şükela:  tümü | bugün
  • nolur yapmayın etmeyin iki okudugunuz makaleyle şöyle çıkışlarla gelmeyin buralara. buyur sana hemen bir onkolog yorumu, yanımda kahve içiyor su an; "evet biz bütün onkologlar kendi annem dahil olmak üzere eriyip ölün istiyoruz." kemoterapi şu anda tek çözüm. evet atom bombası ama işe yarıyor, o işe yaramadıysa zaten her durumda ölüyorsun ya da seni yıpratıyor ancak kanserden seni kurtarıveriyor.
  • bazılarınca amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi söylenen gerçekler.

    tüm tıp dünyası kemoterapinin zararlarının farkında, bunu dert etmeyin. yapılan şey kar zarar hesabı. sen 6 ay yaşayacakken 18 ay yaşarsan bu başarıdır. tıp dünyasının işleyişi böyle. ha sen dersen ki ben tedaviyi reddediyorum 6 ay kemoterapisiz yaşarım, saygı duyulur.

    ama lütfen yok b27737 vitamini yok d vitamini yok kenefir yağı böyle saçma şeylerle insanların kafasını karıştırmayın. zaten üzerinde durulabilecek bir d vitamini var. bunun da birçok konuyla alakası araştırılıyor. birden popüler olan konulara mesafeli yaklaşmak gerekir. d vitamini için de minumum değerleri yakalayıp daha fazlası yararlı diye düşünmemek lazım. böyle bir algı yarattılar ne yazık ki.

    bazı linkler veriliyor. bunlarda ingilizce kaynaklar var. insanlar da bir şey sanabilir bunları. sanmayın. amerika toplumu da en az türk toplumu kadar koca karı ilaçlarına meyillidir. yutub'da bir adam vardı. cilt kanseri lezyonuna kara merhem denilen bir şeyle müdahale etmeye çalışıyor. süreci kaydediyor falan. en son ölmüştü mesela.

    yani kaynağı belirsiz şeylere itimat etmeyin. bitkisel çalışmalar bilimsel olarak araştırılırsa fayda getirebilir. ama falanca filancaya iyi gelmiş ben de kullanayım diye bir şey yok. ve bilimsellik süsü verilmiş yazılara da güvenmeyin. yeni moda bu çünkü. bilmeyen insanlara birkaç vitamin söyle, gerçeğin yüzde birini yansıtsın diğer gerçekleri çarpıtsın insanlar da buna kansın. kanmayın.

    kanser ciddi, kemoterapi de trajik bir konu.
  • kemoterapinin kanser hucrelerinin yaninda normal yani saglam hucreleride oldurdugu biliniyor zaten? neyin kafasi bu?

    ayrica sen umudunu kestin veya basina kotu bisey geldi diye yillik bilmem kac milyar tiklanan sitede insanlarin moralini bozmaya ne hakkin var arkadasim? buralari herkes okuyor ve bicok kisinin de ilk tercihi. arama yerine kemo yazinca bu yazinin cikmasini hangi hasta/hasta yakini ister? sen istermiydin? o insanlarin nelerle ugrastiklarini, bilmem kac kur kemo aldiklarini, yuzlerinde ki ifadeyi, genci yaslisi farketmeden hayata tutunma istegini gordun mu? yapmayin boyle seyler. ca tanisi konan bir hastanin farmokolojik tedaviden once moralinin psikolojisinin iyi olmasi lazim. icinde yasama sevinci olacak ki hayata tutunabilsin. sen bunu elinden almaya calisiyorsun.

    not: 8 haftadir onkoloji de stajyerim.
  • her ne kadar armstrong'un kitabinda yazdiklarini canlandirabilsem de (bir yere kadar) insanlarin bu tedavi yontemindeki direnclerine hayranim. iki kisinin birebir yaninda oldum. o bitkinlik hali, o yasam ile olum arasindaki cizgide ne yapacagini bilememek ve en kotusu de yakinlarinin o bos bakislari.

    guclu insanlara selam olsun.
  • şu bakteri efsanesinin yanlışlandığı 100 yılı geçti hala bilimsel diye yazıyor sığır. bu kadarını hürriyet ve habertürk bile yapmıyor amk.
  • okumuş cahiller bazen zır cahillerden daha beter olabiliyor..
    bunlar daha tehlikelidir..
    biliyormuş gibi görünürler anlatırlar..
    zır cahile inanmaz kimse ama bu kendini inandırır da..

    arkadaş saçma sapan yorumlar yapmayın da zaten büyük üzüntü yaşayan ve yıpranan insanları bir daha üzmeyin!
  • kemoterapi gerçeklerini onkologlar söyleyebilir. gerçekten dahiliye uzmanlığı sonrası üst ihtisas yapan bir onkoloğun; 3 senelik eğitimi boyunca hocalarından devamlı yalan söylemesi gerektiğini mi öğreniyor sanıyorsunuz?

    yazık yani. bu kadar önemli bir konuyu bu kadar basite indirgemeyin. milyonlarca insan bu yazılanlardan etkileniyor. insanların hayatıyla oynamayın.

    onlarca makale yazmıyor linkte. pubmed den verin linki okuyalım.

    lütfen ama lütfen bu linkte ki gibi bi karbonatlı su tüketmeyin. yapmayın ya yazıktır insanlara.
  • facebook'ta da paylaşıldığını gördüm bu yazının; cidden çok hassas yaklaşılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. tüm hastalıklarda (basit bir diş tedavisinden tutun, parmağınızda çıkan siğile kadar) doktora güvenmek çooooook önemli. bu tür yazılarda doğru olan bilgiler de olabilir ama "doktoruna güvenme, seni zehirliyor!" gibi bir yaklaşım ile şu anda hasta olan ya da hasta yakını olan insanlara ne yaptıklarını düşünebiliyorlar mı bu yazıları yazan ve paylaşanlar, cidden merak ediyorum.

    "şunu da yap, iyi gelir" dersin.
    "ben bunu yedim, şurada yaşadım, kanseri yendim" dersin. ki diyenler var, dinleyeni de, "bana ne?!" diyeni de olduğu gibi.

    ama insanların ortasında olduğu bir sürece bu denli keskin ifadelerle yaklaşmak kadar hem fiziken hem de ruhen tehlikeli bir yaklaşım düşünemiyorum.
  • şikayet edilmesi gereken ilk entrye sahip başlık. evet; herkes fakir fukarayı zehirleyip öldürme peşinde paranoyaklığı nerelere geliyor, anlamış değilim.

    not: de bağlacını doğru yazamayan birine, canınız konusunda mı güveneceksiniz? (bkz: swh)
    edit: durdurulamaz şekilde fav alıyor, yazara değil favlayanlara iki çift sözüm var; o kafayla iyi yaşıyorsunuz siz. yarın entrysi debeye de girer o yazarın, sonra ver elini cern.