şükela:  tümü | bugün
  • santurzen'in teşvikiyle dinlediğim kemal dinç'in büyülü bir müzik dünyası var. kalan müzik'ten "lir ve ateş" adıyla çıkan bir albümü vardır. çok yakında da yine kalan müzik'ten bağlama ile deneysel bir çalışma olarak hazırladığı dvdli bir albümü çıkacak
    ayrıca kendisi rotterdam codars devlet musikisi türk müziği'nin de kurucusudur.
    buyrun dinlemek isterseniz...
  • (bkz: grup tohum)
  • önce lir ve ateş ile dikkatimizi çeken, sonra bağlama için denemeler ile bizi iyice kendine bağlayan adam. albüm kapaklarında hakkında neredeyse hiçbir şey yazmasa da, bir ayağının yurt dışında olduğunu anlamak zor değil. dünya müzik kültürlerini, çağdaş müzik akımlarını tanımış olduğunun ipuçlarıyla dolu besteleri.

    bağlama için denemeler dvd'sinde ses ve görüntü kalitesi oldukça iyi düzeyde. her şey olabildiğince sade, gösterişsiz. olması gerektiği gibi...
  • geleneksel yorumlar isimli albümü eylül 2015'te çıkacak olan başarılı müzisyen.
  • sesi, sazı hoş ve güzel ve bir o kadar da derin gönüllü abimizdir. var olsun.
  • kemal'in sesini ve yorumunu duyduğumdan beri akşamları ondan başka bir şey dinleyemiyorum. gerçekten büyülü bir sesi var, özellikle gam kasavet keder beni alıp götürüyor. çok sade, çok başarılı, böyle devam eder umarım.
  • aylardır ahmet aslan ile beraber kendisini dinliyorum. abartmayayım, gece-gündüz aralıksız. dinleyin ağalar, dinleyin efendiler...
  • ahmet aslan ile beraber çalıp söylediği zahit bizi tan eyleme yorumu benim en iyi yorumlar arasında yer almaktadır.

    https://www.youtube.com/watch?v=1frwdigurww
  • yaklaşık 1 yıldır dinlediğim şahsına münhasır bir abimiz. doğaçlama konusunda bir usta olduğunu düşünüyorum. sesinin tonu ve müziği icra tarzı mest etmektedir. geleneksel yorumlar albümü uzun süredir başucu eserimdir.
  • söyleşisinde
    sanatı haricinde günümüzde sanatçı kavramının içini boşaltılmasına engel olan ve müthiş bir bilgi birikimi olan aynı zamanda hoca olan bir sanatçı.

    "insan insana, insan doğaya, nihayetinde insan kendi yaptıklarına hoyratça yaklaşıyor. körleşmedir bu. din dediğimiz, devlet dediğimiz olgu da bu zaten. kör bir kuyu, insanın içi de kör olunca neyi katlettiğini, neyi yıktığını algılayamıyor bile. kendi ayağına, kendi parmaklarına yabancılaşan ve kendini yiyen insanlığın trajedisidir bu. iflah olunması güç durum. "