şükela:  tümü | bugün
  • kelimelerin içinde barındırdığı, açığa çıkmayı bekleyen sessiz ses.

    her kelimenin kendi varoluşunun bir nedeni, bir nasılı, bir niçini, bir zamanı, bir yeri vardır. kendisini bulamazsa eğer çıkmaz gücü açığa, saklanır diğer kelimelerin arasına, sıradanlaşır,sessizleşir...

    o kelimedir ki; en gösterişli, en kasıntı haliyle bile içimizdeki bir dalı yerinden kıpırdatamaz, denizlerimizi dalgalandıramaz, çimenlerimize dokunup titretemez, yel değirmenlerimizi harekete geçiremez. yine o kelimedir ki; en sıradan, en alışılmış haliyle en büyük tufandan beter yapar içimizi, organlarımız yer değiştirir, iliklerimize yerleşir, hücrelerimize siner, kanımıza karışır da dolaşır tüm vücudumuzda, bir nefesle giriverir ama bin nefesle çıkmaz hani. evet, ben bu güçten bahsediyorum. örnek mi istiyorsunuz?

    “gel”.
  • " kelimeler, kelimeler albayım. bazı anlamlara gelmiyor." oğuz atay.

    (bkz: serbest çağrışım)
  • insanin icini acitir cok guclu olanlar.
  • bazen umuda hapsettirir...
    -olabilir...
    -kim bilir...
    -neden olmasın...
    bazen bıçak gibi keser.
    -git
    -bitti
    -umrumda değil
    bazen dünyayı değiştirir.
    -gel.
  • evet vardır böyle bir güç, inanırım. kelimelerin kendi çığlığı; duyabilene, okunuşundan farklı duyulur bazen.
  • yürek acıtan bir videoya konu olan güç.
  • ınsan anlayamadığı şeye sahip olamaz.
  • cok ınandıgım.

    su testını hatırlarsınız.
    suyun ıcındekı pırınc tanesının bırıne her gun "tesekkurler", dıgerıne "senden nefret edıyorum", bır dıgerıne de ılgısız, sıfır seklınde yaklasılıyor.
    bır ayın sonunda tesekkurler denılenın suyu besberrak, mıs gıbı, pırınc harıka gorunuyor.
    senden nefret edıyorum denılen berbat halde, suyu berbat, kendı berbat.
    ılgısız bırakılan su ve pırınc de cokmus.

    suya ve prınce bunları yapan sozcukler bıze neler neler yapmaz.

    o kadar cok ınanıyorum ve o kadar ozen gosterılıyorum kı sevdıklerıme yapıcı seyler soylemeye.
    keske olmaz ya, bıraz da benzerlerım benı bulsa.
    valla asık olurdum. ıhıh.
  • biraraya gelerek cümleleri oluşturur, hayal kurmamı sağlarlar. eskimez sanırım onları, oysa her biri eski püsküdür.

    müziklisi şarkı olur, resimlisi film...
    ağır aksağı türkü, eksiklisi şiir...
    kavil olur, yemin... teselli, küfür...

    mektup olur, öykü. bazen roman.
    sese göre rengi değişir bunların bir de, çok tehlikeli.

    bazıları içimde kırılıyor cümlelerin, birbirini arayan kelimeler sarıyor; iş günlerine ait ve son derece "resmi" düşüncelerimi...

    duymayı asıl istediklerim, henüz hayal bile etmediklerim...