şükela:  tümü | bugün
  • kemoterapinin k'sini duymak istemezsiniz. minnacik bir oglan daha ne kadar aci cekecek diye iciniz gider.
  • tuhaf bir olay. bizim ufaklık da akciğer kanseri olmuştu zamanında. ya bizden gizli sigara içiyordu rahmetli, ya da pasif içicilikten göçtü gitti bu diyardan. :(
  • insanı kahreder. benim kedimin arka sol patisinde ilk olarak yumru çıkmıştı zorla veterinere aldırttım onu, sonuçları temiz dedi adam. 6 ay sonra 10 katı kuvvetle, hızla ve çoklukla bir daha çıktı. veterinerim gerek yok temiz nasıl olsa dese de, fakulteye gidip ordakilerin görüşünü aldım. konrtoller git gel 1,5 sonra ameliyat oldu tekrardan ve ameliyat çıkısında veterinerler tümörün çok dağıldığını iyi huylu mu kötü huylu mu bilemedikleri için patoloji sonucunu bekleyip ona göre ilerleyelim, ama amputasyon olabilir aklınızda bulunsun dediler. tabii sonsuz bir ağlama başladı ailece fakultenin ortasında. giderken de sakın yanında ağlama, onu da etkilersin daha çok dağılır gibi öğütler verildi. bir hafta sonra patoloji sonuçları geldi. giant cell tumormuş ve çok hızlı dağılan bir tümör olduğu için bir hafta içinde anestezini etkisi vucudundan çıkar çıkmaz verilen karar göre araştırma yapıp ameliyat etmeye kara verdik.

    o bir hafta boyunca gizli gizli ağlıyıp araştırma yaptım. ne yazık ki türkçe fazla bir kaynak yoktu. ingilizce araştırma yaptım ve bu kanser neden oluyor, türleri(yumuşak dokuda olanıymış bizimki kemikde olanı değil), kedilerde köpeklerde ve atlardaki farklı etkileri, kemo terapi uygun mu etkileri, neo plazma nedir hepsini araştırdım. meğerse tam tanımlanmış bir kepoterapi tedavisi yokmuş, ve üzerinde kemoterapi uygulanan köpeklerin durumu o kadar kötü olmuş ki uyutulmak zorunda kalınmışlar. genelde erken tehşiste ve amputasyon sonrasında hastalarda iyileşme görülüyormuş. o akşam veterinerimizi aradım (heralde hayatımda gördüğüm en ilgili veterinerdiirem ergin. o kadar çok mesajlarla darladım ki onu saolsun irem abla herzaman yardımcı oldu) ve ampütasyona karar verdiğimi sözledim o da tamam dedi ben artık yapamam akiye bu ameliyatı dedi içim yüreğim dayanmaz dedi. ben selim abini arayıp randevu alırım o yapar ama bana bir kaç saat daha ver içim rahat etsin hala kullanılabilen bir organ aklımda acaba kalmasın dedi. 2 3 saat sonra bi daha araştırdık o da tamam dedi.

    ameliyattan çıkıncakedinin yarısını olmadığını görmek tabii insanı biraz şoka sokuyor. gizli gizli odadan çıkıp ağlamalar felan kedimiz ayıldı ve evimize gittik. aki 4 saat boyunca inledi heralde belki daha fazla sonra artık dayanamadım odadan çıkmak istiyordu çıkardım felan annemlerle takıldı aşağıda. hem kedimiz için hem bizim için bir alışma süreci oldu. artık oyun rutinlerimiz daha kısa ve daha farklı tabii ama 5.5 ay olmuş arada hala insan biraz duygulanıyor. başlarda acaba kötü birşey mi yaptım duygusu çok ağır basıyor. acaba benden ona bunu yaptığım için nefret ediyor olabilir miler felan bir yerden sonra kabulleniyor insan biraz da olsa. ama en mutulu anlarım ciğer filmleri çıktıktan sonra veterinerin temiz dedği anlar.

    kısaca insana çok koyar. 5.5 ay geçse bile hakkında yazarken insanı ağlatır.
  • oyunculuğundan, obezliğinden, asabiyetinden bir şey kaybetmeyen kızımın kanser olduğunu öğrendim birkaç ay önce.

    sırtında bir kitle çıktı, takip edelim dediler ve büyüyünce hepsini alıp patolojiye yolladılar. başta temiz gibi görünüyordu, incelemeler devam etti, istanbul'da bir uzmana gönderildi ve derken saldırgan bir tür kanser olduğu öğrenildi. türüne rağmen iyi bir şeyler de vardı. hem kızımın hayat rutini değişmemişti hem de kitlenin şekli düzgündü ve sınırlı kalmıştı. aylık kan takibine başlandı. ilk ay yine çok iyiydi her şey. yayılmamıştı derken ikinci ay bir minik kitle daha çıktı. o arada birkaç farklı yerle daha görüştüm, tedavileri araştırdım. kemoterapiyi, yaşının da etkisiyle, önermedi veteriner hekimlerimiz. hatta başka şehirlerdeki klinikleri aradım, anlattım, sonuçlarını yolladım. kemoterapiyi sordum. kendim kanser olsam uygulamak istemediğim bir tedaviye sırf kedim biraz daha yaşasın diye saldırdım. pişman olmak istemedim bir şeyleri eksik yaptığım için. ama hiçbiri önermedi. "birkaç yıl daha mı yaşasın yoksa kalan süresini refah içinde mi geçirsin?" dediler ve tercihim ikincisi oldu. işe yarama ihtimali var tabii ki kemoterapinin ancak 10 yaşında olduğu için kalp krizi vb. şeylerden daha kısa bir sürede ölme riski de büyük. şimdilik farklı bir tedavi uygulanıyor. halen oyuncu ve iştahlı. fakat tüylerinde ve gözlerinde sorunlar çıkmaya başladı yavaş yavaş. her gün işten eve geldiğimde eğer apartmana girişte sesini duymazsam biraz panikliyorum. bir canlının yaşamına dair kararları vermek kadar boktan bir şey yokmuş bunu anladım.