şükela:  tümü | bugün
  • pişmiş tavuğun başına gelmeyecek şanssızlıktır.
  • pişmiş tavuğun başına gelebilecek bir şanssızlıktır.
  • pişse de pişmese de her türlü tavuğun başına gelebilecek bir şanssızlıktır.
  • tavuk filan bilemem ama sokak hayvanlarına kötü davranan lavukların başına gelmesini dilediğim bir şansızlıktır
  • biziz bu.. çok mağduruz.

    zemin kattaki evimize sitede bulunan sokak kedileri arada uğrarlar. biz de eşimle iki hayvansever olarak onları ağırlar; mamalarını, sütlerini verir biraz da sever göndeririz. son iki haftadır durumumuz bu şekilde..

    bu arada belirtmem gerek benim uzunca bir süre baktığım kedim yeni vefat etti. bir de charles cavalier köpeğimiz bulunmakta, fakat iki aydır yazlıktaki ailemizin yanında kendileri. bu yüzden evimize giren kedilere verilecek mama ve sevgi bol miktarda evde bulunmakta..

    bu arkadaşlardan bir tanesi gayet kibar. gelir, mamasını yer, kendisini sevdirir, yanımızda uyur ve gider. pek de severiz kendisini. diğeri ise isyankar. cazgır mı cazgır. mama nerde diye gelir, mamasını yer, etrafı kolaçan eder, bizi tedirgin edip gider. ama karşı da çıkmayız misafirliğine.

    ve fekat dün bu güzelim saadet yıkıldı a dostlar..

    sevdiğimiz kedi eve gelmiş, salonda mamasını yiyor mutlu mesut bir şekilde. aynı esnada mutfağın penceresinden diğer cazgır arkadaş (kendisinden tekir diye bahsedelim bu dakikadan sonra)eve giriyor ancak evde bulunan dört kişi de durumdan habersiz. gayet de neşeli bir ortam var. tekir isimli şahıs salona girer ama o da ne.. ağzında bir nesne, ölü gibi.. tabi bir bağırış çağırış.. tekir kaçar diğer kedi arkadaş kaçar. tekir odalardan birine girer. meğerse yavrusunu getirmiş ağzıyla, bizim odalardan birisini istemekte.

    şimdi bu noktada biz gayet ılımlı bir şekide mutlu bir şekilde arkadaşa yaklaştık. dedik güvenmiş gelmiş evimize. ne güzel.. heyhat durum öyle mi.. odaya koyduğu yavrunun ardından bizi salona püskürttü tekir.. öyle bir püskürtme de değil. bildiğin saldırıyor. ısırmalar tıslamalar pence darbeleriyle oraları buraları parçalamalar. olabilir tabii annelik iç güdüsü ama salonda 4 birey sindi kaldı. tekirin hedef bu değil ama. hedef direk eve yerleşme ve bizi kapı dışarı etme.. ortamın güvenliğini sağladıktan ve evde bulunan diğer kediyi de kapı dışarı ettikten sonra arkadaş diğer yavrusunu da getirmeye gitti. hayır akıllı uslu dursa getir bakalım 2 3 hafta ama nerde. hem getiriyor hem saldırıyor. yavru kediyi alıp dışarı bırakmak zorunda kaldık. görsün diye de baya bir uğraştık. hatta dedik şunlara bir de yuva yapalım sıkıntı çekmesinler. ama hiçbirşeye izin vermiyor.

    bütün akşamı pencere kapalı oturarak geçiren aile bireyleri olarak bir süre sonra oluşan pişik ve yanma hissinden mütevelli pencereyi açtık. tekir kedimiz eve geldi yavrusuz bir şekilde etrafı kolaçan etti ve eşime de saldırarak ortamı terk etti. eşim de tekirin anne olmasından dolayı vicdanen ve duygusal olarak rahatsız, hassas.. birşey yapmak da istemiyoruz.

    gece tekrar yaptığı ziyarette birşeyler verelim yavrucaklar aç kalmaısn dedik salam verelim istedik ama salamı görmesiyle azla yetinmeyip hepsini almak için saldırdı. bizi de parçalayıp yemeği yedi... sonra gel hadi sev beni moduma büründü ve kendisini o sevme eylemi sırasında dışarı atmak zorunda kaldık..

    sabaha kadar bu vicdan muhakemesiyle uyuyamadı eşim. duygusal kadın ne de olsa. serde annelik iç güdüsü var. sabah 6 gibi farkettik ki tekir tası tarağı toplamış yatak odasındaki pencerenin önüne gelmiş miyavlamakta. yemek için çocuğunu kullanıyor açız ekmak virin su virin açız allahsızlar modunda takılıyor. ama nasıl takılma. çocuğumu keserim ben modunda. yani çocuk mocuk umrunda değil. bildiğin çomar..

    yemek vermeyi kestik..köpeğimizi acil olarak olayların önüne geçebilmesi için istanbula davet ettik. sonuçta evimizin direği o.. çok mağduruz..
  • yaşayan bilir, zombi gibi tırmanıyorlar
  • bir daha kediye de, kedi sevmeye de tövbe ettirir. ayrıca, kedi ailesinin en küçük ferdi olması pek bir şey değiştirmemektedir. babadan oğula nesil bunlar.
    arkadaşımın evine misafirliğe gittim. kedisi var. eve girmemle kedi beni koklamaya başladı. ayağımın dibinde beni takip ediyordu. ben anladım bir pislik çıkacağını. okşamak istedim. birden saldırmaya başladı. ayağımı tırmalıyor ve ısırıyor. bir de akla ziyan bir şekilde haykırıyor. çığlık çığlığa evin içinde kovalamaca oynuyoruz resmen. arkadaşım ve abisi ayırmaya çalışıyor. tam kurtuluyorum geri yapışıyor. rüyamda görsem inanmazdım. avına saldıran kaplan gibi hırçın bir şekilde beni öldürmeye çalışıyor. travmatik bir ortam oldu. ayağımı parça parça etti. ayırırken onlara bile saldırdı. zor bela başka odaya geçip kapattım kapıyı. ne olmuş bu kediye, neden böyle saldırgan dedim. evi kendi mekanı benimsemiş, yabancı biri gelince böyle yapıyormuş gibi bir cevap aldım. her misafire saldırıyormuş öyle. ama normal değil bence. bir sürü ev kedisi var. niye hepsi böyle davranmıyor.

    işin ilginç yanı bu kediyi biz sokakta bulmuştuk. ölmek üzereydi. eve getirdik birkaç gün bakıp sonra şu an bakan arkadaşıma verdik. kedileri çok sevdiği için daha iyi bakacağını düşündüm. öyle de oldu. şu an yaşamıyordu bile biz olmasak yani. acı çeke çeke ölmüştü. insan onun hatrına saldırmaz bari bana. her neyse. kedilerin nankör olduğunu tecrübeyle sabitleyip ebediyyen veda ediyorum kedilere. benden uzak olsunlar.

    edit: imla.

    edit 2:

    * kedilere nankör dediğim ve bir daha kedi sevmeyeceğim dediğim için kızan "duyarlı" arkadaşlar olmuş. sevgisiz olduğumu, hatta kötü adam olduğumu söyleyenler bile olmuş. bence bunu bu kadar dert edeceğinize, hiç tanımadığınız bir insanın artık kedi sevmemesini neden bu kadar sıkıntı yaptığınızı bir düşünün derim. kimsenin başına gelsin istemem; ama en azından bana saldırırken görmenizi isterdim. bence o zaman bu kadar "duyarlı" olamazdı bazı arkadaşlar. (ayağım iyileşmeseydi fotoğrafını atardım./ olay 8-10 gün önce oldu)
    ben yarın yine aynı durumda bir kedi görsem yine yardımcı olurum, orası ayrı; ama o kadar, alıp da beslemem. birisine veya barınağa veririm. kedileri sevmediğim gerçeğini de değiştirmez bu. o yüzden içi boş "duyar" kasmak yerine, somut bir şeyler yaparsanız dünyaya daha yararlı olursunuz.

    * kediler durduk yere saldırmaz diyenler de olmuş. e zaten ben de normal olmadığını söylemişim yazıda. farklı bir şey söylememişsiniz yani. muhtemelen kişisel bir problemi var ve o yüzden saldırdı. yine de beni onaylama zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim.

    * "saldırdıysa kesin sen bir şey yapmışsındır." cümlesini kuranlar ise muhtemelen ne kadar gülünç duruma düştüklerinin farkında bile değillerdir. çünkü "kediler durduk yere saldırmaz" ile "sen bir şey yaptığın için saldırmıştır" ın arasındaki farkı görememek, sığ ve yetersiz bir beynin ürünüdür. zorlama boş ver. yakma beynini.
  • bir kedi bir sebep olmadan saldırmaz. kesin insan oğlu bir çakallık yapmış ve onu sinir etmiştir. ondan gözüne kestirip gerekeni yapmıştır. var olsunlar.
  • ilginç bi olay.
  • başıma gelen olaydır.

    küçükken psikopat bir kedi çöp tenekesinden üstüme atlamıştı ve 3 gün kendime gelememiştim.