şükela:  tümü | bugün
  • şu sıralar baş koydum buna. alman disiplini uygulama kararı aldım, bu hafta sonu kampa sokuyorum bizimkini. program şöyle:

    08:30: kalkış, evde sabah turlayışı
    09:00: kahvaltı (mama, yogurt, süt)
    09:15: debelenmesi kudurması için 45 dakika fri taym
    10:00: pokuyla oynamama ve kumu dışarı çıkarmama eğitimi
    11:00: gönül alma (böcek hareketi*)
    11:20: mutfakta yemek hazırlıyormuş gibi yaparken omza çıkmama (bacaklara asıldığında hemen yere eğilip "hayır, bunu yapman hoşuma gitmedi" bakışı)
    12:00: yemek, fri taym
    13:00: yatakta uyuyan bir insanın kulağını ısırmama, bacağını kemirmeme eğitimi (kararlı şekilde "hayır" deme ve "bunu yapmanı sevmiyorum" bakışı)
    14:00: cırmalama kulesi ve topla daha fazla vakit geçirmesini sağlamaya yönelik eğitim (legal coşma)
    15:00: uykuya teşvik (yatağa doğru bastırma)
    17:00: kalkış, yarım saatlik fri taym
    17:30: mutfak tezgahına ve masaya çıkmama, lavabonun altındaki dolaba girmeme eğitimi ("bunu keşke yapmayaydın a kızım!?" bakışı ve hırçınlaştığında yüzüne su sıçratma suretiyle şartlama)
    18:30: pok ve kum eğitimi (tekrar)
    19:30: camlara çıkmama, çıksa da düşmeme eğitimi (cama çıktığında “böyle davranarak beni çok üzüyorsun” bakışı ve tekrarlı olarak “hayır” deme. gerekirse camdan sarkıtma suretiyle yükseklik korkusu aşılama)
    20:00 akşam yemeği (sadece mama)
    20:30: yemek sonrası gönül alma (böcek hareketi x 10 tekrar)
    21:00: istiklal marşı ve kapanış

    * kedinin sırt üstü yatırılıp elle hafifçe bastırıldığında ele var gücüyle sarılıp kamburunu çıkararak yaptığı parmak kemirme hareketi.
  • balkon demirine çıktığında düşecek diye korkumdan öyle bir çığlık atıyorum ki "buraya geeeeeğğlll!" diye. koşarak geliyor yavrum.
    (bkz: çocuğuna bağırarak eğitim vermek)
  • gayet mümkündür.

    öncelikle kedilerin insanlardan ve diğer evcil hayvanlardan farklı olduğunu kabul etmekle başlamanız gerekiyor. ne insan gibi laftan anlarlar, ne de köpekler gibi emir, komut ve ödülden anlarlar.

    ek olarak kedinizi kedi gibi sevmek yerine, bir birey olmuş oğlunuz/kızınız gibi sevmek çok önemlidir. içeride sevdiği koltukta yatıyorsa, onu kaldırıp, salonda yanınıza almayın. yattığı yerde sevin, bırakın. o sizle oyun oynamak için sevdiği oyuncağı getiriyorsa, 5-10 dakikanızı ayırın, oynayın. bir şeyi yapmak istemiyorsa, kesinlikle yaptırmayın. her gün mutlaka onun sevin, onunla oynayın. bir evde siz kendi kafanıza göre, o kendi kafasına göre takılmasın. kısaca istekleri ve huyları olan çok sevdiğiniz bir arkadaşınız veya can dostunuz gibi gibi davranın.

    bir kediye nasıl yaklaşılması gerektiğini anladıktan sonra, kedileri dilediğiniz şekilde eğitebilirsiniz. ilk olarak kedilerin anladığı dilin stabilite olduğunu bilmek gerekiyor yani sabit olmaktır. aynı durumda iki farklı tepki ile karşılaşırsalar kafaları karışıyor ve düzene girmiyorlar.

    şöyle ki, bizim kedimizin sehpalara-masalara çıkmasını istemedik. mutfağa girmesini de istemedik veya herhangi bir yeri tırmalamasını ve çekiştirmesini de. kısaca efendi bir kedi olsun istedik. bu yüzden küçüklüğünden beri yukarıda saydığım hareketlerden herhangi birini yaptığı zaman öncelikle bir "shhh" ile uyarı verip, devam ederse poposuna ufak bir şaplak vurdum. küçük olmanın da verdiği yaramazlıkla belki hepsini bir 10-15 defa yaptı, sonra o da alıştı. artık es kaza ayda yılda bir yaramazlığı tutup da yaparsa "shhh" sesini duyması onun için yeterli.

    bizim evde balkona mutfaktan geçilerek çıkılıyor. kendisi de soğuğu seven bir kedi olarak balkona çıkmayı seviyor. yalnız bir problem var. mutfağa girmesi yasak. bu durumda mutfağın içinden koşa koşa geçip, balkon kapısının yanında dikiliyor ve bekliyor. kapının açılması ile birlikte fırlayıp, iki nefes alıyor hayvan. onu yalnız başına balkonda bırakmak istemediğimizden bizim balkonda işimiz bittiği zaman içeri girmesi gerektiğini öğretmek gerekti. onu da parmak şıklatarak öğrettim. önceleri içeri girmesi için kulağının yanına kadar yaklaşıp, parmak şıklatıyordum, geçmezse biraz poposundan ittirip öyle sokuyordum. o da öğrendi, şimdi 2 kere parmak şıklattırmam yeterli oluyor. duyar duymaz koşa koşa mutfağı yine transit geçip koridora gidiyor.

    keza kediler gece aktif olan hayvanlar olduğu için sabahları bizi uyandırmamayı da öğretmek gerekti. ilk başlarda sabahın 4'ü, 5'i gibi uyandırıyordu. öncelikle mama saatlerini sabah 4'te fazla enerjisi olmayacak şekilde ayarladık ve sabahları bizi uyandırdığında odadan dışarı çıkartıp, üstüne kapıyı kapattık. hormonların en yoğun olduğu yatak odasında kalabilmek için sabahları bizleri uyandırmaması gerektiğini öğrendi.

    bu arada kedinizin poposuna vurduktan sonra hareketini düzeltmesi ardına onu sevmeyi unutmayın. ona "bak yanlışında sevmediğin bir şey yapıyorum, düzelttiğin zaman da seni seviyorum" mesajı verin. zaman içerisinde sizin sevginize ve ilginize istinaden yanlış hareket yapmaktan kaçınacaktır.

    açıkça söylemek gerekirse bizim oğlanın huyu da güzel çıktı ama huyu güzel olmasa dahi her kedi eğitilebilir. ister sokak kedisi olsun, ister cins kedi, eğitim iyi bir disiplinle mümkündür.
  • ana dilde olacaksa neden olmasın? miyav miyav diye diye eğitirsiniz artık.
  • anlatılanlar güzel ancak her kedi için mümkün değildir. tüm kedilerin huyu suyu farklıdır. bence onlar bizi eğitiyor.
  • insanlardan korkmayi ogretmenize gerek yoktur. kediler bu konuda kopeklerden farkli olarak kendileri cabuk ogreniyor bu olguyu zaten.
  • kedi, kafasına göre bir hayvandır eğitmek pek mümkün değildir ama o kısa sürede size gerekli eğitimi verir, huyuna gitmesini öğrenmek zorundasınızdır.
  • bizimkiler bahçeye çıkmayı çok seviyor, ama komşunun bahçesine geçmeyi daha da çok seviyorlar. komşunun bahçesine yaklaştığı anda bahçe hortumu ile fazla ıslatmadan inceden su fışkırtıyorum hemen vazgeçiyor. başarılı olunca ufak bir mama veriyorum. bahçede bir de semaver var devrilirse son derece tehlikeli olabilecek bir alet, onun da etrafında dolaşmamayı öğrendiler. ödül mama ile herşey halloluyor.
  • kedilerin mama saati olmaz geri kalan yöntemler eğitim değil "aman şimdi bozmayayım" hareketidir. siz evde yokken mutfak kapısını bi açık bırakın bakalım neler oluyor o mutfakta.

    şimdiye kadar kediler ile ilgili deneyip başarılı olan tek yöntem "meraklarını gidermek". bunun videoları var kedi eve gelen her şeyi merak ediyor 10-15 saniye koklatarak bu durumu ortadan kaldırdıktan sonra kedi ile ilgili mesele yok.

    kedilere ne öğretirseniz öğretin siz arkanızı döndüğünüzde yapar. genellikle kediler insanla baş edemeyeceklerini bildikleri için insanla çekişmeye girmezler.
  • yavru kedi eğitmek gerçekten zor ve sabır istiyor. benimki yaramaz mı yaramaz 2,5 aylık bir erkek. ısırma huyundan vaz geçirmeye çalışıyorum. yüksek sesle hayır demek bir süre etkili oluyor ama sonra unutuyor yine yapıyor, hadi baştan...hırslanıp tekrar tekrar ısırmak istiyor o zaman ben de taşıma çantasına kapatıyorum.
    buyur diyorum f tipine, cezalısın. tabi 15 dk sonra af çıkıyor kudurarak kutluyor beyefendi.
    kedi eğitirken çok kararlı olmak gerekiyor bunu öğrendim :)
    yükseklik korkusunu aşıladım biraz sanırım yine de camlara sineklik yaptırdık önlem olarak.
    sokak kapısı açılınca fırlayıp dışarı çıkıyor yani gidip almasam geri gelmeyecek öyle bir gidiş. buna çözüm arıyorum şimdi. bilgisi olan yeşillendirsin lütfen.
    sürekli endişe halindeyim. hep bir şey mi oldu olacak diye gözüm üstünde. dışarı çıkarken maksimum güvenlik şağlıyorum evden öyle çıkıyorum. yaş mamaya deli oluyor kuru mamayla arası yok. veterinere kalsa bırakın aç kalsın bir şey olmaz diyor ama ben ikna olmuyorum.
    analık çok zor :(