şükela:  tümü | bugün
  • ahmet maranki, ibrahim saraçoğlu vs. tiplerin sosyal medya örneği.
    klavyesi olan konuşuyor anasını satayim. (bkz: ağzı olan konuşuyor)

    bu tiplere karşı ciddi bir ceza yaptırımı olması gerekli, ve bu yaptırım aktif şekilde uygulanmalı...
    yoksa ülke "şarlatanlar diyarı"na dönecek.
  • kendisinin facebook profiline baktıkça üzülüyorum. gerçekten. wikipedia'dan, diğer isimsiz sitelerden aldığı bölük pörçük bilgilerle, çamur attığı, "insan öldürüyorlar" dediği tıbbı kullanarak her türlü hastalıkta karbonat kullanımını öneriyor. bu hastalıklara kanser de dahil. o insanlardan kemoterapiyi, cerrahiyi ya da radyoterapiyi almayı reddedip sabah akşam karbonat içenlerden biri dahi ölse bu işin hesabını kim verecek acaba? çok merak ediyorum.

    tanım: şarlatan.

    edit: yeminle gel de delirme, şunu eksileyenler var. spr hll dvm.
  • sağlık bakanlığı ne iş yapar? bu adam doğru söylüyorsa vay halimize, yalan söylüyorsa da vay halimize. babası ve iki kardeşi kanser tedavisi için kemoterapi ve radyoterapi gören biri olarak karbonatın her derde deva olduğunu ve özellikle kemoterapinin direk zehir olduğunu iddia eden bu adam, ki kendisi hekim değil, eczacı değil, kimyacı değil, doğru söylüyorsa da yalan söylüyorsa da durumumuz fena halde kötü... sağlığa bakan, ki sağlık bakanı bu işi yapıyor diye umut etmekteyim işte kimse o, bu adamı ya durdursun ya da karbonat, mantardan her çeşit kansere kadar her derde deva ise cümle ilacı çöpe atıp sabah akşam karbonatlı su içmemiz için yedi gün yirmi dört saat her türlü kanaldan yayın yapsın. bu arada bildiğimiz karbonat değil her derde deva olan, ingiliz karbonatı adı altında eczanelerde satılanlardan, aman yanlış olmasın. mevzubahis insan hayatı değil mi ama. 5tl vererek reçetesiz falan eczaneden satın alabildiğimiz bu her derde deva karbonat mucizesi kenarda duruyorken kemoterapi gören hastaların vebali de cümle sağlıkçının boynunda. doğruysa tabi. ama ya değilse.... bu kadar kolay işte. bir facebook sayfası açmaya bakıyor. doğru olması da temennimiz zira sayfayı inceleyince bir bakıyorsunuz bu karbonat her derde deva, ucuz, ulaşılabilir ve yan etkisi yok ama ya değilse... ya değilse!
  • bizzat tanıyorum ve takipçisiyim söylediklerinin de sonuna kadar arkasındayım...
    3 yıl kadar önce özofagus kanseri teşhisiyle hiç bir şey yiyemez duruma gelen kayınpederim için internette araştırma yaparken tesadüfen tanıştım kendisiyle
    ingiliz karbonatını kullanmaya başlamadan önce kayınpederim damardan besleniyordu çünkü tümör tam mide girişine yakın bir yerdeydi ameliyat tavsiye edilmiyordu agızdan beslenme tamamen bitmişti
    ben ingiliz karbonatını suda eritip damla damla içirmeye başladım
    3 gün sonra sulu gıdaları yutabilmeye başladı
    1 hafta sonunda karşılıklı kahvaltı ettik ciddi ciddi tümörde küçülme gözleniyordu
    daha sonra doktorun biri kayınpederime kemoterapi alması gerektiğini bu işin öyle karbonatla falan çözülmeyeceğini anlatmış
    karbonat içmeyi bıraktı kemoterapi almaya karar verdi
    8 ay sonra öldü
    adım adım yanındaydım
    isteyene raporlarını gönderebilirim herşey benim gözümün önünde oldu karbonat kullanmaya başladıktan sonra damardan beslenmeyi 1 haftada bırakan adam ilk kemoterapi küründen sonra yavaş yavaş eriyip bitti
    onunla birlikte hastanede yattım onlarca hasta gördüm karbonatla iyileşenleri de gördüm
    allah bir daha göstermesin ve tüm hastalara şifa versin
  • kemal milar'a birisi vücudumuzda kanın asit-baz dengesinin nasıl sağlandığını ve kan ph'ının 7,36-7,45 gibi dar bir aralıkta çok sıkı tutulduğunu ve bu aralık dışına çıkınca sağlığın ciddi olarak bozulduğunu ve son olarak ağızdan alınan bikarbonatla sadece idrarın alkalileştirilebileceğini vücudumuzun kimyasal tampon mekanizmaları sayesinde kan, dokular arası sıvı ve hücre içi sıvının ph değerinde pratik olarak hiç bir değişiklik olmayacağını anlatsın.
    son olarak birileri lütfen herkese anektod ve kanıt arasındaki farkı anlatsın!
  • arkadaş işte kemal milar şunu demek istiyor, eğer idrar ph ın 5 civarlarındaysa vucut devamlı asit halindedir, yani kanın 7.35-7.45 arasında olan ph dengesi çok sık 7.35 altına inmektedir. vucudun ph'ı bu değerlerde tutmak için çok çaba sarfetmektedir.

    sık sık 7.35 altına inince senin vücut asidoz denen olaya maruz kalmış oluyor, alyuvarlar(kırmızı kan hücreleri) birbirlerine kenetlenip kendilerini asidoz ortamdan korumaya çalışırken, oksijen transferinde aksamaya neden oluyorlar, akyuvarlar ise iş yapamaz hale geliyorlar, yani virüsler ve bakterilerle mesela 10adet akyuvar mücadele ederken asidoz yüzünden mucadele eden akyuvar sayısı 1-2 ye hatta sıfıra kadar düşüyor. yani virüsler bakteriler galip geliyor. sende hasta oluyorsun. yoksa akyuvarlar rahatlıkla o virüslerinde bakterilerinde üstesinden gelir, yeterki uygun çalışma ortamı sağlansın. bu uygun ortamı sağlayan ise kanın ph derecesidir.
    https://www.youtube.com/watch?v=py0fqof0xj0
  • birkaç paylaşımına baktığımda aklıma ilk gelen kelime şarlatan oluyor nedense. ne acı ki bu adamların üzerinden ekmek kazandığı milyonlar var bu ülkede.
  • şarlatan diyenlere şunu soruyorum bu adam karbonat için diyor, gelin ben tedavi edeyim ya da benim şu ilacımı için demiyor ki nasıl şarlatan olduğuna kanaat getirdiniz bu adamın çıkarı nedir?