şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • mantarının ölmemesi için dikkatle beslenmesi gereken ev hayvancığı. tamagotchiden daha gerçek, kedi köpekten daha temizdir, kavanozun kapağını açmadığınız sürece koku pislik yapmaz ayrıca. miktarına göre her gün yarım kutu süt bitiriyor bizim ufaklık bu arada da bize koca bir kavanoz kefir veriyor afiyetle içiyoruz biz de... yalnız bir yerden sonra sürekli büyümeye devam ettiği için bölmek zorunda kalıyorsunuz, eşe dosta herkese verdik ama büyümeye devam etmesi yüzünden yakında üzülerek atacağız büyüdüğü kısımları. evde unutmamak ve hergün aynı saatte beslemek gerekiyor bir de, o yüzden evde olmayacaksanız tatile vs gidecekseniz ışık görmeyecek şekilde paket yapıp yanınıza alın. haftada bir kere soğuk suyla duş yapmayı da ayrıca sever bu hayvancık. ev ahalisi olarak severek besliyor ve içiyoruz kısaca, tadına da alıştık yoğurtlu çorbayı yoğurt yerine bu kefirle yapanına bile rastladım bu arada. * *.

    edit: ha bir de metal değdirmeyin sakın, mümkünse tahta kaşık kullanın, üzmeyin hastalandırmayın öldürmeyin kefirciği...
  • kardeşimin delicesine korktuğu içecek. yıllar önce, bunun mayalanıp dolapta kendi kendine olduğunu öğrendiği zaman çaktırmadan travma geçirdi galiba. mutfakta yavaş yavaş kefir mayalanırken sıcacık yatağında gönül rahatlığıyla uyuyamadı herhalde. kefirin büyüyüp hepimizi ele geçireceğine inandı. yirmi yaşında kıllı tüylü adama, kefir lafını duyunca hala titreme geliyor.

    dur ben bu gece kapısının arkasına saklanıp kefir taklidi yapayım.
  • bunu evde kendim mayalayıp içtiğime mi sevineyim, yoksa o kafalara/yaşlara geldiğime mi yanayım.
  • annesi son evre kanseri yenen bir insan evladı olarak şiddetle tavsiye ettiğim süt ürünü. tedavisi bitti ama annem hala her gün içmeye devam ediyor. özellikle kemoterapide çok ama çok faydasını gördük. kemoterapinin kabızlık halsizlik gibi yan etkilerini en aza indiriyor. bence hazırının hiç faydası yok mayasını bulup günlük sütle evde kendiniz yapmalısınız. yaparken metal değil tahta araçlar kullanmalısınız.kanser hastaları mutlaka kullanmalı bilindiği gibi kanserde bağışıklık çok önemli. ve kefir bağışıklık sistemini güçlendirip enerji veriyor.
  • midenin ve bağırsakların can dostu, toksinlerin can düşmanı. deterjan fabrikasından çıkmış boyalı sıvıları içeceğine bunu iç, ömrün uzar. tadını sevmiyorsan blendera dök, içine sevdiğin meyveleri ve bal vs. at al sana milk shake'e 5 basacak lezzette içecek.
  • plasebolara gelmediysem insanın psikolojisini de düzelten içecek. hatta internette araştırın, bağırsak florası ile ruh hali arasında sağlam bağlantılar bulunmuş, heyecanlanınca ortaya çıkan ishal vb durumları da bu bağlantı ile açıklamışlar. ben ikna oldum şahsen, her gün tüketiyorum.
  • efendim bendeniz normal koşullarda tadını beğenmediğim için ağzıma sürmeyeceğim ama faydalı olduğu rivayet edilen malzemelerden bir kahvaltı karışımı oluşturdum, her sabah tadını sevdiğim için zevkle yiyorum, merak edenler bir kez olsun deneyebilirler.

    ben bu kefir içeceğini yukarıda tarif edildiği gibi günlük sütten kendim mayalıyorum. faydaları konularına girmeyeceğim, bir sürü örnek verilmiş, faydalı olabilir veya olmayabilir, bilemem, ama zararlı bir şey olmadığı kesin.

    gelelim tarifimize:

    sabahları bir kâse içine bir miktar kuru meyveli müsli konur, üzerini 1 parmak geçecek kadar kefir eklenir, tat vermek için de makul miktarda* harnup* pekmezi konur (isteyen reçel, bal, normal pekmez kullanabilir), sonra da afiyetle yenir. istenirse müsliye az miktarda ceviz, keten tohumu gibi gevrek çeşniler eklenebilir.

    aynı karışımı sütle yaptığınızda fazla tatlı ve sulu oluyor. kefir biçilmiş kaftan. deneyin, vazgeçemeyeceksiniz. hızlı, lezzetli, yararlı, ucuz ve fazla bulaşık çıkarmayan çalışan adam veya öğrenci kahvaltısı. yürüyün gençler.

    not: 163 yaşındayım
  • ankara öveçler'e gelip evden alabileceklerin mayasını bedava hem de hiç para vermeden benden temin edebileceği süper içecek.

    bir gün önceden haber vermeniz yeterli.

    bir kaç kişiye daha bunu verirsem, toplum sağlığına akp dönemindeki tüm sağlık bakanlarından daha fazla katkım olacak galiba.

    edit: taşındım ama yine de birkaç gün önceden haber verirseniz, ulaştırmaya çalışırım.
  • öğleden sonra ara öğünde bir bardak ürününü ictigim arkadasim. çok da güzel tok tutuyor.

    yapılışı şöyle:
    - kefir mayalarını kavanoza atın
    - üstüne sütü ekleyin
    - kapağını yarım kapatın, hava alsın
    - süt ekşiyene kadar bekleyin
    - artık kefir olmuş sütü süzüp bi kaba alın. bunu yapmadan önce kavanozun kapağını kapatıp bi güzel çalkalayabilirsiniz
    - kefir mantarlarını ve mayalama kavanozunu bol suyla güzelce yıkayın
    - ilk maddeye dönün

    kivamini zamanla kendim optimize ettim. kivam tutturmak uzun is ve pek cok parametreye dayaniyor:

    - zaman: 18 saatte olgunlasmaya basliyor. süt miktarina ve sıcaklığa gore 48 saate kadar cikabiliyor. 48 saatten sonra kesin eksimeye basliyor. eksi halinin daha cok folik asit icerdigine dair bi sey duydum ama ne kadar gercekci bilmiyorum. 12 saatten once de tuhaf bi tatlimsi bi sey oluyor, sevmiyorum onu.

    - süt: her marka/tip sut icin ayrica optimize etmeniz gerekebilir. ozetle uht süt pek tutmuyor. günlük süt daha iyi tutuyor. nedeni malum. gunluk sute yari yariya (1:1) su karıştırırdım eskiden. artık saf sütle mayalıyorum. süzerken sulandırıyorum.

    - kefir miktarı: bu kefir denen arkadas zamanla buyuyor tabi. boyle tomurcuklaniyor gibi. buyudukce birer ikiser parca arkadaslarinza dagitabilirsiniz. 2-3 kefir bilyesi + 1 bardak süt fena fikir degil. mantar miktarı arttıkça mayalanma süresi kısalıyor.

    - sıcaklık: daha sicak ortamda daha kisa suruyor. onu da hesaba katin

    - kabın dokusu: kefirin metale dokunmamasi gerek, en azindan annem oyle soyledi. o yuzden metal kapta tutmayin. metal suzgecten de suzmeyin. plastik suzgec veya parmaklarinizi tercih edin. plastikte yapilani da cok iyi olmuyormus diye duydum. ben plastik kapakli cam kavanoz kullaniyorum, iyi oluyor. her gun kefirleri cikarinca kavanozu da yikamayi ihmal etmeyin, yoksa koku yapiyor.

    - ışık: karanlikta daha iyi tutuyor diye bir efsane var. ben kefir kavanozunu kapakli dolapta sakliyorum.

    - her bir inkubasyonun sonunda kefirleri iyice yikayin. soyle calkalaya calkalaya. iyi yikamazsaniz hayvanınız büyümez.

    - surekli icmek zorunda degilsiniz, istemediginiz zaman yarım bardak süt + yarım bardak su ekleyip buzdolabina atin, 2 hafta kadar gik demeden dayaniyor (aman ha buzluğa atmayın, öldürürsünüz hayvanı). yalniz bu surenin sonunda biraz karariyor. tekrar kullanima gecirmek icin birazcik süt koyun ustune, 24 saat sonra dokun onu, guzelce yikayin, mayalayacağınız sütü koyun. iste bu kadar.

    kivamini tutturduk diyelim. peki nasil icecegiz?

    - simdi bu meret sindirime yardimci olduguna gore herhalde yemekten sonra icmek mantikli bi seydir. ayrica bol bol laktik asit de iceriyor, uykunuzu da getirebilir. ama barsak calistiriyor diye, sabah kuru kayisi ustune ilik su icmeye alisik ben, kefiri de bir sene boyunca sabah gozumu acar acmaz ictim. ha, bi faydasini gordum mu? hayir. ama aliskanlik yapti. tadi cok hosuma gidiyor. her sabah uyanir uyanmaz iciyorum yarim bardak. cok faydasini goren varmis, bende ise yaramadi. ya da belki yaramistir bilmiyorum. ne biliyim belki bagisiklik sistemim kuvvetlenmistir, belki aslinda hasta olacakken duzenli antibiyotik aldigim icin hasta olmamisimdir, belki depresyone girecekken girmemisimdir. neyse, cok isteyen varsa elimdeki kefir buyudu yine, dileyene verebilirim bir parca. buyutun, sizin de hayvaniniz olsun.

    bunun dışında, işin sırrı çalkalamak. hem süzmeden önce, hem de yıkarken bol bol çalkalayın. temiz olsun, her mayalanmadan sonra pırıl pırıl temizlerseniz çok mutlu oluyorlar.
  • bilmem kaç yüz yıl önce kafkasya

    -abi bu ne
    -bilmem böle mısıra benziyıo hani patlatılmış
    -ne işe yarar acaba
    -du bi üstüne süt dökelim noluyo
    -ana büyüyo lan bu
    -hee büyüyo
    -şimdi nolcak
    -abi şimdi bu var ya herşeye iyi gelir, kanser manser
    -içelim abi bu sütü biz
    -bunu da herkese dağıtalım abi nassılsa büyüyo
    -hee keselim keselim dağıtalım.

    diye mi bulunmuştur. yahu nerden nasıl bulunur böle şeyler, mesela acı biberi ilk kim yedi. hadi dur len bi tadına bakalım dedi annarım, sonra niye devam etti ki, şimdi bu kefirin biz iyi geldiğini biliyoruz analiz manaliz yapılmış e ta ozamanlar bunun iyi geldiği nasıl biliniyodu ki insanlar ısrarla içmişler bunu. üstüne süt dökmek nerden akıllarına gelmiş, sütü mayalacaklarını nerden bilmişler vs.vs. merak
hesabın var mı? giriş yap