şükela:  tümü | bugün
  • kelimeler tıpkı virüsler gibi organizma üzerinde yayılmacı bir politika izliyorlar. organizmayı ele geçirdikçe çoğalıyorlar; çoğaldıkça da hegemonik bir yönetim kuruyorlar.kelimelerin esareti altındaki bizler diğer canlılar gibi saatlerde belli bir noktaya odaklanarak zaman geçiremiyoruz, katlanamıyoruz çünkü kelimeler her yerde. her boşluktan sızıp sezgilerimize set çekiyorlar. boşluğa düşme(belki başka bir adı vardır.) anlarımız çok kısa ve hiçbiri kelimesiz değil. dünyaya kelimesiz bir şekilde baktığımda nasıl bir canlı olacağımı çok merak ediyorum. evrenle aynı mekan ve zamana sahip olmak kelimesizlikten geliyor sanki. oysa onlar her yerdeler, gittikçe çoğalıyorlar.

    (bkz: beynimi yiyorlar anne)
  • kelimelerin islevini ortadan kaldirmaktir. sadece hissetmek, yasamak icin yeterli mi? ıcimizde biryerlerde, her turlu duygunun var oldugu ama disa vurulamadigi bir hayat ne kadar anlamli? bazi seyler olur ki, kelimelerle anlatilamaz, ama ifadesiz bir yasam ise bos, yavan... yok yok, kelimelerle anlatilamayacaklardan biri iste. anlatmak... hayatta her seyin o kadar uzerinde ve varolusa o kadar dair ki, kainat yikilip yeniden kurulsa, eninde sonunda, bir yerlerden kelimelerle bakmayi basarabilirdik yine.
  • paroles paroles paroles..

    kelimeler bir çerçeve gibi. dışına taşmazsınız. keza cümleler de öyle. öznesiz yüklemsiz cümle olmazmış. sensiz aşk oluyor lakin sensiz cümle olmuyor. çok saçma. kelimeler bir kısıtlama gibi. kaç yüz yıldır kelimeleri kullandığımızı bilemiyorum ama büyük bir üretkenlikle pek çok şeyi isimlendirmişiz. buna karşın o kadar çok duygu nesne olay kelimesiz ki.. kelimeler kifayetsiz kalıyor diyoruz ya. bizde kelimenin bittiğinden değil kelimelerde kelimelerin bittiğinden oluyor bu. dünyaya kelimelerle bakmadığımda genelde hislerle bakarım. en çok tutku denen şeyi hissederim. ensemden omurgama omurgamdan kuyruk sokumuma kadar. hatta kasıklarımda bir sıcaklık olarak. bunun bir kelime anlamı var mı? tüm bedenin tutkudan kavrulması gıdıklanması ürpermesi? sinirliyken sinirli olduğumu belirtmem yetersiz kalıyor. tüm dünyayı kana boğabilecek düzeyde sinirlenebiliyorum. bunun da bir anlamı yok. veya aşk dediğimiz basit şey. doğa gereği su ve besin hariç her şeysiz yaşayacağımızı bildiğimiz halde onsuz yaşayamayacağımıza inanmamız. bunun da bir karşılığı yok. hayata bakmaktan ziyade kendini ifade etme konusunda kelimeler ultra yetersiz. bunun yerine sanırım bakışları tercih ediyorum. senin için ölüyorum bakışı, kavruluyorum kuduruyorum bakışı, sinirden köpürüyorum bakışı..
  • [ ]