şükela:  tümü | bugün
  • başlık bana ait değil. bugün t24'teki yazısında kedilerin doğal yaşamı öldürdüğüne dair saçma sapan bir yazı döşenen metin münir'e ait.
    yazı şu

    öncelikle kedilerden, doğal yaşamdan ayrı sanki insan yapımı bir şey gibi bahsediyor. kedilerin yılda bilmem kaç milyon sürüngen, kuş vs. avladıklarından bahsediyor. bu doğal yaşamın bir parçası. kedi zaten carnivor bir hayvan, bu sürpriz değil. kediler bu döngünün ( besin zinciri ) içerisinde neredeyse 10 milyon yıldır var. hem birileri bu adama orta çağda kedilere olan olumsuz önyargıdan dolayı öldürülmeleri ve dolayısı ile kedi nüfusunun azalması ile birlikte o yasını tuttuğu kemirgenlerin yaydığı vebadan yüzbinlerce insan öldüğünü hatırlatsın. hayır sen hem mutlak ekolojik bir seri katil olan, gittiği her yere yıkım ve ölüm getiren, en büyük yıkıcı " homo sapiens " sınıfına dahil ol, ama git kedigilleri doğa düşmanı ilan et. bu kadar salak bir yazı okumadım.
  • doğal yaşamın en büyük savuncularından national geographic'de de benzeri bir belgesel mevcuttur. yazdığı her satır doğru malesef.

    evet, biz de bir predetatörüz, ve diğer predatörleri de korumamıza alıyoruz. neden? sevimli diye...

    diğer hayvanlara kediler veya köpekler gibi sahip çıkılıyor mu? hayır... neden? çirkinler...
  • adam sevgilisinin isteği üzerine eve gelen bakıma muhtaç kediyi sahipleniyor, sevgilisinden ayrılınca da kediyi atmak için bahane arıyor. allah'tan kadın hamile filan kalmamış. çocuğu bırakıp gitseydi yanmıştık.

    (bkz: ne içiyorsan aynısından ben de istiyorum)

    not: burada ciddi ciddi "ama iddia doğru" demeden önce aynaya bakın. ayna burada

    edit: avustralya'daki kedi problemini avustralya'ya özel bir durum. oradaki vahşi kedi popülasyonu fazla. buradan yola çıkarak kedilerin doğal yaşamı yok ettiğini iddia etmek saçmalık. ayrıca yazarın kitaptaki örneğinde de bir anormallik yok. sen kediyi alıp bir adaya götürürsen oradaki dengeyi tabi ki bozar. bir benzeri fare konusunda da olmuştu. koruma altındaki böceklerin olduğu küçük bir adacığa yanlışılıkla fare soktular ve ada mahvoldu. yani adamın evindeki kedisinden nefret etmesi beni ilgilendirmiyor. saçmalamanın da bir adabı vardır.
  • iddiayı desteklemek için verilen ama bizzat iddiayı çürüten bir örneğe sahip yazı.

    bir vatandaş adaya kedi götürmüş, kedi hamileymiş ve yıllar içinde çoğalan kediler adadaki bir canlı türünü avlaya avlaya yok etmiş. o adada normalde kedi var mıydı? hayır. kedi adaya yüzerek mi geldi? hayır. kediyi adaya getiren ne? insan. o halde o canlının neslinin tükenmesine sebep olan ne? insan. tebrikler kendi tezinizi çürüttünüz.
  • imza:insan nam-ı diger yok edici.

    tanim:yok olası bir fikir.
  • daha önce de kuşları öldürürüp soylarını tüketiyorlar şeklinde duyduğum iddia.

    şöyle kendimden örnek vereyim: ben daha önce gaziosmanpaşa'da yaşıyordum. bilen bilir evler bitişik nizam beton yığını. ilaç için tek tük ağaç olur, onu da müteahitler katlediyor. ben gop'ta yaşarken ne doğru dürüst kedi gördüm ne ötücü kuş. serçe, leş kargası, kumru, martı, bunlar standart.
    3 yıl önce ataköy'e taşındım, havaalanı yakınında çalıştığım için. burayı da bilen bilir, her taraf yeşillik. burada hayatımda görmediğim kadar çok kedi gördüm. onların yanında kirpi, fındık faresi, serçe, kumru, leş kargası, martı, küçük karga, ekin kargası, ebabil, ak karınlı ebabil, yeşil papağan, kızılgerdan, büyük baştankara, ispinoz, kuyruksallayan gördüm. gözlem yapmaya zaman ayırsam belki başka kuşlar da görürdüm.

    şimdi soruyorum: doğal hayatı kim yok ediyor?
  • bu konu ile ilgili başka türlü yazı ve videolara da denk gelmiştim.
    tüm hepsinin özünde, aslında insan faktörü nedeniyle ait olmadığı bir habitata taşınan kedinin, mevcut habitattaki diğer canlıları yok etmesi vardır.
    kediler uçamaz, ait oldukları yaşam alanını terk edip kavimler göçü yapamaz. vahşi doğada yaşayan ev kedisine yakın türler, diğer tüm avcı hayvanlar gibi belli bir sayısın üzerine çıkmaz.
    kedilerin yol açtığı felaket diye nitelenen şey, aslında insan eliyle kedilerin tarih boyunca hiç yaşamadığı bölgelere taşınması ve çoğalmasının yine insan eliyle desteklenmesi sonucudur. yani felaketin tek sorumlusu insandır.
    sadece hayvan türleri için de değil bu tahribat. insan eliyle taşınan bitkiler, yayılmacı eğilim gösterip, birçok endemik bitkinin yok olmasına sebep olmuştur.

    kediler gerçekten mükemmel donanıma sahip, tasarım ve estetik mucizesi canlılardır. eğer parmakları olsaydı büyük ihtimalle primatlardan hızlı gelişerek evrimin en üst basamağına çıkacak ve dünyayı ele geçireceklerdi.*
    ama mevcut trend tam tersi yönde.
    özellikle vahşi kedilerin ne hızla dünyadan yok olduğunu düşünürsek, doğal yaşamı yok edenin kim olduğunu 70 iq puanıyla dahi bulabiliriz.
    ister aslan, çita olsun; ister ev kedisi; kediler günün büyük bir kısmında uyur ya da dinlenir, küçük bir kısmında avlanır ya da beslenir. ev kedileri tok da olsa, içgüdüsel olarak gün içerisinde avlanma ihtiyacı hisseder. kedinin bu ihtiyacı kediyle beraber oyun oynayarak giderilmelidir. bu yapılmadığında kedi depresyona girer, farklı davranış bozuklukları gösterebilir.

    sokakta dolaşan ev kedileri iki çeşittir, evi olanlar ve olmayanlar.
    ev kedisi adı üstünde evde yaşamaya uygun kedi demektir. hiçbir kedi türü şehir, metropol yaşantısına uygun değildir.
    eğer şehirde yaşadığınız halde kedinizin sokağa çıkmasına izin veriyorsanız kediniz ya trafikte ezilecek, ya insanlar veya yavruları tarafından öldürülecektir. kedinize güven içinde yaşayacağı yeterli bir alan vermeli, ve gövde tasması ile denetimizde olmadan dışarı bırakmamalısınız.
    ev kedileri tok gezer, içgüdüsel olarak öldürür. kedi öldürebileceği her şeyi öldürür. öldüremeyeceklerini bile en azından dener. ama kedilerin av alanına giren kuşlar ve kemirgenler de son derece çevik ve hayatta kalma kabiliyeti yüksek canlılardır ve kedilerden kaçmak üzere evrilmişlerdir. bu yüzden kediler ha deyince av bulamaz, bu doğru değil.
    sokak kedileri perişan bir yaşam süren sefil kedilerdir. şehirleşme doğayı yok ettiği için av bulamazlar. sokakta kedi yaşamaz. her kedinin bir evi olmalıdır, çünkü sokak kedisi diye bir tür yok; evcil kedi var.
    metropoller ve şehirleşme bir çok hayvan ve bitki türünü yok eder. bölgenin habitatını geri dönülmeyecek şekilde değiştirir. kediler şehir ya da metropol kurmaz; sadece buralarda hayatta kalmaya çabalar.

    felis domesticus, şehirlerin yok ettiği on binlerce türden biri olmayıp, hayatta kalmıştır.

    ve bir homo sapiens, bir şehir içindeki bir binadan, bir sandalyenin tepesinde oturup, bir bilgisayardan kedilerin doğal yaşamı yok ettiğini yazar.
    halbuki bir ortama insan girdiğinde, doğa arka kapıdan çıkar.
  • kediler bilmemkaç tane kuş, kemirgen yiyormuş.

    ulan sen insan denilen canavarın günde kaç tane tavuk, koyun, kuzu, dana, domuz, balık vs katlettiğine bir baksana önce. tek yolu da "insani" bir biçimde hepsini ortadan kaldırmakmış. insani biçimde derken? oldu canım, başka derdin?

    bunu yaparsan ne olacağını merak ediyorsan 14. yüzyılda yapılmışı var. al burdan oku: veba ve kediler

    şimdi siktir git gerizekalı (başlık sahibi arkadaşa değil, metin denilen hıyara söylüyorum)
    eski sevgilisi boynuzlayınca kedilere düşman olmuş belli ki hıyar.
  • e insan da değil sadece doğal yaşamı, dünyanın anasını belliyor. o zaman sen de bi katkıda bulun gebert kendini? hasta ruh yazısı.
  • dünyanın en büyük resifi, 25 milyon yıllık büyük set resifi, küresel ısınmanın yol açtığı iklimsel değişiklikler nedeniyle öldü.
    dünyamız ölüyor.

    ama ben dediydim amk kedilerine, karbon salınımını azaltın, doğa dostu enerji kaynaklarına yönelin, et çiftliklerini kapatın diye. dinlemiyor işte mendebur hayvanlar.