şükela:  tümü | bugün
  • ozdemir erdogan'in kult sarkisi, kac genc kizimiz, hatta yeri geldiginde delikanlimiz kendini bulmustur bu sarkida, saymakla bitmez. hazin bir platonik askin oykusudur. sozlerinin tamamini hatirlayabilecegimi sanmiyorum ama sarki basindaki diyaloglar kelimesi kelimesine olmasa da oldukca net bicimde kulagimda yankilaniyor: (notasyon gercegi yansitmayabilir, zira gorunen o ki kafiye ugruna ozdemir abi de iskembeden sallamis notalari)

    -hazir misiniz
    -evet efendim
    -kemanin akordu tamam mi?
    -evet
    -baslayalim oyleyse.. fa
    -giyy
    -la mi
    -gi-giy
    -re mi fa
    -giy giy giy
    -mi'ye dikkat et (melodik soylenecek)
    -afedersiniz efendim gi-gi-giy gi-giy
    -sol
    -giyy
    -si fa
    -gi-giyy
    -sol la si
    -giy giy giy
    -la si do la fa (kresendo)

    nedir bu duydugum heyecan
    bambaska bir duygu bu, kapliyor her yanimi
    nasil da parliyor gozlerim
    ..............., ....... su an icim

    asik mi oluyorum
    20 yas farka ragmen

    (giy) ben (gi-giy) sana (giy-giy-giy) soylemek (gi-gi-giy gi-giy) istiyorum ki
    ben (giy) seni (gi-giy) oyle cok (giy-giy-giy) seviyorum ki(gi-gi-giy gi-giy)

    seninle birlikte gozgoze
    geldigimiz anlarda bir garip oluyorum
    bilmem ne olacak sonum
    sana ders vermek icin gunleri sayiyorum

    asik mi oluyorum
    20 yas farka ragmen

    -peki, carsamba gorusuruz o halde.
    -hayir efendim
    -persembe oyleyse
    -hayir...
    -neden, derslere devam etmek istemiyor musun?
    -hayir.
    -peki ama neden?
    -cunku ben de, ben de sizi seviyorum
    (kresendo, gozyaslari, alkislar...)
  • yavaş yavaş başlayan, sonlarına doğru gaz veren şarkılardan...durduk yere gözlerin yaşlanmasına sebep olması da cabası...
  • subyanci bir keman ogretmeninin ağıdı
    (bkz: cocuk pornosu)
  • adı geçen bütün fa'lar aslında fa#. son "la si do la fa" kısmı ise la#, si, do#, la#, fa# olacak, diyezleri uyduramamış demek erdoğan abi kafiyeye.
  • sadece "sana ders vermek için günleri sayıyoruuuum" dizeleri için bile uzun uzun yazılar, anılar oluştırabilecek derinlikte; "acaba sayın erdoğan teen ortamının manyağı mı?" diye derin derin düşündüren ve en sonunda geçtiğimiz yıl özdemir bey'in yine böyle manitalı-lolitalı (liselimli tadında)= bir video klip çekmesiyle aklımda "garanti özdemir bey'in harddiskte ne az 20 cigabey lolitalı pornel vardır" kanısına ulaştığım bir parçadır. yıldan yıla aklımıza gelir heb beraber "sana ders vermek içiiiin günleri sayıyoruuuum" diyerek çevremize yılan yılan güleriz...
  • kiz ogrenciyi seslendiren, o siralarda ali kocatepe ile evli olan bir zamanlarin yesilcam stari fatma karanfildir. fakat nedense hemen herkes israrla ogrenciyi sezen aksu seslendiriyor diye inat etmektedir. sezen ve ozdemir'in beraber soyledikleri kucugum adinda bambaska bir sarkidir.
  • bu sarkiyi yaptigi yillarda ozdemir erdogan parasizlik cekiyormus, kaset yapamiyormus. bu yuzden muzik dersleri vermeye baslamis. o gunlerde bu sarkiyi yapmis ve sarki birden patlamis. tabibu iyi gelmis parasizliga bir sure, ta ki ders verdigiklerinin velilerinin yakinlarinin abidik gubidik espri yapmaya baslamasina kadar. nerdeyse herkes "heh heh, sizin cocuk ozdemir beyle ask yasiyormus" demeye baslamis. tabi veliler de ders aldirmaktan vazgecerler. yazik olur ozdemir erdogana, ama turk muzigi guzel br sarki kazanir. (bkz: game theory)
  • keman öğrenmek arzusuyla yanıp tutuşan genç kız sezen aksu değildi. sezen aksu ve özdemir erdoğan 'küçük bir aşk masalı'nı beraber söylemişlerdi. yıl 1985 'ti.
  • mesleğim, ekmek kapısı...