şükela:  tümü | bugün
7142 entry daha
  • insanı en umutsuz anında hayata bağlayan şey, bir nevi evlat. insan yavrularından çok daha sevilesi olduğu da kesin. insan nasıl bundan bir tane evlat edinmez anlayamıyorum. hayvan değil antidepresan mübarek. ah bir de tam uykuya daldığım anlarda saldırma alışkanlığı olmasa...
  • elimde sahiplendirmem gereken o kadar çok kedi var ki... hepsi yuvaya inanılmaz muhtaç. hepsi inanılmaz varlıklar. yer ankara.

    https://www.youtube.com/watch?v=9er2fo-my9i

    sarı olanın adı şeker. ben hayatımda böyle bir şey görmedim. gördüğü her insanın sırtına tırmanıyor ve yanağına eğilip öpüyor. gerçekten inanılmaz bir kedi. gözlerinden birisi görmüyor. onu alan çok şanslı. yürümekte zorlanan siyah kedi ise titrek. onu buradan sahiplendirmeye çalıştım ama hiç telefon gelmedi ne yazık ki. onun da kasları çok güçsüz. doğuştan beri klinikte. yavruyken yürüyemiyordu bile, şimdi biraz yürüyebiliyor fakat sonra düşüyor. sürekli titriyor. onu alan çok sorumluluk alacak fakat çok şanslı olacak yine. bu iki kedi de sahiplenildiği takdirde sahiplenen kişinin tüm masrafları karşılanacak. tüm malzemeler alınacak.

    https://i.hizliresim.com/qpydgz.jpg

    bu yakışıklının adı eto'o. 1 yıldır klinikte, ön bacaklarından birisi yok. sürekli kafeste olduğu için kilo alıyor, canı sıkılıyor. yuvaya ihtiyacı var. onu da sahiplendiğiniz takdirde tüm masraflar karşılanacak.

    https://i.hizliresim.com/vjykmz.jpg

    bu yakışıklının adı karanfil. karanfil caddesinde araba çarptı 1 ay önce. yeni iyileşti. pazar günü kısırlaştırma işlemi yapılacak pazartesi günü taburcu olacak. sokağa bırakmak istemiyoruz. sahiplenilmesi gerek. çok uslu bir çocuk. onun da tüm masrafları karşılanacak.

    https://i.hizliresim.com/po1q36.jpg

    bu güzelliğin adı şermin. 8 aylık. evden atılmış pizzacıya sığınmış ağlıyordu. geçici yuva bulduk fakat orada çok kalamaz. sokakta da hiçbir şekilde yapamaz. her gördüğü insanın kucağına çıkıp kendini sevdirmeye çalışıyor.

    https://twitter.com/…ey12/status/926483795045429248 bu videodan şermin'i görebilirsiniz.

    https://i.hizliresim.com/wgobe4.jpg

    bu canavarlar çok hareketli oldukları için net çekemedim fotoğraflarını. bundan 1.5 ay önce sakarya caddesinde bir mekandan çıktığımda duydum onları. birisi poşetle beraber çöpe atmış bu iki güzelliği. o zaman 2 3 haftalık falandılar. çöpün ağzını bile kapatmış şerefsizler. 1.5 ay savaştılar sonunda sağlıklarına kavuştular. ikisini birden sahiplendirmek istiyoruz. çünkü annesiz büyüdüler, hiç ayrılmadılar. birlikte savaştılar ve kazandılar. halen sarılarak uyuyorlar. onları ne görsem sarılmış uyuyorlar. ayrılmalarını istemiyorum. zaten bunlardan birisine bakmaktan daha kolay olur ikisine bakmak. birbirlerini tamamlıyorlar.

    https://i.hizliresim.com/3pgryp.jpg

    https://i.hizliresim.com/zonv7o.jpg

    en fazla 40 günlük bir kedi. kampüste bulduk, karnı çok şişti veterinere götürdük. tedavi görüyor şimdilik. iyileşince sahiplenmesi gerek. sokakta yapamaz artık. hem havalar da soğudu. erkek.

    https://i.hizliresim.com/6ymgpe.jpg

    bu çocuk 2.5 aylık. çok oyuncu, akıllı. alan kişi çok eğlenecek.

    https://i.hizliresim.com/vjyk4m.jpg

    7 yaşında siyam kedisi. hem yaşı geçkin hem de cins olduğu için sokağa hiçbir şekilde çıkmaması gerek. sahiplenmek şart.

    https://i.hizliresim.com/jqa0n9.jpg

    10 aylık. burger king'de bakılıyordu ama fazla fast food yüzünden karaciğer yetmezliğine yakalandı. tedavi oldu yuva arıyor. tekrar sokaklara dönemez.

    https://i.hizliresim.com/qjy6p5.jpg

    bu ikisi var son olarak. çok tanımıyorum, yeni tanıştım onlarla da.

    yoruldum arkadaşlar. hem kendinize bir iyilik yapıp kedi sahiplenin hem de benim yükümü azaltın olmaz mı? en çok da onlar için. hepsi muhtaç bu kedilerin bir şeylere. sahiplenemiyorsanız da çevrenize soruşturun.

    iletişim: 0549 598 19 95

    https://twitter.com/restinpainn
  • depresyona girdikleri zaman çok üzülüyorum. benim oğlan, 1 ay boyunca veterinerde kaldı. hayvancağızı ziyaret ettikten sonra öksürükten geberiyordum. tüyleri ağzıma ağzıma giriyordu, öyle bi dökülme. su içmiyor, yemek yemiyor, tüm gün kafeste, bunalıma girmiş haliyle.

    evime ilk geldiğinde gözünün feri sönmüştü aslanımın. https://i.hizliresim.com/rjnlrz.jpg hayatında ev mi gördün len sen, sokak çocuğu?

    şimdiyse, istikbal göklerdedir pozları veriyor. yakışıklılık geldi hayvana. huaha, asalete bak. https://i.hizliresim.com/9drxqo.jpg
  • bundan 6-7 yıl önce bir alışkanlığım vardı, ne vakit arabaya binecek olsam, daha binmeden arabanın kaportasına bir iki vururdum. hani altında yahut tekerleklerin sağında solunda kedi-köpek olur diye. o alışkanlık nasıl oluştu ve sonradan nasıl yok oldu bilmiyorum. (bir ara not: doğu insanıyım, havyan sevgisi pek bilinmez bu melun kültürde, aşılanmaz da. en son hatırladığım dedemlerde bir kedi vardı, o da köy yaşamı dolayısıyla fare mare içindi diye düşüyorum. gece yorganın altına girip bizimle uyurdu filan. modern yaşam köyleri de sarmış malumunuz, en son geçenlerde birkaç akraba evi ziyaret ettim de, hiç kedi görmedim, köpek vardı hepsinde, o da kurt ya da tilki tehlikesi halen güncel olduğundan olsa gerektir). bugün işim bitti, arabaya bindim, marşa bastım ki, araba tam çalışmadan hır hır hır stop etti. ardından bir kedi çığlığı. sıçtık!.. indim aşağı, tekerlerlere bakıyorum yok, kendi kendime motorda bir yerde sıkıştı-parçalandı can çekişiyor diye düşündüm. elim kaputu açmaya gitmiyor. apartmandan birkaç cam açıldı, aşağı bakıyorlar. yoldan yayan geçenler durdu vs... açtım kaputu. hava yağmurlu ve haliyle soğuk olduğu için kedi motor kısmına girmiş, girse yine iyi, esneme kayışının oraya girmiş. ben kontağı basınca, kayış makaraları döndürünce kediyi ikiye katlamış araya sıkıştırmış resmen. kan yok, ama bağırıyor ki ne bağırıyor. etraftakiler itfaiye çağıralım diyorlar. geleneksel mahalle-komşu kafiyeli taşlaması olarak her ağızdan bir tıngırtı. kadının birinden bıçak istedim. kayışı kestim, ve kedi buhar oldu. onca kalabalık içinde puştun nereye gittiğini kimse de görmedi. herkes dağıldı ben kaldım. kayış yok, başka bir şehirdeyim. haftasonu ve akşam. uzun telefon görüşmeleri sonrasında zar zor bir usta buldum da arabayı çekiciye yükledik gittik. arabayı indirdi, etrafı zifiri karanlık bir yerdeyiz, ama servis/sanayi değil. harabe bir dükkan. valla böbrek gitse iyi, göt gitti diye aklımdan geçmedi değil. neyse adam gitti kayış buldu geldi, nihayetinde taktı araba eski haline döndü. ücretini verdim, arabanın etrafından dolanıp binmeye yeltenince paldır küldür birkaç takla atarak, sağa sola çarpa çarpa bir kuyuya düştüm. sırtıma bir ağrı girdi, galiba birşey saplandı dedim kendi kendime. nefesim kesildi, yoksa basacam kahkahayı. usta bağıra çağıra koştu, çırak bir yandan ip filan kuyuya indiler beni çıkardılar. bir şeyin var mı, hastane ambulans... yok. ufak tefek sıyrık bir iki de eklem ağrısı. nefes almakta zorlanıyordum baya. halen de zorlanıyorum. er geç çıktım yola da eve attım kendimi. iyi miyim, bilmemiyorum. bir iki güne belli olur kırık çıkık ezik büzük olursa da.

    uzatmadan, arabaya binmeden evvel kaputa vurmayı ihmal etmeyelim sevgili insanlar, bilhassa kışın ve soğuk dönemlerde. bir ses, günlerce kulağınızda çınlar da durur -bir zamanlar kış ayında avdayken vurduğum tavşanın sesinin halen zihnimde çınladığı gibi (o andan beri halen elime silah almamışım).
9 entry daha