şükela:  tümü | bugün
  • başrollerinde juliette lewis, jonny weston ve josh hopkins'in yer aldığı 2014 yapımı dram. konusu için sevişmeye hasret iki insanın öyküsü diyerek hayvanlık yapmanın lüzumu yok tabi ama çok da süslemeden, sürünmecedeki hayat dramlarından hoşlananlar için iyi giden bir samimiyete sahip.

    juliette lewis yaşlanmış, olsun, ağlamasıyla duman ediyor insanı, josh hopkins de yaşlanmışş bir jonny weston iyi. bu çocuk hakikaten baya iyi zaten. kimyayı inanılmaz tutturmuşlar.

    --- spoiler ---

    filmin sevdiğim yanı kelly ya da cal için epey üzmeyi başartması. o çaresizliği iyi veriyor, sonra bir anda o çaresizlikten farkındalığa hızlıca aktarsa da çok da yadırgamıyorsun. kendi hatana uyanmak gibi içine almayı başarıyor.

    exorcism of shitty prom sahnesi güzeldi. tüm boktan mezuniyet balo geçmişlerine fon olacak naiflikteydi -yaşanmış ya da yaşanmamış-

    bir de kelly ve cal'ın son sahnesi. kelly'nin "you will get over it" dediği nedense cal'la birlikte bizim de inanıyor gibi yaptığımız masa.

    son olarak;

    "people are cowards, nobody ever just comes out and says, 'dude, your life totally freaks me out.' they just puff.. vanish."*

    "i should have never broken down my wall of illusion. you paint a picture of someone that you want to see and the reality never measures up."*

    --- spoiler ---
  • bu film konusunda takıntılıyım.
    sanırım 4 kez izledim..bunun sebebi juliette lewis'in tavrını sevdiğim bi hatun olması değil sadece..

    --- spoiler ---

    kadının anne olduktan sonraki psikolojisini, kocasıyla olan ilişkisini, geçmiş çılgın günlerine olan özlemini iyi analiz ettiğini düşünüyorum. ayrıca genç yaşta tekerlekli sandalyeye bağlı kalmak zorunda olan bir erkeğin gözünden hayatın irdelenmesi, kadınlara olan yaklaşımı da iyi yansıtılmış. kadın ve erkek açısından ilgiye aç olmanın ne gibi sonuçlar doğurabileceğini de anlatmak konusunda başarılı bir film.
    --- spoiler ---
  • betimlemelerle filmi fazla sikmamislar.ozellikle diyaloglarin gucunu iyi hissettirmisler filmde.
  • olmuş film.

    kelly yi en iyi ben anlarım, calvin ise beni asla anlayamaz.

    suçluluk duygusunun boktanlığı, gitmek isteyip bir santim uzağa gidememek, yukarı çıkmak için debelenirken dibe doğru batmak, olmak istediklerimiz, yaşamak zorunda olduklarımız, hayaller vs hayatlar, şeklindeki muhteşem duygular eşliğinde izlenebilir.

    -kurallara göre oynasan bile, işler beklenildiği gibi sonuçlanmayabilir.

    filmi izlerken çaresizliğimize ağlayıp sonra dağılabiliriz.
  • film gerçekten kelly ve cal’dı.
    sıkıntıları olan iki insanın birbirini iyileştirmesi, kötüleştirmesi ve birçok şey.
    hayatın içinde yaşadığım çıkmazları bu filmde görmek beni çok etkiledi. biraz ağlamışta olabilirim. benim için tekrar tekrar izlenesi bir film.