şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır göremediğimiz şekilde sıkı bir muhalefet örneği oldu. şimdi bu belgelerin muhalefete çıkar sağlaması için iki soruya cevap vermesi gerekiyor:

    - belgelerin asılları nerede ve basın ile paylaşılacak mı?
    not: görece bu sorunun kolay cevaplanabileceğini düşünüyorum. herhalde elindeki belgeleri basın ile paylaşmaktan imtina etmeyecektir.

    ve asıl önemli soru: belgeler nereden ve kim vasıtasıyla elde edildi?
    not: işte bu kısımın kolayca cevaplanamayacağına eminim. 2009'da deniz baykal'ın kaseti çıktığı sıralar kemal kılıçdaroğlu'na belgeleri kim veriyorsa muhtemelen yine aynı kaynak veriyor. benim tahminim pensilvanya'dan yana olurdu.

    2009 yılında daha deniz baykal genel başkanken ve kendisi sıradan bir milletvekili iken usulsüz dinlemeler sebebiyle 2015'de tutuklanan eski emniyet genel müdürü fetöcü recep güven tarafından 3-4 saat boyunca gündemle ilgili bilgilendirildiğini biliyoruz. temaslar o dönemde başlamış, devam etti mi hiçbir zaman öğrenemedik. ama ardından kemal kılıçdaroğlu'na birden belgelerin yağmaya başladığını, medyada parlatıldığını, ardından deniz baykal'ın kasetlerinin çıkmasıyla birden genel başkan koltuğuna geldiğini gördük. dolayısıyla bu belgeler hakkında da kaynağı bakımından şüphelerim var.

    ama eğer bu belgeler yasal yollardan edinildiyse iktidar partisini ciddi anlamda sarsacağını düşünüyorum.

    peki recep tayyip erdoğan bu belgelerden siyasi olarak nasıl hasarsız kurtulur?

    tek bir yolla: kendi tabanı paranın usulüne uygun aktarılmasından ziyade "ne için kullanıldığı" ile ilgilenen bir tabandır. necmettin erbakan'ın kayıp trilyonu nasıl sırplarca katledilen boşnaklara yardım olarak gittiyse ve erbakan bunun siyasi bedelini bu sayede ödemediyse; erdoğan da böyle bir para trafiği olmuşsa bunu ne için kullandığına bağlı olarak siyasi bedel ödemekten kurtulabilir, hatta artıya bile dönüştürebilir.

    son bir ekleme: kılıçdaroğlu'na yine belgeler akmaya başladığına göre;

    kaynak da tahmin ettiğim gibi pensilvanya ise; pensilvanya ile yeniden temaslara başlamış mıdır?

    bu sorunun cevabını özellikle merak ediyorum.

    yazının ana fikri:
    bu bir erdoğan savunusu değildir, belgeler doğru ise erdoğan’a hep birlikte hesap sorabiliriz, gerekirse demokratik yollarla iktidarı da kaybedebilir. fakat onun yerine açık konuşuyorum fetö ile anlaşmış birisi gelmemelidir. belgelerin kaynağı bu yüzden belgelerin kendinden daha önemli bir konudur.

    can alıcı bir son soru:
    madem bu belgeler herkese açık ve herkes kolayca ulaşabiliyor bulabiliyor, en yenisi 3 yıllık olan bu belgelerin kamuoyuna duyurulması için neden yıllardır beklenmiştir?
    neden açıklamak için 2012 değil de 2017 yılını tercih etmiştir kemal kılıçdaroğlu?
    kendisine şimdi servis edildiği için mi?
    yoksa şimdi bir anlaşma yaptığı için mi?

    ayrıca: (bkz: #72451480)

    ekleme: (bkz: kılıçdaroğlu belgeleri yüzünden başımıza gelenler)

    belgelerin tuzak kuracağından şüphelenilen birileri tarafından kemal kılıçdaroğlu’na parça parça getirildiği itiraf edildi:

    (bkz: kılıçdaroğlu belgelerin tuzak olmasından çekindi)
  • birşey söylersin, ispat et diye götlerini yırtarlar. ispat edersin. bu sefer de bu belgeleri nerden aldın diye sorarlar. az karaktersiz değilsiniz...

    söz konusu belgeleri malum kişi bulmuş olsaydı şimdi tefe koymustunuz kılıçdaroğlu'nu. ne biçim bir şerefsizsin anlamadım ki. senin ben yedi sülalenin taaa....
  • yapıldı o:
    (bkz: 28 kasım 2017 erdoğan belgelerinin kaynağı)

    hemen söyleyeyim, halka açık olan şirket kayıtlarıdır:
    https://services.gov.im/…om?businessentityid=330812
    https://services.gov.im/…om?businessentityid=331352

    15gbp vererek bir kopyasını siz de edinebilirsiniz.
  • paranın kaynağını soracağına, belgeleri soruyor denyo.

    kaynak banka verileri diyor adam, daha ne diyecek.

    düzeltme: lanetlemiş eleman. tam da ihtiyaç anında aç kaldın. gitti primler.

    lanet olsun senin şansına lanetli yazar. (adam yazacaktım, vazgeçtim. adam değilsin oğlum). beter ol. ekşi eski zamanlarında olsa senin gibi kusmuklar bırak yazar olmayı, yazar adayı olamazdı.
  • bunu sorana ne önemi var dangalak denir. banane kaynağından. o paralar nereden geldi neden gitti, önemli olan bu.
  • (bkz: #72449590)
    (bkz: aramaya inanmak)
  • anası fetöcü olan bir orospu çocuğu
    vermiş olabilir o belgeleri bence.
  • kimse kimseyi kandırmasın, bu belgelerin gerçek olması kaynağını önemsiz kılmaz. ülkedeki esas sorun da bu zaten. her olaya ideolojik gözlüklerden baktığımız için belgelerin doğruluğunu, gerçekliğini sorgulamayı geçtim nereden, kimden geldiğini bile sorgulamıyoruz. bu da en çok bu belgeleri paylaşan, bilgileri sızdıran kişilerin işine geliyor.

    tıpkı mit tırlarında da olduğu gibi bu bilgileri sızdıranlar çok tabi fethullah gülen cemaati mensupları olabilir. deniz baykal'a yapılan kaset komplosu, 17-25 aralık, ergenekon-balyoz, şike davası, vs. bunların ortak noktası sızdırılan belgeler bizim lehimize oldukça o belgelerin doğruluğunu, hangi amaçla sızdırıldığını düşünmeyip sadece kendi çıkarımız doğrultusunda kullanıyoruz. cemaatçilerin bugüne kadar her yere sızabilmesinin başarısı da bu zaten. yasadışı işlere karışmış bazı kişileri tespit edip, kamuoyunda algı yaratıp, bu yasadışı işle alakalı alakasız kendilerine düşman herkesi bu işin içine dahil edip daha sonra bu soruşturmaları kendi düşmanlarını yok etmek için kullanıyorlar. ergenekon'da da bu oldu, 17-25 aralık'ta da bu oldu, şike davasında da bu oldu.

    olaylar bu kadar basit değil, bu kişilerin oyuncağı olmayın. sızdırılan her şeyin üzerine körlemesine atlamayın, kimler tarafından ne amaçla sızdırıldığını da bir düşünün ve tabi ki de o söz konusu belgelerdekiler gerçekse sorumluları düzgün ayırt edin.
  • simdi furkan sizin cenahta ki bu kaynak ve delillerin yasal yollardan edinilme mevzusunu anlayabilmis degilim.

    ortada bir yolsuzluk varsa delillerin hukuki boyutu mahkemeyi ilgilendirir halk olarak bizim ilgilenmemiz gereken belgelerin gercek olup olmadigidir. riza zarrab meselesinde de ayni terane donup duruyor. banane amk belgeleri kim nasil ele gecirmisse gecirmis o hakimin işi. ben ortada yolsuzluk var mi yok mu ona bakarim. benim cebimden parayi almis misin beni ilgilendiren konu bu.

    o kadar sacma argumanlarla cevap veriyorsunuz ki kafayi yememek mumkun degil. sener sen in unlu repligi gibi ""yaptim ama sor bakalim neden yaptim"" diyosunuz utanmadan. delillerin ve yolsuzlugun gercek oldugunu utanmadan kabul ediyorsunuz ama cikip yeaaa bunlar hukuki yollarla elde edilmemis bizi gizli gizli dinlemisler diyebiliyorsunuz. sence de sacma degil mi amk . biraz kendinize gelin yaa.