şükela:  tümü | bugün
  • mükenbel bir olay. seçilmiş kişi olmak gibi. brad pitt’in fight club’daki halinin tarık akan gibi evinin önüne kırmızı boyayla “seni seviyorum” yazması, 33. derece mason olmak, bu hayata full kalite gen havuzlu isviçre vatandaşı olarak başlamak gibi. sabah bir uyanıyorum, kız bebem o pembecik elleriyle saçlarımda hamur yoğurma hareketi yapıyor. sapık oğlanım desen uykusundan uyanıp dudağımdan bir buse alıp geri uykusuna dönüyor ki ekseri göğüs kafesimde uyur. ben bu hayatta iki kesim insanı anlayamam: bir, kedisiz evde yaşayanlar; iki, renkli lens takıp utanmayanlar.
  • sokakta beslediklerimin her hareketi ile belli ettikleri durumdur. hatta mamayı bırakıp dakikalarca sürtünüp kendini sevdiren ve ben gidince mamasını yiyen bile var. ama evdekiler paşa torunu olduğu için yüzümüze bile bakmıyor yavşaklar.

    imla.
  • kedi tarafından sevilmek de diğer tüm sevilmeler kadar güzel hatta kendini ifade edemeyen bir canlının gözlerinde gördüğünüz o sevgiyi hissetmek muhteşem bir duygu.. sabah fabrikaya girişimi bekleyen sayılarını henüz net bilemediğim kediler ki içlerinde bir tanesi bana bu yaştan sonra “kedilerin anası” sıfatını kazandırıp inanılmaz bir şekilde aşk başlatmıştır hem kendisi hem de işte, evde, sokakta karşılaştığım ve artık düzenli hale gelen bu karşılaşmalardaki tüm kedilerle.

    adı da zaten şımarık olup beni bu kedi sevdasına düşüren henüz minnacıkken bi şekilde kendini sahiplendiren zilli yüzünden, “namusuna halel gelen baba” neler hissederi gayet iyi biliyorum zira kendisi ben fabrikadan uzaklaştığım anda yeni bir erkek kedi bulup, toz toprak içinde, harap bitap bir halde fabrikaya dönmeye yaş mama dışında bi şey yemediğinden belki de hayli erken başladı. (enerji patlaması).. bu durum kulağıma geldiğinde “yok yahu o daha bebek!” şeklinde ölümüne karşı çıksam da kamera kayıtları elime geldiğinde artık söyleyecek sözüm yoktu. benim minicik bebeğim artık azgın bir kediye çoktan dönmüştü bile.belki garip gelecek ama bu kabulleniş günlerinde şımarık'la aramıza mesafe koydum ve bu duruma anlam veremeyip masamın karşısındaki sandelyede boynu bükük beni izledi birkaç gün ve ben de o birkaç gün içinde bu durumun normalliği üzerine kendime telkinlerde bulunmak suretiyle, durumu kabullendim. yeni yeni erkek kediler peydah oldu sonrasında bahçede henüz kedi popülasyonu rahatsız edici boyutta olmasa da ufaktan homurdanmalar gelmeye başladı tabi personel ve patronlardan. bense gayet mutluydum en azından gözümün önünde yapıyordu ne yapıyorsa kızım ve zaten onun dışındaki tüm kediler ne bulursa onu yiyor, illa da yaş mama olmazsa olmaz şeklinde triplere girmiyorlardı.

    derken kısırlaştırma yaptırmak istemediğimden benim minik bebeğim “hayır kilo aldı, yaş mamayı çok yiyor bu ara” diye dirensem de 6 bebek verdi kucağıma. çok geçmeden bir 5 daha ve artık ipin ucu çoktan kaçtı. sabah benim fabrikaya gelmemi bekleyen onlarca kedi, irili ufaklı kediler peşimde geziyorum fabrika içinde,kedileri atlatıp üretime girmek için türlü akrobatik hareketler yapmak durumunda kalıyorum filan. ilk zamanlarda iş yerinde bir kediyle başlayan bu durumu sevimli bulan patronların artık bu durumdan duydukları rahatsızlıkları ve hatta kedi başına ödül koyma şakalarını filan başkalarından duyuyorum hep. gerçekten zaman zaman maddi ve manevi yoruyor beni bu durum, iş stresine ek bana muhtaç kedilerin benden mütemadiyen bi şey bekliyor olmalarını bilmek zaman zaman beni geriyor ama o gözlerinde belki de benim görmek istediğim için gördüğüm o sevgi ve minneti görmek tüm bu yorgunluklara değiyor.

    görsel

    görsel

    görsel
  • kedi tarafından sevilmekten daha güzel bir şey varsa iki kedi tarafından sevilmektir.
  • 6. kattan düşen, üç bacağını ve kalçasını kıran, buna rağmen, kendisine her yaklaşana sağlam kalan patisiyle sarılmaya, kendisine doğru çekip sevdirmeye çalışan, sonra ıslak burnuyla dokunarak sevgiye fazlasıyla karşılık veren bir kedi biliyorum. adı, böcük. tam bir sevgi böcüğü hem de. öyle bir sevgi ki sahip olduğu, onu yaşama kuvvetle bağlıyor, tüm sancılarını unutturuyor ve her gün biraz daha iyileştiriyor.
  • kedilerin sevme yeteneğinin olmadığını düşünenlerin bulunduğunu gösteren başlık.

    sevgi evrenseldir. tıpkı sevebilen ve sevemeyen insanlar olduğu gibi sevemeyen ve sevebilen kediler de olabilir.

    seviyorlar arkadaşım, çok güzel seviyorlar insanı.

    benimki kapıda karşılıyor beni, hatta eve geliş saatimde bazen kapının önünde uyuyor oluyor. uykulu gözlerle karşılayabiliyor.

    anahtarı her açışımda minik bir surat uzanıyor aralıktan.

    "kızım kaç hadi kapıyı açayım, hadi kızım"

    birbirimizi seviyoruz. bebeleri büyüdü, onlar da koşup geliyorlar. kapının önünden içeri girmem 15 dakika sürüyor.

    sabahları da uyanmamı bekliyor. öyle de ince düşünceli ve saygılı benim kızım. bazen kapının eşiğinde bekliyor, "hımmmfff" sesimi duyunca hafif bir "mııv" sesi geliyor. "günaydın kızım" dersem fıtı fıtı geliyor sevmeye ve sevdirmeye.

    bir keresinde gündüz o uyurken yanlışlıkla telefon alarmım çaldı, uyanıp uyku sersemi benim odama koştu.

    gece bile özlüyor beni. maması var. kumu temiz. suyu var. beklediği şey sevgi elbet.

    seviyor ulan, çok güzel seviyor. yavruları da seviyor beni. o da seviyor yavrularını.

    dün ne oldu biliyor musun sevgisiz insan? dışarıdan yemek söyledim. gelen yemeğini içindeki köfteyi kokladı, verdim. yemedi.

    biraz daha verdim, aldı köfteyi ağzına, taşıdı köfteyi, gidip yavrularını çağırdı.

    güzel kızım benim, salonun bir köşesinden diğerine giderken selam vermeden, dokunmadan geçmiyor. dokunup bekliyor, ben de ona dokunmazsam "gurrrrk" deyip hatırlatıyor. seviyorum ve yoluna devam ediyor.

    sevgi dolu kediler var evimde. bazısı sıcak kanlı, bazısı çekingen.

    ben onlar kadar sevgi dolu değilim diye düşünüyorum bazen.

    ne diyordum. seviyorlar lan. benim sevebildiğimden daha güzel seviyorlar hem de.
  • çok sevmeleri önce yalamak, sonra ısırmak, en son iyice hırslanıp patileriyle sizi yakalayıp kulakları yatırıp iyice ısırmak şeklinde gerçekleşen canlılardır. işte allah öyle yaratmış.
  • benim kediler arsız bir bebe gibi dakika başı sevilmek istediği için benim elendiğim durumdur.

    golden retriever köpekler gibi habire kafasını uzatıp "sev beni" diyen kedi mi olur? oluyor. tatlışlar.
  • o bizim düşüncemiz. aslında bize kokusunu bırakarak, sahipleniyor.