şükela:  tümü | bugün
699 entry daha
  • daha önceden tanıştığım bir kediyse naber yakışıklı, naber güzel kız veyahut naber len deli şeklinde her gün yapığım, keyfin nasıl gibi sorularla da devam edebildiğim olaydır.

    tabi karşılaştığım, apartmanımızın offical kedisi mecnun ise daha uzun sohbetler ediyoruz zira mecnun'un da çenesi bir hayli düşüktür. 10 metre ilerden görünce daha başlıyor anlatmaya*.

    yalnız köpeklerle de selamlaşın onlarda tüm gün çok sıkılıyorlar.
  • köpeklerin suçu ne ben de her gördüğüm köpeğe 'naber lan it' diyorum. bazen sırnaşıyolar biraz sevip gidiyorum. bazıları ne diyon mal diye sallamıyorlar, onlar tedirgin ediyor rahatlarını bozmadan gidiyorum.
  • her gördüğüm kediyle konuşurum. zaten artık algıda seçiciyim bu konuda, kimsenin görmediği kediyi görürüm. mesela ölü gibi uyuyan, alarmların kaldıramadığı beni sokakta ağlayan kedi sesi zınk diye uyandırıp sokağa koşturtabilir. neyse kedi görünce ilk tepkim genelde heey n’aber bıcırık şeklinde oluyor. devamı kedinin tepkisine göre şekillenmekte...
    sadece kediyle değil köpek, kuş, karınca topluluğu ve akla gelebilecek insan dışındaki tüm sokak canlılarıyla iletişime girerim.
    seviyorum sizi çocuklar
  • ben el sallıyorum
  • genel olarak yaptığım bir eylem. eve girince beni kapıda bekleyen üç kuyrukludan alışkanlık oldu sanırım. sokakta gördüğüm her kediye napıyorsun sen ya da merhaba güzel çocuk diyorum ve hepsi bir şekilde olumlu tepki veriyorlar. ciddiyim bence anlıyorlar. ben anladıklarını düşünüyorum, inanıyorum, seviyorum iyi ki varlar bıyıklarına kurban olduklarım.
  • tam bir saçmalık. hayvan anlamıyor bi kere seni. pisssstt der geçerim.
  • ben saati soruyorum genelde.
  • yaptığım en iyi aktivite sesimi duyunca ordaki insanlar utanıyorum ben biraz sohbete kaçıyorum da
  • akşam işten eşim arabayla geliyor çocuğu alıyor ben biraz daha geç geliyorum ve toplu taşıma kullanıyorum.

    işim gereği zihinsel olarak çok yoruluyorum. bir gün geldim yine böyle bitkin yorgun. mevsimlerden kış. bir kedicik geldi yanıma benimle beraber yürümeye başladı. ben de o kafa dertleşmeye başladım. baya baya dertleşe dertleşe romantik romantik yürümeye başladık. kız mı erkek mi bilmiyorum (hanım görür de laf eder mi diye) bir ara rahatsız da oldum.

    neyse efendim beni kapıya kadar getirdi. o günden beri ara ara denk geliyoruz muhabbete kaldığımız yerden devam ediyoruz. beni görünce hemen koşuyor yanıma ve benimşe yürüyor.

    yemin ediyorum insanlardan çok rahatlatıyor ve abi anlıyorlar bişeler dertleştiğini. bunu hissettim
  • değerini bilin, londra’ da sokaklarda bir tane bile kedi yok.

    bizde şehir parklarında sincaplara ördeklere selam veriyoruz ama insan sokak kedilerini özlüyor valla.
179 entry daha