şükela:  tümü | bugün
  • her seferinde sıkılmadan, keşke kedi olsam kadıköy'de.

    baapoçun çen?
  • mutlaka her gördüğüm kediye pisi pisi derim. selamı alıp almaması ona kalır.
  • sabahları işe giderken aynı yerde duran bir kedi var. günaydınlaşıyoruz. ben günaydın diyorum, gözlerini kısıp kedi selamı veriyor. suratını yediğim.
  • gözünüzü açıp kapatırsanız onlarda aynısını yapıyor. selamlaşma şekilleri bu galiba.
  • dün yolun ortasında bir kedi gördüm sağ tarafta birşeye dikkatlice bakıyordu yoldan ise biraz uzaktan sessizce ve yavaşça bir araba geliyordu. alçak ses tonuyla pist dedim döndü araba geliyor çekil dedim elimle işaret ettim oda döndü nereye işaret ettiğime baktı ve yoldan çekildi.
  • çok ilginç sık sık yaparım ben bunu ve cevap vermeyen kedi hiç görmedim şimdiye kadar. ama ben genelde selam vermiyorum da ne yaptıklarını falan soruyorum. kuzucum, sen napıyosun burda annemmm? şeklinde. napalım abla ekmeğimizin peşinden koşuyoruz şeklinde olmasa da (belki gerçekten öyle diyorlardır ben anlamıyorumdur) illa ki bir mırıltı, bir miyavlama şeklinde geri dönüş oluyor.
  • yolda giderken gördüğüm her kediye istemsizce 'pisstt naber len' diye sesleniyordum, yalnız olmadığımı görmek sevindirdi :)
  • sadece selam versem iyi , ben ustune selam da alıp hasbihal edenlerdenim.
    kedi, köpek,kuş,karınca.. vallahi insandan kolay selamlaşması.
  • sık sık gerçekleştirdiğim eylem. sabahları işe giderken durakta kimseyi oturaklara oturtmayan psikopat arkadaşa zaman zaman derdini sorduğum da oluyor. akşamları iş dönüşünde de apartmanın önünde emekli amcalar gibi oturan kedi zarifeye hürmetlerimi sunup geçiyorum. giriş kat komşumuz kedisine giriş kattaki diğer komşunun adını koydu. binaya girerken kapı önündeki kedi zarifeye naber zarife diyerek geçiyorum her akşam. zaman zaman bunu derken komşu zarifeyle karşılaşıyorum ve kısa bir duraksamanin ardından soru cümlesinin ardına ablayı ekliyorum.
  • o da bir şey mi? kedi tanıdıksa oturup muhabbet bile ediyorum.