şükela:  tümü | bugün
  • eskişehir, adalar sokakta, kendi yağında kavrulan kahve dükkanı. dükkan dediğime bakmayın, üstü atölye, altı sergi salonu; e bir de güzel demleme kahveleri var. yani, daha ne olsun?

    not: bol şuruplu, şekerli kahve içmek isterseniz daha bilindik yerlere gidebilirsiniz, çünkü şekerli kahve vermiyorlar. zaten kahveler, o kadar güzel ki şekere gerek de kalmıyor.

    haberi için; keçi
  • oorrayt. reklamları okuduk, bitti. şimdi asıl gözleme gelelim.

    denişik bir felsefesi var bu kahvecinin. ama kısmi zamanlı the walking dead figürasyon bi' kitlesi de yok değil. ben işte buna küsüyorum. yoksa adam hoşsohbet, öyle her müşterinin ayarına çekilecek bir mekan da değil. ama bilemedim. yani insan yalnızca kahve içmek istese evde de içer. yani şöyle söyleyeyim, elinde tepsiyle 50 bardak çayla masaların arasında dolaşan bir adamın olduğu, sedir nargile tarzı bir mekan ile cihangir hipsterları arasında gidip geldiğim bir hissiyatla seyrediyorum mekanı.

    laf ebeliği bir yana, kahvesi muazzam. gidin için. el salvador'u tavsiye ederim.
  • kahve bahane değil o da en az sohbet kadar şahanedir, araç değil amaç, figüran değil başroldür evet ama kucağımıza yenidoğan nur topu gibi minik bir keçicikken de emekleyip koşuşuna eşlik ederken de farklı olmak derdi, farklı ortamlarda bulunmak derdimiz olmadığı halde şahit olunan hiçbir şeyin şaşırtmadığı tuhaf mekan. kaliteli, donanımlı işler yapma çabası ve bunu fazlaca yatkın olduğu halde "at emine at, kafalarına kültür at" sivriliğinden uzak yapışı, kahveyle şekerin aynı cümle içinde geçişine dahi tahammülü yokken süt meselesinde aynı katılığı gösteremeyip ikna oluşu, ortamda kakaya* kati surette yer yokken su içmenin en insani ve karşılıksız hak kabul edilişi, daha dün sopayla kovalanan mahalle çocukları için (biraz abartmış olabilirim) ertesi gün doğum günü partisi düzenlenişi ve içlerinden birinin bir anlığına yakalayıp yanağınıza bir öpücük kondurabilişi, her saniye değişen ruh haline ve her saniye değişen ruh halinize rağmen değişmeyen tek şeyin içinizdeki aidiyet hissi oluşu tabi bir miktar farklı hissettirse de bir yandan 'amaaan sanki çok da şey'dir. size verilen, iyi günde kötü günde hastalıkta ve sağlıkta kabul edildiğiniz, zaman zaman çıkıp gidebilseniz de dilediğinizde dönebileceğiniz odadır ahshdjfkf tamam sustum.