şükela:  tümü | bugün
  • nolur yapmayın etmeyin iki okudugunuz makaleyle şöyle çıkışlarla gelmeyin buralara. buyur sana hemen bir onkolog yorumu, yanımda kahve içiyor su an; "evet biz bütün onkologlar kendi annem dahil olmak üzere eriyip ölün istiyoruz." kemoterapi şu anda tek çözüm. evet atom bombası ama işe yarıyor, o işe yaramadıysa zaten her durumda ölüyorsun ya da seni yıpratıyor ancak kanserden seni kurtarıveriyor.
  • ya bi gider misin canım kardeşim denilecek gerçekler. konu hassas insanları yanlış yönlendirmeyelim lütfen, bakın topluma örnek olmam lazım, doğuş'a bağlayıp kabalaşmak istemiyorum, lütfen.
  • bu ve benzeri başlıklarda yazılan, kişisel yorum da içeren yazıları doğru bulmuyorum. kanser çok hassas bir konu. hem hasta olan hem de hasta yakını olan çok kişi okuyor buraları. moral-motivasyonun en yüksek olması gereken, doktora güven ile ilerlenen zor ve meşakkatli bir tedavi süreci var. bu ve benzeri yazılar, yeterince şoka maruz kalmış ve kafa karışıklığı yaşayan insanların biraz daha kafalarını karıştırmaktan öteye gitmiyor. sürekli sorgulama içinde olan kişilerin güven duyması gereken doktorunu, uygulanan tedavi yöntemini de sorgulamasına yol açıyor. okumak, öğrenmek ve bilgilenmek güzel ancak adı bile ilk anda insanın aklına çaresizliği, ölümü getiren bir hastalık kanser. yaşamayan bilmez, empati de kuramaz. yazarken güven kırıcı ve karışıklık yaratacak yazılar yazmamaya özen gösterilmeli, özellikle hastalıklarla ilgili konularda.
  • bazılarınca amerika'yı yeniden keşfetmiş gibi söylenen gerçekler.

    tüm tıp dünyası kemoterapinin zararlarının farkında, bunu dert etmeyin. yapılan şey kar zarar hesabı. sen 6 ay yaşayacakken 18 ay yaşarsan bu başarıdır. tıp dünyasının işleyişi böyle. ha sen dersen ki ben tedaviyi reddediyorum 6 ay kemoterapisiz yaşarım, saygı duyulur.

    ama lütfen yok b27737 vitamini yok d vitamini yok kenefir yağı böyle saçma şeylerle insanların kafasını karıştırmayın. zaten üzerinde durulabilecek bir d vitamini var. bunun da birçok konuyla alakası araştırılıyor. birden popüler olan konulara mesafeli yaklaşmak gerekir. d vitamini için de minumum değerleri yakalayıp daha fazlası yararlı diye düşünmemek lazım. böyle bir algı yarattılar ne yazık ki.

    bazı linkler veriliyor. bunlarda ingilizce kaynaklar var. insanlar da bir şey sanabilir bunları. sanmayın. amerika toplumu da en az türk toplumu kadar koca karı ilaçlarına meyillidir. yutub'da bir adam vardı. cilt kanseri lezyonuna kara merhem denilen bir şeyle müdahale etmeye çalışıyor. süreci kaydediyor falan. en son ölmüştü mesela.

    yani kaynağı belirsiz şeylere itimat etmeyin. bitkisel çalışmalar bilimsel olarak araştırılırsa fayda getirebilir. ama falanca filancaya iyi gelmiş ben de kullanayım diye bir şey yok. ve bilimsellik süsü verilmiş yazılara da güvenmeyin. yeni moda bu çünkü. bilmeyen insanlara birkaç vitamin söyle, gerçeğin yüzde birini yansıtsın diğer gerçekleri çarpıtsın insanlar da buna kansın. kanmayın.

    kanser ciddi, kemoterapi de trajik bir konu.
  • kemoterapinin kanser hucrelerinin yaninda normal yani saglam hucreleride oldurdugu biliniyor zaten? neyin kafasi bu?

    ayrica sen umudunu kestin veya basina kotu bisey geldi diye yillik bilmem kac milyar tiklanan sitede insanlarin moralini bozmaya ne hakkin var arkadasim? buralari herkes okuyor ve bicok kisinin de ilk tercihi. arama yerine kemo yazinca bu yazinin cikmasini hangi hasta/hasta yakini ister? sen istermiydin? o insanlarin nelerle ugrastiklarini, bilmem kac kur kemo aldiklarini, yuzlerinde ki ifadeyi, genci yaslisi farketmeden hayata tutunma istegini gordun mu? yapmayin boyle seyler. ca tanisi konan bir hastanin farmokolojik tedaviden once moralinin psikolojisinin iyi olmasi lazim. icinde yasama sevinci olacak ki hayata tutunabilsin. sen bunu elinden almaya calisiyorsun.

    not: 8 haftadir onkoloji de stajyerim.
  • her ne kadar armstrong'un kitabinda yazdiklarini canlandirabilsem de (bir yere kadar) insanlarin bu tedavi yontemindeki direnclerine hayranim. iki kisinin birebir yaninda oldum. o bitkinlik hali, o yasam ile olum arasindaki cizgide ne yapacagini bilememek ve en kotusu de yakinlarinin o bos bakislari.

    guclu insanlara selam olsun.
  • şu bakteri efsanesinin yanlışlandığı 100 yılı geçti hala bilimsel diye yazıyor sığır. bu kadarını hürriyet ve habertürk bile yapmıyor amk.
  • okumuş cahiller bazen zır cahillerden daha beter olabiliyor..
    bunlar daha tehlikelidir..
    biliyormuş gibi görünürler anlatırlar..
    zır cahile inanmaz kimse ama bu kendini inandırır da..

    arkadaş saçma sapan yorumlar yapmayın da zaten büyük üzüntü yaşayan ve yıpranan insanları bir daha üzmeyin!
  • vitamin d konusunda doğru bir konuya parmak basmış olan yazar, koruyucu hekimlik ile tedavi edici hekimliği birbirine karıştırıp ortaya mayonez kıvamında bir fikir atmıştır. vitamin d, vitamin e ve bilumum antioksidanlar, stresten uzak yaşam, spor, güçlü bir bağışıklık, sigaradan uzak durulması, vücut kitle indeksinin kontrolü ve en önemlisi sağlam bir genetik çanta kanserden koruyucudur evet. angelina jolie gibi brca1 gen mutasyonuna sahip kadınların mastektomi ve salfingo-ooferektomi geçirmesi de kanserden koruyucudur evet. ya da apc gen mutasyonuna sahip ve %100 kolon kanseri geliştirebilecek birinde total proktokolektomi geçirmesi de koruyucudur evet.

    fakat bir kere buna yakalandın mı işin rengi değişir. o zaman o beğenmediğin kemoterapi ilaçlarını afedersiniz ama sike sike almak durumundasın eğer 3-5 ay daha yaşamak istersen. yok istemiyorum dersen orası ayrı. herkesin kendi kararıdır.

    şöyle bir durum da var. 1960lı yıllarda bulunmuş kemoterapötikleri bu çağda hala kullanıyoruz. eski teknoloji ilaçtan çok da birşey beklememeli. ha ömrü uzatır mı uzatır. ama adamı ağzından dışkılatır.

    son zamanlarda artık kişiye ve hedefe yönelik tedaviler kanser hastalığında önemli yer işgal etmeye başladı. gördüğüm bir hasta 7 yıldır mide tümörü hastası ve günde bir tablet imatinib denilen ilaçla hayatını idame ettiriyor ve hemen hemen yan etkisi yok. bazı şeyler zamanla be arkadaşım.

    özet: kanser önümüzdeki 20 yıllık süreçte öldüren bir hastalık olmaktan çıkıp tansiyon şeker gibi süreğen bir hastalık haline gelecek. gelmezse beni bulun.
  • kemoterapi gerçeklerini onkologlar söyleyebilir. gerçekten dahiliye uzmanlığı sonrası üst ihtisas yapan bir onkoloğun; 3 senelik eğitimi boyunca hocalarından devamlı yalan söylemesi gerektiğini mi öğreniyor sanıyorsunuz?

    yazık yani. bu kadar önemli bir konuyu bu kadar basite indirgemeyin. milyonlarca insan bu yazılanlardan etkileniyor. insanların hayatıyla oynamayın.

    onlarca makale yazmıyor linkte. pubmed den verin linki okuyalım.

    lütfen ama lütfen bu linkte ki gibi bi karbonatlı su tüketmeyin. yapmayın ya yazıktır insanlara.