şükela:  tümü | bugün
  • benzer bir başlık aradım epeyce ama bulamadım, daha önce benzeri açılmışsa şimdiden affola...

    kedi sahiplerini kara kara düşündüren bir konu hakkında kendi deneyimlerime dayanarak bilgi verme amaçlı açtığım başlıktır.

    bir yaşındaki kedimle ilk kez uzun bir araba yolculuğuna çıktık ve döndük. yola çıkmadan önce veterinere ve deneyimli kedi sahiplerine epeyce danıştım. kediye zarar verecek şeylerden kaçınmak için. merak eden, aynı deneyimi yaşayacak olanlar olabilir diye düşünerek gidiş dönüş yolculuğumuzu kısaca anlatacağım.

    benim kedim arabayla taşıma kutusunda veterinere giderken bile (aşağı yukarı 10 dk. yol) avaz avaz bağırıyor. bir keresinde üstünü örtüyle örttüm değişen hiçbir şey olmadı. istanbul-çeşme arasını nasıl gidip gelecek diye kara kara düşünmeye başladım. sonra birtakım hazırlıklar yaptım.

    birincisi arabanın bagajını kabinden ayıran bölme... araba station wagon, tek başıma gideceğim için kediyi bagajda açarım, o arkada ben önde mutlu mesut gideriz dedim. bu bagaj bölme aparatlarının orijinalleri çok pahalı 350-450 tl aralığında. ben bauhaustan plastik bahçe çiti alıp plastik kelepçelerle sağa sola tutturdum.

    ikinci tedbir, kediye sakinleştirici ilaç: sedapet... veterinere danışarak kediyi yolda sakin tutmak için sedapet sakinleştirici aldım.

    ve yolculuk başlar...

    kediyi öncelikle taşıma kutusunda bagaja koydum ve dışarı salmadım. feribotta yanında oturdum, sakin tutmaya çalıştım. sedapet'i de vermedim. yalova-bursa arasını, istanbul'da veterinere gidişimiz gibi sürekli bağırarak geçirdi. tam kutudan çıkarmaya karar vermiştim ki, bir baktım miyavlama aralığı açılmaya başladı. bir süre sonra yolun engebesi, ani hareket, viraj alma gibi şeylere tepki göstermeye başladı sadece. bu beni cesaretlendirdi. kutuda tutmaya karar verdim. izmir'e yaklaşırken bu viraj, engebe vb. tepkiler de iyiden iyiye azalmaya başladı. izmir çeşme arasında ise kediden hiçbir ses çıkmıyordu. sonunda endişelenip otoyolda durup bagajı açıp baktım, kedinin başına bir şey mi geldi diye. her şey yolundaydı, sakince duruyordu.

    dönüş yolculuğu...

    gidişten aldığım cesaretle bagaj bölmesini söktüm, eşyalarımı yine arka koltuğa kediyi bagaja koydum. yazmayı unuttum, gidiş yolculuğunda da bagajda kedi kutusunu başka eşyalarla sıkıştırmadım. kedi kutusu dışında sadece soğutucu kutu vardı. dönüşte farklı bir şey yaptım sadece, kediye alaçatı'dan yeni bir taşıma kutusu aldım. gelirkenki kutu hani var ya, altı siyah üstü renkli plastik tipik kedi kutusu oydu. acıdım kediye ufacık kutuda saatlerce yol gitti diye. içine köpek sığabilecek büyüklükte açık renkli ferah bir kutu aldım. dönüş yolculuğunun da ilk anlarında kedi epeyce miyavladı. ama bu kez gelişte saatler süren adaptasyon kısa sürede sağlandı. yaklaşık bir saatte sadece yol şartlarına tepki verir oldu. sonrasında ise ara sıra ses vererek sakince yolu tamamladı.

    yani diyeceğim o ki, sedapet kullanmadan ve kediyi kutusundan hiç çıkarmadan uzun sayılabilecek bir yolculuğu tamamladık. bu deneyimi ilk kez yaşayacaklara sabırlar ve başarılar dilerim.
  • bir süre sonra acıyıp da dışarı salarsanız arka pencerenin önüne geçerek çatır çatır tuvaletini yapabilir, uyarmış olayım. o gün arkamızdaki arabadaki adam ne düşündü halen merak ederim. farları yakmışsın ve önündeki arabanın arka penceresi önünde kedinin biri popoyu kaldırmış sıçıyor.
  • kutuya koymaya kıyamayan kedi sahipleri vardır ki ben onlardan birisiyim, birisi tutmadıkça tek başına kediyle serbest yolculuk yapmak oldukça zor. dikkat dağıtacak her şeyi yapıyorlar. kucağına oturmaya kalkar, direksiyona atlar, ön konsola çıkar, pedallerin oraya inmeye çalışır uslu durmaz. yola çıkıldığı an çok miyavlamasına rağmen, bir süre sonra adapte oluyorlar. tuvaletlerini kendi alıştığı yerler olmadıkça yapmadı benimkiler. yem yemek konusunda ise ağzına zorla bir kaç tane hazır mama verip şişe kapağıyla da su içirmek dışında bir şey yiyip içmiyorlar.

    sakinleştirici ilaç hiç denemedim, denemeyi de düşünmüyorum. yazık hayvanlara.
  • sanildigindan daha sorunsuzdur.

    ota boka 'sakinlestirici verin' diyen veterinerler var maalesef, bizim veterinerimiz ucakla yolculuk icin bile sakinlestirici onermiyor, sakinlestirici vermek yerine sürekli onunla konusabilir, sevdigi sarkilari dinletebilir, arada bir yerlerde durup sacini oksayabilir, gidiyi opebilir, su icirebilirsiniz. uzun yol icin kedinize sakinlestirici vermek uzun yol icin cocugunuza sakinlestirici vermek ile aynı sey, iki kedimiz var hic sakinlestirici vermedik yol icin.

    uzun yolculuk esnasinda kedilerin uzun sureler kakasini cisini yapmadan durabildiklerini soylemisti veterinerimiz, stres altindayken kaka, cis yapmak istemezlermis, yemek yemek de istemezlermis, kendisinin de 5 kedisi oldugu ve surekli araba yolculugu yaptigindan sozune guvendim ve uzun yolumuza ciktik. 2 saatlik araba, 45 dakikalik feribot, check in islemleri dahil 4 saatlik ucak yolculugu boyunca tum israrlarima ragmen ne yemek yemis ne cis, kaka yapmistir kizim. ucaktan sonra evimize gelirken arabada kafesten cikardik, babaannesinin kucaginda oksanarak sevilerek, camdan baka baka eglendi. bu sirada da yemek yemedi tabii. eve geldigimizde bir sure daha bekledi, yarim saat kadar sonra tirrss tirss diye kum sesini duymamizla icimiz rahat etti.

    bunun disinda annem de ben de tedavi icin surekli baska sehire gidis donus 1 saatlik yolculuklarla kedi goturup getiriyoruz, tek karsilastigimiz sorun ilk yolculukta kizlardan birinin cok heyecanlanip kusmasiydi. sonralari daha rahatlardi. eger sizin kediniz stresle basa cikabiliyorsa, yemek yemek isteyebilir, tuvalete gitmek isteyebilir ihtiyaclarini daha sik kontrol edebilirsiniz.

    yolculuk esnasina kedinin agzini kopeklerin yaptigi gibi acip, dilini disariya cikartip nefes almasi stres belirtisidir, gorurseniz korkmayin, tasima kafesine elinizi sokup bol bol sevin. nefesinde bundan farkli bir degisim gorurseniz veterinerinizi arayiniz.
  • bir kere bu hataya düştüğüm tehlikeli durum.

    kısa mesafe aydın-kuşadası ( 60 km ) dedim kafesini yanıma almadım. ilk başlarda pustu bir köşeye kıpırdamadı bir süre. akabinde ortakları geçtikren sonra rampa yukarı yapıştırmışım arabayı. virajları dönmeye başlayınca tırstı ve fren pedalının altına girdi. ne yapacağımı şaşırdım. allahtan rampa yukarıydım da gazı kesince araç yavaşladı çıkarttım yan koltuğa koydum eve kadar da orda pinekledi. dönüşte tasma takıp bağlayacaktım arka koltukların oraya da kıyamadım.
  • biz siirt'ten aydın'a taşımıştık kedimizi, üstünden 20 yıl geçmiş. o zamanlar kedi kutusu falan yoktu, normal karton kutuya yatak yaptık, rahat uyusun diye. ama içine koymadık kutunun, zaten kedimizde inatla girmedi içine, uykusu gelince arka camın orada uyudu. babamın amacı bir yandan tarihi ve turistik yerleri gezmek olduğu için; en çok araçta kedi gören turistleri şaşırttı.
    yol boyunca kediyle iki sıkıntı yaşadık; birincisi alanya'nın virajlı yollarında kusmuştu (gerçi hepimiz kustuk herhalde orada), ikincisi de bir ara babamın yanına gidip gaz ve fren pedallarının orada uyumak istedi; iyi ki yol sakindi, bir kazaya sebep olmadı.
    kediler çok ilginç hayvanlar cidden, her yere anında uyum sağlayabiliyorlar.

    edit : işin tuvalet kısmını nasıl çözdük hatırlamıyorum.
  • tuvaletle ilgili yazılanlar olmuş ben de bir ilave yapayım. gidişte de dönüşte de yaklaşık 9-10 saat tuvaletini yapmadı. kutunun dibine tek kullanımlık rulo bezlerden açıp sermiştim. kusar ya da tuvalet ihtiyacı olur diye ama hiç olmadı. yol normalden uzun sürdü zira, hızlanınca kedi radar gibi 90 km/s'nin üzerine tepki verdiği için uzun süre en fazla 90 ile gidebildim. ama dönüşte feribot yakalama telaşıyla hızlanmak zorunda kaldım. ona da alıştı.
  • challenge accepted diyor ve kisinev-istanbul yolculugumda * kedimi arabayla goturmeyi planliyorum. butun evraklari, asilari tamam. bizim tontik de 5-10 dakikalik veterinere gidisinde ortaligi ayaga kaldiranlardan, bakalim nasil olacak. tuvalet sorun olmaz denilmis, umarim oyle olur. gumruk kapilarinda sorun yasar miyiz bilemiyorum, sonucta 4 gumruk gececegiz. onerisi olan yesillendirsin hele.
  • çok sallanırsa arabada, kusuveriyorlar hemen. o yüzden altına bir şeyler sermede fayda var.
  • bizim kedi bizden önce arabaya kuruluyor, hiç bir şey yapmıyoruz. arkaya kumunu koyuyoruz biraz mama biraz da su. sonra gel keyfim gel. hatta her gün kaka yaptığı saatte arabada olursa rutinini bile bozmaz. çatır çatır yapar.