şükela:  tümü | bugün
  • bu ülkede muhalefeti neden kemal kılıçdaroğlu'nun yapmaması gerektiğini gösteren yerdir.

    üç günlük serüven şöyle:

    kılıçdaroğlu: sen ve ailen yurtdışına para kaçırdı, avrupa'da dolarların var.
    erdoğan: yalan ispat edersen istifa ederim.
    kılıçdaroğlu: işte belgeler, şu şu kişiler man adası'ndaki şirkete para göndermiş.
    erdoğan: yalan söylüyorsun, para gitmedi geldi, ayrıca o adam özel kalemim değil. belgeleri basınla veya savcılıkla paylaş görelim. ayrıca kılıçdar ssk'yı batırdı, zaten bu çarkçı çarkçı, bu torununu da sigortalattı, villa, etro, falan feşmekan.
    kılıçdaroğlu: basınla paylaşmam, suç duyurusunda da bulunmam. savcılık istesin veririm.
    chp'liler: evet savcılık istesin, bu ülkede yargı olsa savcılık bu belgeleri isterdi.
    savcılık: tamam hadi belgeleri ver, inceleyim neymiş.
    chp'liler: savcılığa belgeleri vermesin, hem savcılığa ne ki biz suç mu işledi dedik erdoğan, suç demedik ki bir kere, savcılığı ilgilendirmez hıh.

    şimdi benim anlamadığım şu. orayla paylaşmam burayla paylaşmam, yok savcılık istesin verelim ama isterse de vermem. ne yapacaksın kemal beyciğim antika olarak evde mi saklayacaksın belgeleri, belge koleksiyonuna mı ekleyeceksin.

    yani bir muhalefet lideri elinde cumhurbaşkanı ve çevresinin yurtdışına para kaçırdığına dair gerçek ve orjinal belgeler varken nasıl yukarıdaki komik duruma düşebilir ben anlamıyorum. ya arkadaş vursana belgeleri ortaya, al işte diye paylaşsana sosyal medya hesaplarından. niye biz kılıçdaroğlu'nu savunmak için şekilden şekile giriyoruz beyler, vursana abicim belgeleri?

    asıllarının kaybedilmesinden korkuyorsan tara ver internete iyice milletin alay konusu oluyor şu konu. zarrab davası da gündemden düştü sayende, ne yapmaya çalışıyorsun iktidara hayat öpücüğü mü?

    bu nasıl muhalefet arkadaş, şöyle bir muhalefet örneğini dünyanın neresinde görürsünüz biri bana cevap versin.