şükela:  tümü | bugün
  • yeğenimin ingilizce öğretmeninin müthiş uygulaması. çocuk evde oturmuş kendisine verilen 70 ingilizce kelimeyi beşer kez defterine yazmakla meşgul, kendisine verilen derken kitabın son sayfasında işaretlettiği 70 kelime. yeğenim devlet okulunda okuyor öğretmenin bu uygulama ile ne elde etmeye çalıştığını anlamadım bir kelimeyi deftere beş kere yazmak nedir. ingilizlerin hintlilere periyodik cetvel ezberletmesinden ne farkı var bunun. ne öğrenecek çocuk teleffuza mı katkısı var imlaya mı katkısı var. ne kadar bağnaz bir yöntem. okullardaki ingilizce öğretmenlerinin hiçbir işe yaramadığını düşünüyorum. böyle dil mi öğretilir lan. tamam sakinim.

    edit: bilgi vermek veya fikir beyan etmek amacıyla mesaj atan yazarları tenzih ediyor ve hakaret ya da küfür mesajı atanlara hoşt diyorum. bana bu yöntemin sağlıklı olduğunu nasıl anlatacaksınız illa yazdıracaksanız fıkra yazdırın. küçük pasajlar yazdırın ya da sevdiği bir filmi anlatsın. bakın yeğenim kursa gidiyor ve kursta yaptıkları etkinlik aynen şu. yeğenim odasını ingilizce olarak tanıtan bir yazı yazıyor ve sınıfta bunu arkadaşlarına okuyor diğer öğrenciler ise dinledikleri tasvirden odanın resmini çizmeye çalışıyor. şimdi bu yöntem mi daha iyi kelimeleri beşer kez yazmak mı. verelim ellerine sözlüğü baştan sona deftere yazsınlar o zaman.

    edit 2: bu bir yöntemdir eyvallah ne kadar işe yaradığı ise tartışılır. merak ediyorsanız söyleyeyim öğretmeni ile elbette konuştum bir öğretmene akıl verecek de değilim ama bana yaptığı açıklama sadece şu " ben bu yöntemin faydası olduğuna inanıyorum ve devam edeceğim" edebilir. ben de inanmıyorum bu kadar. yahu size bile şu yaşta 70 tane kelime verip bunu beşer kere yazın deseler çok etkili dediğiniz bu yöntem için hepiniz ayrı telden ağlarsınız. kimse kimseyi kandırmasın sınavlar bitmiş okulun son haftasına girilmiş öğretmenler rehavete girmiş ve sırf öğrenci boş kalmasın diye verilmiş bir ödev. bana masal anlatmayın ödev bitti bu arada 70*5=350 kelime yazıldı çok iyi oldu papağan gibi şakıyor çocuk. heyyy en büyük ingiliççe.
  • türklerin ingilizce öğrenememesinin temel nedenlerinden biri eski öğretmenlerin bilgisinin yetersiz olması ve işi savsaklamalarıdır. yoksa yabancı veya seçkin yerli öğretmenlerin bulunduğu okullara gidenler pekala da hatasız ingilizce öğrenebiliyor, milletçe yeteneksiz değiliz çok şükür. ama öğretme yöntemlerimiz sorunlu.

    yıllar önce benzer bir yöntemi savunan bir üniversite hocası ile de tartışmaya girmiştim: ezberci yöntemler zaman kaybıdır, öğrenciye bir katkısı olmaz ama öğretmenin işini yapmadan maaşını almasını sağlar. kimse "ama doğru yazılışını öğreniyor" demesin, o iş doğuştan gelir. bazı çocuk bir bakışta yazılışını kaparken, bazı çocuk anadilinde bile hatalı yazar. bu türden istisnalar için bütün sınıfa zaman kaybettirmek ise göreve ihanettir.

    2. edit: bizdeki yaygın kanının aksine, dil öğrenmenin en önemli unsuru kelime öğrenmek değildir, kelimeler sizden iki tuş ötededir. asıl zorluk sizlerin gramer diye aşağıladığı o kurallar manzumesinin sindirilmesidir, bu da ezberle olmaz. kural yoksa, istediğiniz kadar kelime bilin, faydası yok. ama kuralları biliyorsanız, kelime bilgisi kullandıkça oluşur.

    edit: mesaj gönderilemeyen bir yazar "burada atıp tutanların dil bilgisini" sormuş. beş dilde okula gittim, sizin yaşınız kadar süredir sekiz dilden çevirmenim ve çeşit çeşit dilleri yıllarca öğrettim.
  • beş kez ağızla, beş kez elle, beş kez de ayakla yapıldığında akılda kalıcı olacaktır.
  • yazıldığı gibi okunmayan dilleri öğrenirken çok da faydalı olan bir yöntem.
  • yıllardır ingilizce, almanca gibi yabancı dillerin ve şaşıracak olabilirsiniz ancak kimya derslerinin de işlenme yöntemidir. öğrenme yöntemi demeye elim varmadı.
  • tamamen haksız değildir. bir şey ne kadar çok tekrar edilirse o kadar kalıcı olur.
  • ilkokul 5. sınıftan sonra anadolu lisesinde ingilizce hazırlık okuyan, devamında 6. 7. ve 8. sınıfta bazı dersleri ingilizce olarak gören ve ingilizce öğrenemeyen biri olarak, üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçmesine yöntemin değişmemiş olması şaşırtmıştır.
    belli ki bu sistemle öğretemiyoruz, aynı yöntemle farklı sonuç almayı umuyorsa demek başımızdakiler.
    gerçi adriyatik’ten çin seddi’ne kadar sadece türkçe bilerek gidebiliyoruz neyse.
  • https://tr.m.wikipedia.org/wiki/hintler

    - hintliler, yunanlılar..

    (bkz: galat-ı meşhur)

    doğruları: hint, yunan

    (ara: eğitim* sistem*)
  • fransızcayı ortaokuldayken aynı şekilde öğrenmiştim. çok etkili bir yöntemdir.
  • üniversitede kelime öğretimi ile ilgili bir sürü yöntem ve teknik gördüm fakat beşer kez yazdırmak bunlardan biri değildi. hangi aykırı üşengeç buldu bunu bilmiyorum ama hala bunu uygulamak gerçekten akıl işi değil. işin kötüsü okulda bunu yapan bir meslektaşım kesin olacak ve bunun dünya saçması bir öğretim şekli olduğunu nasıl açıklayacağım bilmiyorum.
    bu tarz kelime öğretimi yüzünden çocuklar sadece kelime biliyor ve kelimeyi cümle içinde kullanamıyor. bıktım artık eski usul öğretmenlerden bıktım. sırf sadece bu yöntemleri kullanarak ingilizce öğretilmeyeceğini göstermek için devlete atanmak için uğraşıyorum. saçma yöntemleri kullanmadan nasıl ingilizce öğrenilirmiş öğretilirmiş görsünler istiyorum. öğrencilerimin aptal yöntemler olmadan kazandığı başarılarıyla tokatlayacağım bunları.