şükela:  tümü | bugün
  • pepe'nin de şarkıda dediği gibi "insan, sevdiğinin taşaklarını keser mi?"

    hayatımda gördüğüm en cani, en vahşi hareketlerden biri. abimiz ya da ablamız sokaklardan/petshoplardan* kedi topluyor. kendinin kumunu mamasını alıp evde besliyor. "boncuuk aşkıımm kuzumm" diyerek kediyle oynuyor yalnızlığını gideriyor.

    ve o karanlık gün geliyor. sırf kedisini çiftleştirmeye üşendiği için, bu kadar yavruya bakamam diye düşündüğü için "boncuuk aşkıımm" dediği kedisinin hunharca taşaklarını kesiyor.

    boncuk ilerde arkadaşlarıyla buluştuğunda istiklal marşını nasıl tersten okuyacak diye düşünmüyor. sevgilisinin penisini kesen kadından ne farkınız kaldı şimdi?
  • öyle deme ama ona günde bi kap yemek veriyorum bence cinsel hayatını elinden alma hakkım var. yemek vermekten sıkılırsamda sahiplendiririm. çünkü hayatını siktiğim bir canlıyı sıkıldım diye bırakacak kadar vicdansızım. ama banane sokak hayvanları eziliyoooo.
  • çok sinir bozucu bir hadise hemde çok.

    senin kafan rahat olsun diye adamın sex hayatını öldür.
    testislere özgürlük.
    #bucaniliğedurde
  • başlığı okuyunca taşşaklarım büzüştü aq
  • düpedüz caniliktir.

    madem bazı yetilerinden eksik bir kedi istiyorsun. boşver. sen sahiplenme. çünkü mundar ediyorsun kardeşim. sokaktaki kedileri doyur. onları sev sevebildiğin kadar. bu yeterli. illa herkes kedi bakacak diye bir kaide yok. kimsenin de bunu yapmasına hakkı yok.

    sahiplendiniz diye, doyuruyorsunuz diye her haltı yapmaya muktedir görmeyin kendinizi.
  • aynen çiftleştirip yavruları sokağa atmalıydı ki arabaların altında can verebilsinler. olmayan bilginizle yorum yapmayın. kedilerin ve sokak hayvanlarının kısırlaştırılması olumlu bir şeydir, hem ömürleri uzar hem de sokakta acı çekerek ölecek daha az hayvan olur.
  • histerektomi çok daha zorlu bir ameliyat olmasına rağmen provokasyonun testisler üzerinden yapılması çok doğal. erkekliğiniz batsın sizi gidi çomarlar.
  • histerektomi, vazektomiden daha zorlu evet fakat doğal gerekçelerden ötürü ben ikisine de karşıyım hayvanlarda.
    katıldığım bir seminerde prof. dr. sema birler (bilenler bilir klonlanan koyunu), klonlamak için yapılan işlemler her ne kadar başarılı olsa da etikliğinin tartışıldığını söylemişti. tabi biz, o zaman hocalar her şeye "etik değil" dediği için bu etik olayının ciddiyetini anlamıyorduk, dalgaya vuruyorduk.
    tabi bu konuda ciddi bir ayrışım var.
    şöyle ki hayvan bakmak isteyen kişi, bir arkadaş, bir aile edinmek isteyen kişi, o hayvandan gelecek yavrulara bakamazsa ne olur?
    bu kişi hayvanı çok seviyordur muhtemelen, ilk çözüm olarak bakmayı deneyecektir. ikinci çözümde ailede bakıcı arayacaktır, olmazsa sahip arayacaktır. o da olmadı sonu ne yazık ki sokak olacaktır hayvan veya hayvanların
    peki kısırlaştırma?
    hayvanın doğal geleneği açısından ters. hayvanların bu konuda içgüdüsel değişimleri hala araştırma konusu. etikliği hala tartışılıyor.
    bu kadar yazdım, ben ne düşünüyorum?*
    bir kişi bir hayvanı beslemek, arkadaşı olmak, bakıcısı konumunda olmak istiyorsa, ondan gelebilecek sürprizleri de hesaba katmalıdır bence.