şükela:  tümü | bugün
  • aradim mamafih bulamadim, bir yerlerde basligi acildiysa affola.

    efendim zaten sinir bozucu, tuketici ve sac bas yoldurucu tasinma surecini iki kat zorlastiran seydir. insan sevdigiyle ayni eve cikarken bile degismiyor, tasinmak zaten dunyanin en gicik seylerinden.

    kediyi daha once goturmek gibi bir cozum buldum ben sahsen, son gun tum kutularla o hangemede deli deli gitmesinden iyidir diye dusundum, bence yapilabiliyorsa bu guzel bir baslangic noktasi.

    normalde epey sosyal bir kedi olmasina ragmen, benimki ilk birkac saat yatagin altindan kesinlikle ayrilmadi, islak mama bile yerinden cikaramadi ki cok nadir olan bir sey bu.
    sonrasinda ufak ufak kesfe cikiyorlar yerlerinden, ben sadece bir kac oyuncagini getirerek hata yapmisim, kesinlikle onlara ait bir suru sey olmali etrafta, zaten her sey yabanci.
    ilk gece kabus gibi geciyor, zira siz uyumaya calisirken o her yerden atlaya ziplaya, miyavlaya miyavlaya, tum gun de yatak altinda durdugundan, enerjisini bosaltmadigindan gecenizin icine bir guzel siciyor.

    basta yanima alayim, salonda onla oturayim falan derken en son dayanamayip tum ihtiyac duyduklariyla birlikte salona kapattim, aglar aglar susar mantigi, hakikaten de dogru.

    yatak altinda kalma hemen bitmiyor ama gittikce azaliyor, aksamlari uyumadan enerjisini atmak, oyun oynamak, uykudan once mamasini vermek falan ise yariyor diyorlar. ikinci gece yine tum gece kesifte olsa da miyavlamadigindan en azindan uyuttu.

    velhasil empati yapmak lazim, insan bile yerini yadirgarken hop diye bir yerden cok farkli bir yere getirilince dengesi bozuluyor minnoslarin, sabirli olmak gerekiyor.
  • eğer kedi halihazırda yaşadığı evde dışarı çıkabiliyorsa ve yeni evde de aynı şekilde yaşaması planlanıyorsa, yeni taşınılan evde en az altı hafta kapalı kalması gerekmektedir.* aksi takdirde dışarı çıkarsa kokusuna alışık olmadığı yeni evini tekrar bulamayıp eski eve dönmeye çalışacak ve doğal olarak kaybolacaktır.

    bir sonbahar ayında taşındığımızda, altı hafta hapsi, noel tatili, yılbaşı şamatası, kış soğuğu derken bizimkini dört ay kadar dışarı salmadık. dışarı çıkmanın tadını bir kez almış kedi bir daha iflah olmuyor; evladım aylarca bize laf anlatacak diye türlü çeşit miyav geliştirdi, bir ara ciddi ciddi konuşacak sandık.* bahçede gezen diğer kedilere dışarıda oynamasına annesinin izin vermediği çocuk gibi melül melül bakıyordu zavallım.

    bu altı hafta hapsini tamamlamış kediler dışarı çıkmaya başladıklarında ise buna aşama aşama alıştırmak gerekiyor. ilk günler biraz gezinmesine izin verip içeri çağırmak, mamasını az vererek "yeni mama koymuşlar mıdır acaba" diye merak ettirip sık sık eve geri gelmesini sağlamak*, sonraki haftalarda sadece gündüzleri salıp gece kapısını* kilitlemek işe yarıyor. böylece yavaş yavaş yeni evine alışıyor, uzaklaştığı anda nereye dönmesi gerektiğini öğreniyor. biz gerek duymadık ama, evi bulmakta zorlanan kediler için kakasını evin bahçesine/balkonuna bırakmanız gibi yöntemler de mevcut. kendi bokunun kokusuna geliyormuş.*

    tabii bu "kural"ları pek takmayan kedi sahipleri de oluyor. o durumlarda olay iki şekilde sonuçlanıyor: ya kedi şansa biraz akıllı oluyor, taşınır taşınmaz dışarı çıksa da ne yapacağını biliyor; ya da yukarıda anlattığım gibi daha ilk çıkışlarından birinde kayboluyor.

    bizimki ise şimdilerde bahçelerde avlularda fink atıp, bazen kavgalara* karışıp, yeri geldi mi saatlerce fare deliklerinde nöbet tutup, kimi zaman yok olup 7-8 saat boyunca eve dönmeyerek bana anksiyete atakları geçirtiyor. ruh hastası bir kedi anası olarak, eve geldiğinin habercisi olan o kapısının tıkırtı sesini başka sevdiğim hiçbir sese değişmem.*

    not: konu kedi olunca da böyle uzun uzun entry yazabiliyormuşum demek.
  • evi yerlestirip esyalarini mumkunse eski düzeniyle yarlayip kediyi en son götürmek taktiğiyle tasiniyorum iki seferdir. tasinma isini uzatiyor ama kismen hengameden korunuyorlar. bu arada tasindiginiz evin boya kokusu ucmadiysa o da ek stres sebebi. daha da eklenecek cok detay var bi ara yazarim artik
  • kedinin önceki evine geri dönmesiyle sonuçlanır. kedi sahibinden bile çok rahat kopar ama alışkın olduğu mekâna çok bağlıdır.
  • ona öyle bir oyun oynadım ki gitsin bulsun bakalım eski evi.
    bileti benden.
  • geçen sene deneyimlediğim durum. sabahtan veterinere bıraktım. öğlen eşyalar toplandı, öğleden sonra taşındım. akşam da miniğimi almaya gittim. veterinerden içeri girdiğimde benimkinin çığlıklarını duydum. kafesinin altını üstüne getirmiş sıpa. her yeri mama, su, kum olmuş. gözler fincan kadar açılmış. beni görünce öyle bir yapıştı, yırnaklarını tenime öyle bir geçirdi ki şu anda bile hatırlayınca çok üzülüyorum. keşke o gün için birinin evine bırakabilseydim. kendini terkedilmiş hissetmiş belli ki. hala vicdanım sızlar. bir daha taşınırken asla miniğimi veterinere bırakmam.
  • kara kara pazartesi günü ben ne bok yiyeceğim diye düşünmeme sebebiyet veren olay. nakliyeci firma evde paketleme vinçe koyma yaparken bu sıpayı nereye koyacağımı düşünüyorum.

    firma eve geldiğinde, arabama indireyim desen koltukların anasını avradını itina ile siker, üstüne işeyip sıçabilirde.

    çantasında tutayım desem hayvan bu sefer göt kadar alanda kafayı yiyecek.

    alıp yeni eve götürüp bir odaya kitleyim desem bu sefer de beni de görmeyeceği için kafayı yiyecek kaldı ki taşınma işi sabahtan başlayacağı için hiç vakti yok.

    tek mantıklı yol ya odadan odaya dolaştıracağım ya da kullanılmayan küçük tuvalete kapatıp iş bittiğinde alıp götüreceğim.

    aileden dahi olsa yabancı olduğu insanları sevmiyor ve kaçıyor. onu en azından bir süreliğine izole etmem lazım.
  • hiç yaşamadım ama gerçekten korkuyorum. bir değil 2 değil tamı tamına 4 kedi.