şükela:  tümü | bugün
  • bence olayın arka planında psikolojik bir kendini tatmin etme duygusu yatıyor.

    şimdi şöyle düşünelim, 20 kişilik bir sınıf ve bu sınıfın en pasif en zararsız ve ezik kişisi sizsiniz,bu süreç sizi psikolojik olarak iyice bitirir.

    sonra bu sınıfa sizden daha ezik daha pasif birisinin geldiğini ve tüm odağın ona kaydığını düşünün, ama bu şahıs tüm saflığına ve yetersizliğine rağmen şansıyla falan tüm sınıfın hakkından geliyor,işte burada size rahatlama ve hareket imkânı sağlayan yeni psikoloji doğuyor.

    kemal sunal'a tekrar dönersek,
    kemal sunal oynadığı filmlerdeki karakterler çoğunlukta ezilen,hor görülen,saf ama temiz kalpli kişi profilidir
    kemal sunal filmlerinde hep bu ezik ve hor görünen karakter ile başlar ve başlarda hep kaybedendir.

    kemal sunal bu durumuna rağmen filmin sonuna doğru rakiplerini alt eder, koca istanbul mafyasını dize getirir (bkz: sahte kabadayı), arazi mafyasını ve emlâk zenginlerini yola getirir (bkz: ringo şaban) ve buna bezer onlarca film.

    bu filmleri izlerken bizde oluşan psikoloji rahatlama üzerine kurulu ama bu rahatlama tamamen kendi saf ve temiz yönümüzün kötülüğe karşı galibiyeti üzerine kurulu.
  • +parola ney
    -başak
    +bilemedin şafak daannnnn!
  • anadolu çocuğu ve halktan biri olması, sevilme nedenlerinden biri budur.

    bugün bile anadolunun herhangi bir şehrine gittiğinizde hala onu izliyordur ve bir olay yaşadığında “şaban gibi ...” diye örnek verip gülüyordur.

    barış manço da aynı ölçü ve değerdedir. halkın değerlerini, inançlarını, sevdiği şeyleri görüp yansıttılar ve başardılar; sevildiler.
  • halkın bir bölümünün inek şaban gibi saf rollerinden dolayı, yaklaşık %50'lik bir kısmının ise zübük rolünden ötürü sevmesidir.
  • bence bu sorunun cevabı kendisinin başrolünde oynadığı 100 numaralı adam filminde verilmiş.

    diğer yandan, türk sinemasında her zaman yapmacık bir üslup olmuştur. "nayır, nolamaz" diye konuşan karakterlerin arasında kemal sunal'ın canlandırdığı saf köylü tiplemesi izleyiciye daha yakın gelmiş. izleyici bu karakterle bağlantı kurabilmiş. çünkü "aile saadetim için bu fedakarlığı yapacağım babacığım" diyen janti karaktere hayatı boyunca rastlamamış ama şaban'ı bulmak için ailesini şöyle bir yoklaması yeterli.

    kaldı ki kemal sunal sadece "şaban" olmamış. 80'li 90'lı yıllarda farklı karakterleri de -kiracı, çulsuz öğretmen- canlandırıyor ve hepsi de sıradan insanın hayatında bir yere koyabileceği, kendini özdeşleştirebileceği tipler. eh, tabi ki kendisinin iyi bir oyuncu olmasının da büyük etkisi var.