şükela:  tümü | bugün
  • bazen öyle şeyler yapılır ki, hayatta yapmadığım bir bu kalmıştı der insan. kediye ilaç içirmek çok enteresan bir durum değildir ama insan bunu yaparken kendini böyle hissediyor. çocuğu olmayan, bir çocukla daha önce ilgilenmemiş kişiler için durum daha da garip. kedi evin içinde dört dönerken arkasından şırıngayla koşturmak, sanki anlıyormuş gibi "senin iyiliğin için! içeceksin bunu!" diye bağırmak. sonra elini kolunu tutup zorla içirmeye çalışmak, kaçması, yakalayıp aynı işlemi tekrarlamak ve pes etmek. en acısı ise içirmekten vazgeçip ilacı kapağına döktükten sonra kedinin hiçbir şey olmamış gibi gelip ilacı yalayıp yutmasıdır. benimle dalga geçiyorsun şerefsiz kediiah diye bağırıp kedinin odadan koşarak çıkmasını izlemek de bambaşkaymış.. *
  • kedi hayvanı zorlandığında agresifleştiği için ilaç içirmeye çalışılmamalıdır. ilacı mamasına karıştırmak ya da çok güzel birşeymişcesine içiyormuş gibi yapmak ilgilenmesi için yeterli olacaktır. zorla içirilen ilaç sonrası zehirlendiğini düşünüp köpüren kedi aynı ilacı zaten kendi kendine yalamadan yutmaktadır. bunu bilmeyen sahipler kedilerine işkence ettikleri gibi ağızdan içiremiyoruz bari iğne yaptıralım diyerek veterinerleri zengin ederler. oysa ki ağızdan ilaç vermek parasızken, her iğne sonrası iğneyi yapana para bayılmak durumundadırlar. tecrübeyle sabittir. istisnayı bozan kedi görülmemiştir.

    aa risk budur lan ın uyarısıyla edit: kaideler bozulur, bozan da istisnadır. son cümle "istisna kedi ya da kaideyi bozan kedi görülmemiştir" olacaktır.
  • ne zaman yapılacağı bilindiğinde çok da zor olmayan hede. kedinin en oyunbaz, en kuduruk anını seçerseniz, yazık size. size de, o hayvanceyize de. ama uykuya dalmak üzereyken, sakinleşmiş mayışmışken, bacakların arasına sıkıştırmak suretiyle son derece kolay yapılabilir. tırmık da yememiş olursunuz.
  • az uyusun çok oynasın diye suyuna çay katmak da bunlardan biridir. nitekim henüz bebekken alıştırdığımız kedi, hala suyunu biberondan içmektedir. o yüzden o biberonun içinde hep su var zanneder. içine biraz da çay katınca kedi hiç farketmeden içer gider. ohh. afiyet olsun.

    not: daha sonra veterinerler bunu yaptığınız için size kızarlar. kediye çay zararlıymış.. olabilirmiş
  • verilecek ilac hap ise, bazi kosullarda tekrar gerektirebilecegi icin, calismayi biraz uzatabilecek durum.

    soyle yapilabilir:
    ilac mümkün oldugu kadar ufak parcalara bolunup belli araliklarla agzinin icine yerlestirilir.
    her bir islemde de, kedinin kafasi tek elle kavranir, ayni elin bas ve yüzük parmagi ile hayvanin agzi aralanir, diger eldeki hap dilinin mumkun oldugunca arkasina yerlestirilir, hayvan hapi yutar.
    dilin ucuna dogru yerlestirilen haplar, kedinin ilaci cikarmasini kolaylastirir, uygulama basarisiz olur.

    verilecek ilac sivi ise, damlalikla agzinin kenarindan yavas yavas verilir veya suyuna katilir.
  • kedinin şımarıklığı oranında zordur.
  • son derece zorlayıcı bir deneyim olmakla beraber, vücutta izler bırakması muhtemeldir. hendek ve deve ilişkisi gibidir bir nevi.
  • ilaç hap şeklindeyse - antibiyotik olur, imunex olur - bir güzel toz haline getirilir ya da kapsülün içi boşaltılır, azıcık su içerisinde çözülür, enjektöre çekilir. yok sıvıysa - supravit olur, şurup olur - direkt şişeden enjektöre alınır. enjektör kediye gösterilmeden yanına yaklaşılır. ensesinden tutulur ve arka ayakları üzerinde dik durması sağlanır. kediniz benimki gibi 10 kiloysa ve düzenli supravit içiriyorsanız kol kası yapmış olursunuz, iyi bişey yani.. neyse, hayvan ensesinden tutulup yukarı doğru baktırılınca zaten ağzı açılır. enjektörün ucu ağıza sokulup yavaş yavaş ilaç sıkılır. aman birden sıkmayın, boğulma tehlikesi atlatabiliyor. sonra kedi yere bırakılıp hızla olay yerinden uzaklaşılır.
  • huysuz ve ruh hastası manyak bir kediniz varsa dünyanın en zor, en sıkıntılı eylemidir. tek başına mümkün değil başarıyla gerçekleşmez. sabun köpüğü gibi ellerinizin arasından kucağınızdan kayar gider. hem de elinizde kolunuzda ve bacaklarınızda çizik izleri bırakarak. bu yüzden biri kediyi sıkıca tutmalı. mümkünse kaburgalarını kırmadan. diğeri de bir eliyle kedinin ağzını iki kenarından açarken, diğer eliyle de ilacı kedinin dilinin en arkasına doğru yerleştirmeli. ama iş burada bitmez. bazen sinirinden, kedinin ağzı köpürdüğü için, ilacın renginde köpük çıkar. mavi çıkmıştı bir keresinde benimkisinden. hiç hoş bir görüntü değildir. ağzında mavi köpükleriyle tüyleri diken diken olmuş bir iran kedisi. kasıla kasıla, burnu havada, ben asilim siz sıfırsınız diye gezinen hayvanda karizma sıfırlanıyor anında. karizmayı sıfırlayan bir başka eylem için: (bkz: kedi tirasi)
  • kediye, hap, şurup, fitil verilebileceği gibi göz damlası da uygulanmak durumu söz konusu olabilir. işte bu tüm ilaç uygulamaları arasında en zorudur. zira kişinin tek başına bunu gerçekleştirmesi pek olası değildir. komşudan birinden bir yardım almak gerekir. bir kişi kediyi korkutmadan tutup gözünü açar, diğeri hızla göz damlasını damlatır.
    zavallı rahatsız olur, agresifleşir, üzülür. ama güzel cam gözleri içinde bu uygulanmak zorundadır.