şükela:  tümü | bugün
78 entry daha
  • (bkz: adnan oktar)
  • benim de içinde bulunduğum kümedir. kediler, köpekler, atlar, ayılar, sincaplar ve daha sayamadığım tüm hayvanları sevebilmektir hayvan sevgisi. kediyi sevip, köpeklerden nefret eden, ya da köpek sevip kedilerden nefret eden insanların hayvan sevgisini anlayabilmem de asla mümkün olmamıştır. hayvanları, işine geldiği gibi, kendi sevdiği hareketleri ve özellikleri olduğu zaman seven insanlar için tanımlanabilecek en uygun kelime "bencil" olabilir. kısacası, klişe olarak söylenen "köpekleri çok severim, ancak kedilerden nefret ederim" yaklaşımı, komik ve daha da önemlisi salakçadır.
  • ay evde kedi mi var, ben gelmem o eve diyen tiplerden yeğdirler.

    edit: bu adamlara, ömrünce kapı önlerinde yat inşallah der ve entarimi böyle bitirmek isterim.
  • hayvan sever olmanın feminen bulunduğu toplumlarda yadırganır. ayrıca bu erkek evini bir kadın ile paylaşmaktansa kedi ile paylaşmayı tercih edecektir.
  • yedi buçuk sene evvel, sıcak bir ağustos sabahı saat 6'da annemin zoruyla uyandırılıp arka bahçede geceden beri miyavlayan kediyi aramaya elimde bir kap sütle gittiğim gün başladı sanırım bu sevgi tam olarak. daha öncesinde de kedilerimiz, köpeklerimiz oldu lakin bu kadar içli dışlı olmamıştım, bu kadar uzun süreli olmamıştı. ben ayak bileğime kadar gelen otların arasında sesi gelen fakat kendisini bir türlü göremediğim kediyi ararken kendisi ayağımın üstüne çıkmış, yaklaşık işaret parmağım boyunda bir mahluktu. aldım, eve getirdim. o günden beri de bir kez olsun evden çıkmadı.

    zar zor yürüyen, önünü zor gören, damlalıkla süt içen ufacık bir veletken evde terör estiren bir caniye dönüştü. ama bu hali annemle kardeşime sadece. bana gelince süt dökmüş kediye dönüyor. insan olarak ilk beni gördüğünden midir, o dişi ben erkek olduğumdan mıdır, annemle kardeşimin aksine ona hiç bağırmadığımdan mıdır, en çok ben sevdiğimden midir bilinmez, beni gördüğü anda bütün hırçınlığı yaramazlığı gidiyor. ben dokunur dokunmaz keyfine göre ya mırlamaya başlıyor, ya bi' oyunbazlık bi' cambazlık.

    annem odasından çıkarmak için yarım saat uğraşıyor, bağırıyor çağırıyor, tırmık içinde kalıyor her yeri, ben gelip alıyorum kucağıma sesini çıkarmadan tıpış tıpış geliyor benimle. odamdayken kapıyı tırmalıyor açmam için, hopluyor zıplıyor kapının önünde, kapıyı açıyorum içeri giriyor, salona geçiyorum yine peşimden geliyor. sabaha kadar odamla salon arasında mekik dokusam bu da sigara yakıp peşimden gelecek gibi.

    şimdi yedi buçuk yaşında, karı koca gibiyiz evde. arada kavga ediyoruz, tartışıyoruz. fikir ayrılıklarına düşebiliyoruz ama her seferinde gelip affettiriyor kendini. e nasıl sevmiyim ben bunu?
  • daha da ötesi var;

    (bkz: kedilerin yanında huzur bulduğu erkek)
  • beklentim olmadan sevdim kediyi.
    detaylar için (bkz: #19890943)
  • kedi seven kadınlardan daha çok sevilesidirler. zira duyarlılık ve ince ruhluluk erkeklerde daha bir anlamlı, daha bir çekici. kadınların çoğu zaten drama queen.
    (bkz: bence)
  • zorla eve kedi sokturan insan.sonra da aman nasılsa bakar benim hanım diyip, arkalarını bana toplatan insan
    (bkz: yusuf çetin)
  • bunların sizi kandırmasına izin vermeyin. kedisiz yaşayamam derler, tek başlarına yaşarken evlerine kedi alırlar, uzuuun seyahatlerde size baktırırlar (!), sonra beraber yaşayacağınız ev boyanıyor diye geçici (!) olarak kediyi size şutlarlar, bir bakmışsınız kedi 1.5 yıldır annenizle yaşıyor. e hayatım biz de kedi alalım dersiniz, zinhar kabul etmezler. yaaani yemeyin bu kedi seviyorum ayaklarını. (bkz: o kendini biliyor)
1801 entry daha