şükela:  tümü | bugün
  • zaman zaman bunu dedirtse de insanlarda goruldugu zaman cekip gitmenin aksine "ben bununla yapamiorum ama bunsuz da yapamam" demeye sebebiyet verebilen bir durum.
  • bugün eve sipariş getiren kurye kapı zilini kullanmadı, kapıya vurmayı tercih etti. gittim kapıyı açtım, aramızda ciddi bir mesafe bırakarak siparişi verdi, parayı aldı ve ardından da: " ya kusura bakmayın, sizin bir kediniz var hiç normal değil, geçen geldiğimde zor zapt ettiler sucuya da saldırmış o yüzden zili çalıp rahatsız etmek istemedim onu " dedi. gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. zira kedimin ünü kuryeler arasında hızla yayılmaya başlamış.
  • yatağın orta yerine yatıp sabaha kadar da bir milim oynamayan kedi sahibi serzenişidir.
  • derttirler; veterinere rutin aşısı için götürürsün, bi dolu para bırakırsın. kıyamaz, iyisinden mama alırsın yine parayı bayılırsın. iş için şehir dışına çıkar, kedileri pansiyona bırakırsın; dönüşte kendi konaklama ücretin kadar onların konaklama giderleriyle karşılaşırsın. iki gün kumlarını temizlemesen ev güzelce çiş kokar. yatakta ayak ucuna yatma alışkanlıklarından dolayı, her sabah kendini koca yatakta çapraz yatarken bulursun, zira senin ayak ucuna demirlemişlerdir ve sen yörüngeni değiştirirsin onlarsa ödünsüzlerdir. karşılığında gel seveyim dersin gelmezler, ama sabahın köründe burnunu burnuna sokarak sevgi gösterisi yapmak yoluyla güzelim uykunu piç ederler.

    böyle güzel bir dert işte.
  • hele kedi sayısı artarsa bahsi geçen sitemkar mottodan arabeske yatay geçiş kaçınılmazdır. (bkz: dertler derya olmuş)

    ama o kadarı da olsun.
  • çok üzüldüm sözlük. 4 ay önce sokaktan bacakları sakat diye alıp iyileştirdim ve 4 ay boyunca onunla birlikte yatıp kalktım. gün geldi evin içinde savaştık, her yerimi parçaladı. gün geldi doyasıya sevgi gösterileri yaptık, öptüm kokladım. aklım hep ondaydı. ne zaman dışarıya çıksam ne yapıyordur acaba şimdi? çok özledim diyordum. evde beş kişi kalıyoruz ve yaşlılar var. havalar ısınıyor, hastayız vs bu gibi bahanelerle küçük oğlum evde istenmedi. malum mart ayı olduğu için bütün gün bağırıyordu ve camlardan inmiyordu. dış kapıyı açtığım anda kaçmaya yelteniyordu hep. bu aralar psikolojik olarak iyi değilim bir de üstüne kendi başıma kedimi sokağa bırakmak zorunda kaldım. şuan evde ne yapıyordur diye düşüneceğime, sokakta ne yapıyor diye düşünüyorum. bu çok üzücü. bugün gördüm onu bem beyaz kedim kirlenmiş, bacaklarındaki tüylere dışkısı bulaşmıştı hep. ona yuva yaptım yatsın diye, girmek istemedi. mamasını suyunu indiriyorum ama onu bazen göremiyorum. gördüğümde de içim acıyor zaten. cidden kedin mi var derdin var, her türlü düşünüyorsun. şuan sokakların atarlı giderli efendisi olsa da bir zamanlar benim pamuk oğlumdu. sahiplenmek de istemediler. bilmiyorum, mutsuzum.