan, bedelsiz olarak 2. ve 3. lig takımlarına kiralanan hayatı boyunca hiçbir takımın bir kuruş dahi bonservis ödemediği bir futbolcusunu, bu maçtan önce, bu maçta kayserisporun galip gelmesi halinde federasyondan alacağı galibiyet priminin iki katı kadar bir bedel karşılığında, kayserispordan transfer ettiği ve bu transfer ortaya çıktığında ödediğin parayı geri almadan transfer ettiği futbolcuyu, iade ettiği gibi somut bir şike transferi delilin varsa konuş... yoksa siktir git intihar et... zira böyle somut bir delilin yoksa gereksiz yere oksijen israf ediyorsun bu dünyada...

    bak bilal ! galatasaray, kayserispordan ve tüm anadolu takımlarından büyüktür... pek çok anadolu takımıyla istatistikleri aynıdır... bu sene üç yediği akhisara da, geçen hafta yenildiği malatyaspora da istatiksel olarak çok üstündür... akhisar da, malatya da belki on yılllar boyunca bekleyecektir, tıpkı geçen sene yenildiği gençlerbirliğinin 20 maç beklemesi gibi bekleyecektir, bir daha galatasaray'ı yenebilmek için...

    sarı lacivert formalı ankaragücüne de, renklerini fenerden alan bucaspor'a da, siyah beyaz formalı altay'a da, aydınspor'a da, hatta 4-5 senedir fark yediği trabzonspor'a da çok üstündür... ve hatta tinercilerle bile ikili maç istatistiğinde çok üstündür...

    galatasaray'ın istatiksel olarak geride olduğu tek takım fenerbahçedir... onu da varın başına yapay zekaların geçtiği, sahada kara gömleklilerin görev almadığı zaman süratle geçecektir...
  • galatasarayın fenerbahçeyi 19 yıldır deplasmanda yenememesinden daha ilginç bi istatistik değil.not : galatasaraylıyım
  • bir yanlışlık olması muhtemel bilgidir, kış vakti eski kayseri stadında kornerden ergün teber'in kestiği topu son dakikalarda gökhan ünal'ın kafayla gole çevirip kayserispor'un kazandığı bir maç hatırlıyorum, 2006 2007 falandır.
    edit : maçı 2-2'ye getiren golmüş söylediğim, yanlış alarm.