şükela:  tümü | bugün
  • an itibarı ile yaşadığımız elzem olay.
    sürekli suratıma bakıyor ,yan odaya gidince acı acı mivk diye ses çıkararak yanıma geliyor,çamaşır sepetinden ev yaptım koltuk üstünde bir de çocukken yaptığımız koltuk kalesi ,bekliyoruz.suyu vs geldi,karnımı okşa diye sırt üstü yatıyor,karnını okşasam bir dert okşamasam vicdan.sokaktan aldım almasam nasıl doğuracaktı ,ilk ve son doğumu,herşeyi doğal yaşasın istiyorum ama o doğum sürecini birlikte yaşamak zorundayız, ikimizin gerçekleştirmesi gereken bir olay havasında camlar pencereler sıkı sıkı kapalı cinnet geçirmek üzereyim.
  • hic de zannedildigi gibi igrenc falan degildir. titizlik muskasi bu guzellikler, dogumlarini da gayet akca pakca yapiyorlar. icimde bu derece sefkat uyandirabilen baska bir canli daha yok.

    dogum ani icin: http://www.youtube.com/watch?v=caspfprwyxu
  • evdeki iki güzel kızımızın, sonradan eve dahil olan ve kısırlaştırma için azıcık geç kalınmış olan piç kurusu tarafından bafilenmesi sonucu hamile kalmasıyla, ilki dün akşam üstü saatlerinde gerçekleşen olay. güzel prensesimiz oskar iki tane biblo doğurdu, sırada üstübü var. **
  • yaklaşık 3 saat önce 4 tane yavru doğuran kedimizin doğumuna şahit olduğum andır nasılda yalvarır gibi, yardım et der gibi bakıyo insanın gözlerine neyse çok sevimliler maşallah baksanıza abileri ablaları.

    http://i.hizliresim.com/x8p6ga.jpg
  • sevgili kedim çarşı sayesinde şahit olduğum olay. ilk yavrusu ölü doğdu malesef, çünkü camdan düşmüştü önceki gün. sonra da eve gelip ilk yavrusunu sıçar gibi doğurmuştu sanki ölü olduğunu hissedip. sonra ölü yavruyu yalayıp temizledikten sonra yavrunun üzerini sanki bir bokmuş gibi kapatıp çıkmıştı kutusundan. ben hüngür hüngür ağlarken çarşı fayansa uzanmış uyuyordu. neyse, ertesi gün bunu veterinere götürdüm, ultrasonla diğer yavruların durumuna baktılar, hepsi yaşıyordu. bir an önce doğurması için oksitosin iğnesi yaptılar ve o gece sabaha karşı nur topu gibi 3 evlat doğurdu.

    ilk yavrusunu doğurduğunda çarşı onu yalarken bakamadım ona, yavrunun ölme ihtimalinden korktum sanırım, çok heyecanlandım. sonra gidip baktığımda yavrunun canlı olduğunu hafif debelenerek meme aradığını gördüm ve sevinçten ağladım...

    ardından 15 dakika sonra bir yavru daha doğurdu ve ona da bakamadım. yani yalama, temizleme sürecini izleyemedim.plesentanın yırtılıp yırtılmadığına baktım sadece, çünkü yırtılmadıysa benim yırtmam gerekecekti, önemli çünkü bu. neyse, dönüp baktım ve bu yavru da kıpraşıyordu meme arıyordu, bense yine ağlıyordum.

    3'üncü yavruyu doğururken bu sefer bütün cesaretimi topladım ve başından sonuna kadar izledim doğurma anını. minik yavru plesentanın içindeyken ellerini açmış, kendisi yırtmaya çalışıyor gibiydi. o sırada çarşı da hapur hupur yalayıp yiyiyordu plesentayı ve doğumla birlikte çıkardığı et gibi bir şeyi. en son göbek bağını yedi, hatta bir ara unuttu sandım göbek bağını. yavru gitmek istiyordu ama göbek bağı yüzünden gidemiyordu. göbek bagindan kurtulur kurtulmaz hemen memeye koştu diğer yavrular gibi.

    çarşıysa hiç durmadı, sürekli yalayıp kuruttu yavrularını. sonra biraz da kendini yaladı ve yorgun düşüp uyudu. daha doğurmayacağını anlamış oldum böylece. ve tüm gün onları seyrettim, çarşıyı sevip okşadım bol bol, kendini iyi hissetsin diye. mamasını ve suyunu başucuna koydum. kumunu da yakınına koydum ama 1 gün oldu hala yapmadı tuvaletini. yarın erkenden veteriner kontrolüne götüreceğim umarım yavrularda ve çarşı'da bir sorun çıkmaz.

    anlayacağınız, anneanne oldum ve hala inanamıyorum olanlara. herkesin yaşaması gereken bir tecrübe bu, çok güzel bir şey.
    fotoğraf da atayım .
  • dün gece bizzat yatağımda gerçekleşen ve hala etkisinden kurtulamadığım hadisedir.

    olaya gelmeden önce kısaca bilgi vermek gerekirse, bahçemizde 3'ü yavru olmak üzere toplamda 6 tane kedimiz var. yatağımda doğum yapan kedi, kardeşimin arkadaşının kedisiydi. ancak kardeşimin arkadaşı üniversiteyi kazanınca, ailesi de bakmadığı için bize getirdiler. annem de bu kediye 'sultan' diye hitap etmeye başladı. kardeşimin arkadaşı, kedinin kısırlaştırıldığını söylemişti ama son zaman hamile olduğunu fark ettik. birkaç gündür iyice ağırlaşmasından dolayı doğumun yakın olacağını anladık. annem sürekli, 'iyi bir yere doğursa da yavruları hayatta kalsa' diyordu.

    neyse uzatmayayım, dün gece yatarken pencereyi açık bırakmıştım. pencerede tel vs. herhangi bir şey de yok. gecenin bir vakti, kolumdaki ıslaklığı uyandım, daha doğrusu uyanmak zorunda kaldım. bir baktım bizim sultan, kolumu yalaya yalaya ıslatmış. bir kolumu yalıyor, bir kendini yalıyor. uyku sersemi olduğum için tam olarak durumu anlayamadım. bir de, daha önceden de yatarken yanıma gelip yattığı için durumu çok önemsemedim. daha önce pist deyince pencereden çıkıp gidiyordu. ancak bu sefer yerinden bile kıpırdamadı. biraz severek hadi git dedim, gitmedi. 'neyse çok yorgunum seninle uğraşamam, ama kolumu yalamayı bırak' diye uyarıda bulunup tam uykuya dalacağım sırada, kedinin hamile olduğu aklıma geldi. lan yoksa demeye kalmadan, kalktım ışığı açtım karşılaştığım manzara, tam olarak doğum yapmakta olan bir kediydi. gece saat 3, uykumdan kedi tarafından uyandırılmışım, sonra aynı kedi yatağıma doğuruyor. sözlük diliyle açıklayacak olursak tam bir dumur hali. bir an ne yapacağımı şaşırdım. sonra annemi çağırmaya gittim, o sırada kedi korkmuş olacak ki, yatağın altına girmiş. doğuma orada devam ediyor. annemle, belgesel niyetine biraz doğum izledik. kedi pek şikayetçi değildi ama annem yatak ve hali battığı için epey asabileşti.
    sonuç olarak, kucağımda doğuma başlayan bir kedi var. bir yandan da kolumu yalıyor, uyurken de olsa ebelik yapmış gibi hissediyorum kendimi. bir de kucağıma doğan yavruların babası gibi hissediyorum kedimi. aramızda duygusal bir bağ oluştu, sonuçta kedinin bir insanın yatağında doğum yapması pek rastlanabilecek türden bir şey değil. 'ermiş' olabilirim, belki hindistan'da falan olsam insanlar bana tapabilir*.

    sonuç olarak sultanımız, 4 yavru dünyaya getirdi, ama maalesef biri yaşamadı. diğerlerinin uzun ve güzel bir ömrü olur umarım.
  • bugün yarın beklediğim olaydır. şimdi kedi doğumu konusunda gerçekten tecrübeliyim o ayrı ancak tek korkum ben yokken veya sabah tam işe gidecekken doğumun başlaması. tüm gün gözünün içine baktım bugün doğursun diye ancak bayan kontes sadece miyavlamakla yetindi. bu gece doğursa bari, uykusuzluğa razıyım. eğer yarın sabah doğurmaya başlarsa işteyken diken üstünde olup öğlen koşa koşa eve geleceğim.. ne yazıkki çat diye izin alabilecek bir meslekte değilim. işte bu yüzden memuriyeti sevmiyorum. hiç. umarım gelecekte hayalimi gerçekleştirebilirim ve kendi çiftliğimde hanımağa olarak kariyerime devam edebilirim.

    edit: sabah 6da doğum başladı. şimdilik 1 yavrumuz doğdu. iş vakti geldiğinde bakalım ne yapacağım.

    edit2: 2 yavru doğmuştu ki işe gittim, 2 saat sonra izin aldım geldim, yavruların hepsi doğmuş annelerinin yanıbaşındaydılar. yanında olmadığım için son plasentayı çıkardı mı onu bilemiyorum, şuan anne kedinin keyfi yerinde yalanıyor, yavrularını besliyor. sağlıcakla büyüsünler inşallah.
  • evde muhtemelen internet vardır. az biraz teknoloji bilgin ve kameran varsa koy uzaktan izle veya bir komşuna rica et beklesin. valla bende memurum izin konusunda bizde de işler sıkı. kedi doğuracak diye izin istesem kıçıyla gülerler. izin işini unut başının çaresine bak.
    ayrıca kedi doğurunca ilk birkaç gün senlik birşey yok. anneyi iyi besle, yeri geniş ve sıcak olsun yeter. anne gereğini yapar. yinede illa biri başında olsun istiyorsan veterinere bırak. eşşek değilse yardımcı olur. belki bir miktar para alabilir ama doğum demek kediye daha fazla masraf demek ve veterinerin yine geri zekalı değilse parasızda senin küçük hanıma yardımcı olur.
    rahat ol.
  • (bkz: #90182273)