şükela:  tümü | bugün
  • "apartman çevresinde kedi beslenmesinden rahatsız olan insan" olacak doğrusu. aradım bulamadım, doğru bir başlık varsa uyarın oraya yazayım.

    ankara'dayım, oturduğumuz apartmanın arka bahçesi ile çevredeki diğer 4 apartmanın bahçeleri ortak. bunlardan birisi bahçesini otopark yapmış. otopark olanın diğer apartmanların bahçeleriyle birleştiği yer de çim alan olarak kalmış. yani park ettikleri arabaların arkası. 1 metrelik şerit şeklinde bir yer. bu kadar detaylı anlatmamın bir önemi yok da, demek istediğim o alanın kimseye bir faydası/ zararı yok. buraya o apartmanda evi olan hayvansever bir hanım da kedi evleri yapmış, oyuncak ayı filan koymuş, çok sevimli, çok güzel bir yer olmuş. sokaktaki yavru kedileri besliyor. diğer kedilerle beraber toplam 5 bazen 6 kedi var. ne miyavlıyorlar ne başka bir şey. kimseye hiç bir zararları yok.

    biz de bazen eşimle sokak hayvanlarını besliyoruz. bizi gördüğü bir gün rica etti, tatile gidecekmiş, siz mama verir misiniz dedi. tabi ki dedim. 4-5 gündür her gün garibanların yiyecek ve sularını biz veriyoruz. az önce yine gittik bir de ne görelim? bütün o hanımın kurduğu alan dümdüz olmuş. her şey yok olmuş. iki tane ahşap kedi evi, önlerinde eski bir dolaptan bozma mama yeme yeri, kocaman bir ayı ve küçük peluş yastıklar vardı. hepsini atmışlar. vay vicdansızlar vayy... deli gibi bağıracaktım orada apartmana karşı... kan beynime sıçradı... ya hu bu nasıl bir vicdansızlık, bu nasıl bir insafsızlık... ankara'yı kaç gündür sel götürüyor, deli gibi yağmur yağıyor... kedicikler oraya sığınıyorlar, orada mamalarını yiyorlardı... ne istiyorsunuz garibanların evinden... allah da sizin evinizi başınıza yıkmasın... inancım gereği beddua etmiyorum, ama allah'a havale ediyorum bu vicdansızları...

    bu nedir arkadaşlar benim kafam aklım almıyor. annemin oturduğu semtte de kedilerden rahatsız oldukları için zehirli mamalarla garibanları zehirlemişlerdi. bir insan kedi beslenmesinden, kedinin varlığından nasıl rahatsız olabilir? hani köpek deseniz bir şekilde anlayabilirim de kedinin hangi zararı hangi rahatsızlığı var? hayvanın verebileceği en büyük rahatsızlık çiftleşme aylarındaki bağırışmalar olabilir ki, o da şehrin gürültüsü içinde sivrisinek sesi gibi kalır... bir insan apartmanın arkasında beslenilen kediden nasıl rahatsız olabilir, lütfen rahatsız olan birisi varsa yazsın da bilelim... anlamıyorum anlayamıyorum...

    edit: yazılan entrylerin hepsini okudum. motorunun üzerine kedi işeyen arkadaş dışında şikayet edenlerin hepsi haksız. bir de gerçekten 30-40 tane kedi rahatsızlık verebilir. ama bizim burada bahsettiğimiz herkesin sokakta beslediği 2-3 bilemedin 4-5 kedi. hastalık meselesi de şöyle; kedi sizi ısırmadıktan veya yaladığı pençelerini sizin derinizin altına sokmadığı müddetçe hiç bir şekilde kediden insana bir hastalık geçmez. kedinin kakasını ve çişini yaptığı sebzeleri(şehir ortamında!!!) yemediğiniz sürece size bir hastalık geçmez. pire veya bit de geçmez. köpekten de geçmez. bunlar ayrı cins pirelerdir ve kedi piresi sadece kedi üzerinde yaşar. sizin üzerinize gelse de sizin üzerinizde durmak istemez, çoğalamaz, yaşayamaz, bir süre sonra uçar gider. çocukluğum da dahil olmak üzere hayatım boyunca kedi saldırısına uğramadım. köpek çok kovaladı, dizimi yardım kaçarken, ki köpekleri de çok severim, korkmam, ama kedi tarafından hiç bir zaman kovalanmadım. akrabalarım var kedi fobisi olan, yanlarına bile yaklaşamıyorlar, neden diyorum efendim küçükken kedi saldırmış. acaba sen ne yapmıştın da kedi saldırmıştı? kedi bir insana neden saldırsın? tek bir istisnası var o da yavrularını korumaya çalışan anne kedi. kedileri kuyruklarından tutup sallayan çocuk çok gördüm. kedi bir pençe atsa manyak olan kedi olacak.

    şunu da söylemek istiyorum, köylü veya köy ortamından gelen anadolu insanı dediğimiz insanların, aranızdan bazılarının çomar dediği(çomar da kime deniliyor onu tam anlmıyorum) bir kez bile hayvanlara karşı bir vicdansızlığını görmedim. bir kere kedi bizim dinimizce sevilen, mübarek görülen bir hayvandır. hz. muhammed(s.a.v.)'in de kedi beslediği bir gün kedisi uyuduğu için ve onu uykusundan uyandırmamak için hırkasını kestiğini 5 yaşımdan beri bütün aile büyüklerimden dinlerim. küçükken kedi sevmeye pis diye erindiğim vakit günde 5 vakit namaz kılan rahmetli anneannemin "sensin pis, kedi pis olur mu hiç" dediğini bilirim. size kaynak ararken farkettim ki, kedinin içtiği sudan abdest dahi alınabilirmiş, o derece islamiyet kediyi "temiz" kabul ediyor. herhangi bir türbeye gidin, mutlaka etrafta kediler görürsünüz. bir çok evliyaların kedileri ve kedilerle ilgili menkıbeleri vardır. ebul-vefa hazretlerinin dergahında da çok sevdiği kedisi için küçücük bir mezarı vardır. bir çok evliya da kedisi ile gömülmeyi vasiyet etmiştir(sünni ve müslüman evliyalardan bahsediyorum yanlışlık olmasın!!!).kediler mübarek hayvanlardır. yani kedi ve islamiyet ile ilgili o kadar çok kaynak var ki merak edenler şuna bakabilir şimdilik

    http://www.haber7.com/…islamda-ozel-bir-hayvan-kedi

    bu vicdansızlığı yapanlar kimler? köyden şehire(veya ilçelere) gelen sonradan görme görgüsüz, sevgisiz, ahlaksız ve en önemlisi "allah"sız tipler. eğer bunlara çomar diyorsanız, değil çomar daha fazlasını da hak ediyorlar. ama yurdum insanı standart müslüman anadolu insanı genel olarak hayvanlara karşı vicdansızlık yapmaz. hiç birisi asla yuva yıkmaz. kuş yuvası bile olsa yıkmaz. çünkü bilir ki ahirette bunun cezası çok büyüktür. bu insanlar hayvanlarla çok haşır neşir olmazlar ama onlardan rahatsız da olmazlar. işte kendini müslüman olarak görenler; eğer allahınız kitabınız varsa ve bunlara iman ediyorsanız evcil hayvanlara eziyet etmeyin! yardım etmenize de gerek yok, yardım edenleri rahat bırakın yeter.
  • göttür. evet arkadaşım bunun başka açıklaması yok! kısa ve öz "göt". yıllardır kedi beslerim, çocukluğumdan beri, bir sürü kulaktan dolma bilgi, saçmalıkla bizi eleştiren, çocuklarımız doğacağı zaman "atacaksınız değil mi?" diye soran eş ,dost, akraba dünya kadar insana anlatmaya çalıştık böyle bir şey olmayacağını. yıllarca müstakil bahçeli evimizde hem evde hem bahçede beslediğimiz kedilerimiz oldu ve bu bahsettiğim muhit oturduğumuz ilin maddi olarak en üst seviyedeki insanlarından oluşan bir yerdi. ve her türlü pisliği yaparlar(zehirlerler, arabayla ezerler) hatta bazen bunu tartışma-kavga aşamasına getirenler bile olurdu. neymiş efendim kediler bahçelerine işiyip sıçıyorlarmış? nereye sıçsın sayın amk? bu bahsettiğim insanlar her sene çocuklarına cins bir köpek alıp her yazın sonu bu köpekleri barınağa bırakan üst düzey hayvanseverlerdir. lafa gelince hemen bundan bahsederler. sizin seveceğiniz hayvanı!!! sizi kim sevsin be!
  • hayvan beslenmesinden rahatsız olan insan olarak genellenebilir. kapının önüne su, mama, kemik konulmasına olumsuz yaklaştığı gibi bizzati kendi cam kenarıma güvercinler için koyduğum ekmek kırıntılarına da karışmaktadır. lakin dikkate alınmamaktadır. allah onun evine ateşler salsın. aç kalsın da anlasın. *
  • ne yazik ki her apatmanda bulunan insanlardir. neymis cocuklari mikrop kaparmis.

    ayrica kardesimi evden cikarmakla tehdit etmis ev sahibi.
  • var boyle insanlar neymis efendim kalan mamalara karincalar geliyormus bunlar kendilerinden baska canli turunu kabullenemiyor sadece kedi degil ki mevzu.
  • sokak hayvanlarını beslemeye başladığınızda her daim bu tarz insanlarla karşılaşacaksınız ne yazık ki.
    bildikleri tek cümle de "bunları buraya siz alıştırdınız".
    kediler, köpekler güvenli olduklarını düşündükleri bir yer bulup orada yavrularını doğuruyorlar ve zamanla benimsiyorlar o bölgeyi.
    apartmanın önünde boş arazi var, ben oraya taşındığımda orada köpekler vardı 5 tane.
    ve beslemeye başladım.
    o andan itibaren de apartmandakilerle düşman olduk.
    öyle vicdansızlar ki koyduğum su kaplarını atıyorlar.
    su kabının sana ne zararı olabilir?!
    direğe bağlıyorum kesiyorlar.
    en son çimento ile yaptım çanak gibi, tahliye deliği bile koydum.
    adam balyozla kırmış.
    adam yazdım ama insan bile değil böylesi.

    şimdi de biraz ilerideki boş arazide 10 tane yavru kedi var.
    onları besliyorum.
    insanların yardım etmelerini falan geçtim artık, bari yapana engel olmayın.
    yine su kapları toplanıyor, tekmeleniyor.
    nasıl vicdan var bu insanlarda anlamak mümkün değil.

    ayrıca belediyeler tarafından hayvanların toplanıp götürüldükleri yerleri, rica ediyorum ziyaret edin.
    gidin bakın, kendi gözlerinizle görün.
    hayvanların kemikleri sayılıyor.
    manzara içler acısı.
    o bölgelerde de imkanınız varsa besleme yapabilirsiniz.
  • insan değildir, orul orul orospu çocuğudur.
  • bu tarz ruh hastalarını ancak inadınızla bezdirebilirsiniz. mama kabı su kabı vs tüm gereçlerinizi en dandik ve yenilenebilir ürünlerden seçerseniz her attıklarında yenisini koyarsanız bir süre sonra onlar atmaktan bıkacaktır. iyi insanlar kötülerden daha inatçı olmalı, ben ancak böyle sonuç aldım.
  • bencilliğinin ve saçmalamasının sınırlarını kestirmenin güç olduğu insandır. insandan on kat temiz, hayatı kendisini yalayarak geçen, çoğu insan görünce minik başıma bir şey gelir diye korkup kaçan, en sokulganı dahi - restoranlar hariç - sen pas vermezsen sana kolay kolay yaklaşmayan garibandan ne ister bu insan soylular anlamam ki! bahçene çiş, kaka mı yaptı? sanki sabahtan akşama aynı yere kakasını yapıp dağ yapıyor hayvan kafaya gel.

    bakımsız, pis bir kedi görürseniz de anlayın bakımsızlıktan tükürük bezleri çalışmadığı için kendisini temizleyemiyordur zavallı.

    bir de kediden korkan tipler var. kazık kadar olmuş hala ana babasının çocukken iyi halt edip yarattığı hayvan düşmanlığı - korkaklığından sıyrılamamış. kedi sana ne yapabilir ki akıllım köpek balığı mı ayağını koparacak? saçma sapan korkuları olan insanlarla genel olarak bir alıp veremediğim yok, benim de saçma bir fobim var ama yersiz korkuları yüzünden başka hayvanların yaşam hakkıyla - alanıyla oynayan, beslenmesine karışan böylece ona doğrudan veya dolaylı zarar veren tiplerin ağzına kürekle vurasım geliyor.

    balık restoranına gidersin, pisiler gelir masanın yanına miyav miyav yalvarır, gözünün içine bakarlar, sen ağzını şapırdatarak yiyip onun açlığını göremeyecek kadar bencil, zalim, kötü kalpli ve duyarsız olabilirsin ama yan masadan birisi yere birkaç parça atar, hemen çemkiren, çığlık atan bir virüs çıkar ortaya. besleyen insanı da saygısızlıkla suçlar bu faydasızlar üstelik. senin saçma sapan korkun yüzünden dünyayı mı durduralım? sen önce küçükken beynine implant edilmiş ve büyüsen de taşımaya devam ettiğin yersiz korkularını yenmek için bir adım at da, yanında senden başka ve sana zarar veremeyecek bir hayvanın karnını doyurmasından rahatsız olma, doğasından kopmuş gitmiş ara tür.