şükela:  tümü | bugün
  • resmi tarihe her zaman inanmak mümkün değildir lakin resmi tarih dışında da sallamasyonlar ve spekülasyonlar haddinden fazladır. buna karşılık resmi tarih dışında olan ve güvenilecek gerçeğe en yakın tarih kazım karabekirin anlatımlarıdır zanımca.. yazdığı mavi kitapı okumadım (elime geçmediği için ) lakin uğur mumcunun karabekir paşa hakkında yazdığı kitap gayet ufuk açıcıdır. karabekir üzerinden atatürk düşmanlığı da bana ayrıyetten saçma geliyor. çünkü karabekir atatürk'e saygı ve sevgiyle bağlı kişilik.çelişkilerinin toplamı teferruattaydı diye biliyorum. hatta ve hatta atatürk'ten daha fazla siyasetten anlıyor gibi gelmişti bana bakış açısıyla.
  • sanılanın aksine içinde atatürk düşmanlığı olmayan kitaptır. kazım karabekir paşayla alakalı resmi tarihte bulunmayan çoğu kendi söyleşilerinden alınmış bilgi ve belgeler barındırmaktadır. fakat anlatımı zayıf okumak için harcadığınız vakte değmez. tavsiye etmem.
  • hakkında çok az bilgim olmakla beraber, paşaların kavgası ve paşaların hesaplaşması kitaplarından sonra şaşırtmayan kitaptır.

    bahsettiğim kitapların 2'sini de okudum. bazı bildiğimiz gerçeklerle bazı yalan olduğunu bildiğimiz safsatalar vardı, kitabın kazım karabekir tarafından yazılmış olduğu bile soru işaretidir.

    atatürk için diktatör suçlamaları içinse, sen diktatör ne görmüş ne duymuşsun gözüm atatürk'e diktatör diyorsan.
  • dindar kesimde, özellikle de nur cemaatinde, belli alanlarda eksik kalmamak için, “bak, bizden de birileri var” diyebilmek için, o alanlarda “diğerlerine” ait birileri varsa kendilerine ait birileri de olsun mantığıyla, sidik yarıştırabilmek için ve s. gibi dürtülerle hep birileri benimsenmeye çalışılmış, sahiplenme çabası içinde olunmuştur. şiir konusu açılıp “diğerleri” birinden bahsetseler, birini övseler, hemen “bizde de necip fazıl” var demişlerdir. siyaset konusu açılınca hemen adnan menderes sofraya servis edilmiştir. entelektüel tartışmalarda “bizim rahmetli cemil meriç de bu konuda şöyle buyurmuştur” denmiştir. bu insanların dindarlığı da tartışılır ya, o da ayrı mesele.

    bu kitabi okumadım, ama bana öyle geliyor ki kurtuluş savaşı muhabbetlerinde veya atatürk konusu açılınca “bizim karabekir paşa” diyebilme çabasının bir ürünüdür.