şükela:  tümü | bugün
  • insanlar belgelerin kapı kapı dağıtılması gerektiğini düşünürken karşılaştığımız gerçektir. kılıçdaroğlu'nun yine sıkıntılı zamanında akp'nin imdadına yetişeceğinin emaresidir.

    kılıçdaroğlu referandum öncesi, bylockçu bakanları ve milletvekillerini açıklayacağını söyledi. birgün.net bu açıklaması 5 nisan 2017 tarihli programda şahsına soruldu. cevabı şöyle oldu: "cumhuriyet halk partisi fetöcüleri destekliyor, siz fetöcüsünüz diyor. biz de gayet sakin, gayet akıllı şunu söylüyoruz: liste bende değil, liste sizde. ben devlet değilim, devlet sizsiniz. benim istihbarat örgütüm yok, sizin istihbarat örgütünüz var. bylock listeleri sizin elinizde, niçin açıklamıyorsunuz? teröristleri niye saklıyorsunuz? teröristleri saklamaka suç değil mi?" şimdi kılıçdaroğlu'nun söyledikleri doğru bunu tartışmıyorum, bu söylediklerini uçan kuş biliyor. sorun şurada: "bylockçu bakan ve milletvekilerinin listelerini açıklayacağım" diyorsunuz sonra da "liste bende değil, liste sizde" diyorsunuz.

    kılıçdaroğlu yine referandum öncesi, "15 temmuz kontrollü darbeydi" söylemlerini dile getirdi. referandumun 15 temmuzla ilgili hiçbir alakası yokken,akpliler bile bu referanduma evet vermeye çekiniyorken bu söylem sayesinde konsolide edildi ve referandumdan evet(!) çıktı. beyimiz o gece de 11'e kadar ağzını açmadı, açıklaması da "hösöp söröcöğöz" oldu tabii ki. sayın selin sayek böke referandum sonrasında sine-i milleti işaret ederek şunları söylemiştir: "bu referandum meşru değildir, bu doğrultuda bütün hukuki yolları ve her türlü meşru demokratik hakkı kullanacağımızdan da milyonlar adına bunu yapacağımızdan da kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın. her türlü diyince bunun içerisine meclisten çekilmek de girer, mecliste çalışmaya devam etmek de gider.". sayın selin sayek böke bu açıklamasından sonra 6 mayıs 2017 tarihinde "gerekli adımlar atılmamıştır" diyerek chp ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılığı ve parti sözcülüğü görevlerinden istifa etti.

    bu yaşadıklarımızdan sonra 27 kasım 2017 tarihinde kılıçdaroğlu'nun belgeleri açıklayacağı iddia edildi ve 28 kasım 2017'da yani dün, saat 13:30'a kadar bir çoğumuz 'haklı olarak' bir şey açıklamayacağını düşündük. kılıçdaroğlu hepimizi şaşkınlığa uğratarak belgeleri açıklamaya başladı, swift mesajlarını ve dekontlarını gösterdi. fakat bu belgeler basına servis edilmemişken, biz bu belgeleri hiçbir şekilde göremiyorken neden referandumu bize kaybettiren şahısa güvenmemiz gerektiğini anlayamıyorum. bu belgelerin servis edilememesiyle ilgili bilgisi olan varsa yeşillendirmesini rica ediyorum.

    dün saat 13.30'da yapılan bu açıklama sonrasında bu konu ülke gündemine oturdu. biz bunları konuşurken dün saat 17.15'de reza zarrab'ın duruşması başladı; savcı reza zarrab'ın 5. tanık olacağını açıkladı; savunma makamı da iddia makamı da 17-25 tapelerini delil olarak kabul etti; savunma makamı suçu süleyman aslan ve reza zarrab'ın üzerine attı ve halkbank'ın ambargoyu deldiğini kabul etti.

    bu gelişmeler yaşanırken kılıçdaroğlu çıkıp belgeleri açıklıyor fakat hiçbir basın kuruluşuna bu belgeleri servis etmiyor. ben de bir muhalif olarak gündemin değiştirildiğini düşünüyorum. kılıçdaroğlu bu belgeleri basına servis ederse ve gerçekliğini tespit edersek kendisinden özür dileyeceğim pek tabii.
  • böyle of shore cennetlerinde bankacılıkla ilgili sıkı yasalar vardır. narcos'un 3. sezonunda gördük ki, bankalar ve civarında, polisin adam tutuklaması bile yasak olabiliyor. o belgeler nasıl olmuşsa 6-7 yıllık olduğu halde, vergi konusunda zaman aşımına uğramış belgeler. öyle basına verilmesinde uluslar arası yasaklar olabilir.