şükela:  tümü | bugün
  • onkologlar devamlı 2 yalan söyler:

    1) "eğer kemoterapi almazsanız x ay sonra ölürsünüz"
    2)"kemoterapi tek seçenek'tir"

    aşağıda verdiğim linkleri araştırın. kemo hardal gazının sıvı halimidir araştırın. bütün araştırmalarınızda şu sonucu görüceksiniz. kemo sitotoksik yani hücre öldürücü bir zehirdir. kimse bunun tersini size söyliyemez. peki başka ne tedavi var. bunu araştırdığınızda büyük olasılıkla ilk karşınıza vitamin b17 - “amigdalin” veya “laetrile” diğer adları çıkıcaktır. daha sonra sodyum bikarbonat, ve kenevir yada hemp oil karşınıza çıkıcaktır. biraz daha derin araştırırsanız beden ph derecesinin düşüklüğünün kansere sebebiyet veren mikro organizmaların virüs, mantar, bakteri yada parazit asidik ortamda çoğaldıklarını görüceksiniz. araştırmanızı derinleştirdiğinizde tüm kanser hastalarında vitamin d eksikliği olduğunu okuyacaksınız. ve sadece vitamin d kanser olma riskinizi % 77 - 78 oranında yok edicektir. d vitamini cancer diye aratma yapmanız yeterli.

    ilgili kaynak linkler: http://devrihaber.com/…r/kemoterapi-gercekleri.html

    edit: onlarca kaynak linkler ve onlarca makale ile görüşümü destekliyorum. adam kalkıp vay efendim şöyle konuşmayın böyle konuşmayın. linkte yer alan makaleleri ve kaynakları tara sonrasında yaz entrini. başlığı açmamla entry girmesi arasında 2 dakika olan yazarları üflüyorum.

    edit2: öncelikle kemoterapiyle birlikte, var olan sağlıklı hücrelerin ölümü konusunda mutabık olmalıyız. kemoterapi kadar vücudun direnç sisteminin artırılması gerektiğine de dikkat çekmek istiyorum. ben olayı bil fiil yaşamış birisi olarak araştırıp kaynaklarıyla paylaştım burada. kemoterapi tek çare şeklinde bakılıyor evet doğru söylüyorsunuz. ancak yazdığınız cevaplara kemoterapi alıpta iyileşen hastalarımızın oranlarını ve kemoterapi alarak sonucun olumsuzlanması oranlarını paylaşır mısınız?

    modern tıp usulünde henüz yaygın olarak kullanılmayan bir yöntemden bahsetmek istiyorum. olayın öznesi bir doç. dr. kendisi ileri safhada bağırsak/kolon kanseri. kendi tecrübelerine istinaden kemoterapinin ileri safha kanser vakalarında fayda sağlamadığını bizzat gözlemlemiş olduğu gibi zarar verdiğini de düşündüğünden şu anda kemoterapi tedavisi almıyor ve imuneye(bağışıklık) sistemini güçlendirmeye yönelik bitkisel ve modern tıpbın ön gördüğü bir takım tedavi şekillerini uyguluyor. yani burada bizim işaret etmek istediğimiz husus; türkiye'de geçmişte de birçok örnekliğini yaşadığımız gibi tek çözüm budur şeklinde yapılan dayatmalar, yıllar geçtikten sonra yine doktorlarımız tarafından bu tedavi usulü tamamen yanlıştır şeklinde konuşulabilmesine bir vurgudur.

    verilecek istatistiklerde yaş skalasının kullanılmasındaki öneme de dikkat çekmek istiyorum. 18-35 yaş arasındaki kişilerin vücut direnci ile 35-50 / 50-70 üzeri hastaların direnç mekanizmalarının aynı olmayacağını da kabul etmek gerekiyor. bu sebepten 50 yaş üzeri hastalardaki kemoterapi uygulamasının başarı oranını gerçekten ben de çok merak ediyorum.

    söz konusu muhalefetleri kaynaklarıyla yaparsanız memnun olurum.

    edit3: çevremde son 1-2 yıldır en annesi-babası veya bir yakını özellikle bağırsak/kolom kanserine yakalanmış onlarca hasta oldu. ve bunların tamamı da bir veya iki ameliyat geçirdikten sonra kemoterapi tedavisi gördüler ve maalesef içlerinden bir tanesi dahi olumlu sonuç almadı. şu anda, türkiye'nin her yerinde her hasta veya yakını bu safhaya gelindiğinde; kemoterapi ile ilgili acaba sorusunu kendine ve çevresindeki herkese soruyor. kemoterapinin zararlarını görmezden gelerek, bu zararları ortadan kaldırabileceğimizi düşünmek görmezden gelmekten başka bir şey olmaz.

    altını çizerek tekrar ifade etmek istiyorum. burada benim bu konuya temas etmem; kemoterapi yaptırılmasın veya kemoterapi külliyen zararlıdır şeklinde bir görüş serdetmek değildir. hastalara ve hasta yakınlarına umut olabilecek diğer unsurlarında araştırılması ve doktorlarımızın gözetiminde uygulanabilmesini mümkün kılmaktır.

    edit4: babasının bağırsak kanseri süreçlerinde yanında olan birisi olarak yazdım tecrübelerimi ve araştırmalarımı. kemoterapi tedavisi aldık ve kemoterapi aldıktan sonra daha da kötüleştiğini bizzat gördüm ve yaşadım. + 3 ameliyat geçirdik. tüm bu süreçleri özetledim entry'imde.

    edit5: yanlış noktalarımı; kaynakları, istatisikleri ve bilimsel verilerle destekleyerek karşıt görüşünü ortaya koyacak olanları beklerim. görüşleriniz ışığında entry'i komple silebilirim. kalması şart değil.

    edit6: sevgili doktor arkadaşlarda katılmışlar başlığa. kaynaklar tatmin etmemiş. kaynaklara baktığını bile sanmıyorum. araştırmayla uzaktan yakından alakası olmayan kişiler rica ediyorum entry yazmasın şuraya. verdiğim kaynakları tek tek detaylı olarak incelemeden enty yazmayın lütfen.

    edit7: yazılanlara körü körüne inanıp oturup iki satır yazıp yüz binlerce kişinin önüne sunuyorsunuz diyen arkadaşlara sesleniyorum. asıl kör olan sizlersiniz. buyrun detay vereyim, körlüğünüzü farkettireyim sizlere.

    sir karl rainmund popper (1902-1994) avusturya kökenli britanyalı felsefeci. bilim felsefesine önemli katkılarda bulunmuştur.

    yanlışlanabilirlik ilkesi, popper’in bilim kuramının temelidir. onun bilimsel yöntem görüşü “bütün sistemleri zorlu bir sınamadan geçirerek, sonunda nispeten elverişli” sistemi seçmek amacıyla, her kuramı yanlışlamaya tabi tutmaya dayanır. çünkü popper’e göre, tümevarım ilkesinin geçersizliği nedeniyle, kuramlar hiçbir zaman deneysel olarak doğrulanamaz. ama yanlışlanabilir. o halde, bir teorinin bilimsel olabilmesi için yanlışlanabilir olması gereklidir.

    karl popper’e göre;

    doğrulayıcıları çok olan fakat yanlışlayıcıları belirsiz olan bu kuramlar ona göre bilimsel olmayan kuramlardı. popper, hangi kuram olursa olsun belli koşullarda deneysel destek bulmanın kolay olduğunu; bilimselliğin ampirik destek sağlamada değil, kuramın hangi koşullar altında yanlış olduğunu belirlemeyi esas aldı. eğer bir kuram yanlışlanabilir ise, bilimseldir. en iyi kuram “zamana bağlı olarak yanlışlanabilir, çürütülebilir olan kuramdır.”

    edit8: bu da mı yalan? kemoterapi

    edit: gördüğüm videoyu paylaşmak istiyorum: http://yenisancak.com/…ail-amerika-bulusun-pesinde/
  • nolur yapmayın etmeyin iki okudugunuz makaleyle şöyle çıkışlarla gelmeyin buralara. buyur sana hemen bir onkolog yorumu, yanımda kahve içiyor su an; "evet biz bütün onkologlar kendi annem dahil olmak üzere eriyip ölün istiyoruz." kemoterapi şu anda tek çözüm. evet atom bombası ama işe yarıyor, o işe yaramadıysa zaten her durumda ölüyorsun ya da seni yıpratıyor ancak kanserden seni kurtarıveriyor.
  • ya bi gider misin canım kardeşim denilecek gerçekler. konu hassas insanları yanlış yönlendirmeyelim lütfen, bakın topluma örnek olmam lazım, doğuş'a bağlayıp kabalaşmak istemiyorum, lütfen.
  • kemoterapinin kanser hucrelerinin yaninda normal yani saglam hucreleride oldurdugu biliniyor zaten? neyin kafasi bu?

    ayrica sen umudunu kestin veya basina kotu bisey geldi diye yillik bilmem kac milyar tiklanan sitede insanlarin moralini bozmaya ne hakkin var arkadasim? buralari herkes okuyor ve bicok kisinin de ilk tercihi. arama yerine kemo yazinca bu yazinin cikmasini hangi hasta/hasta yakini ister? sen istermiydin? o insanlarin nelerle ugrastiklarini, bilmem kac kur kemo aldiklarini, yuzlerinde ki ifadeyi, genci yaslisi farketmeden hayata tutunma istegini gordun mu? yapmayin boyle seyler. ca tanisi konan bir hastanin farmokolojik tedaviden once moralinin psikolojisinin iyi olmasi lazim. icinde yasama sevinci olacak ki hayata tutunabilsin. sen bunu elinden almaya calisiyorsun.

    not: 8 haftadir onkoloji de stajyerim.
  • her ne kadar armstrong'un kitabinda yazdiklarini canlandirabilsem de (bir yere kadar) insanlarin bu tedavi yontemindeki direnclerine hayranim. iki kisinin birebir yaninda oldum. o bitkinlik hali, o yasam ile olum arasindaki cizgide ne yapacagini bilememek ve en kotusu de yakinlarinin o bos bakislari.

    guclu insanlara selam olsun.
  • şu bakteri efsanesinin yanlışlandığı 100 yılı geçti hala bilimsel diye yazıyor sığır. bu kadarını hürriyet ve habertürk bile yapmıyor amk.
  • okumuş cahiller bazen zır cahillerden daha beter olabiliyor..
    bunlar daha tehlikelidir..
    biliyormuş gibi görünürler anlatırlar..
    zır cahile inanmaz kimse ama bu kendini inandırır da..

    arkadaş saçma sapan yorumlar yapmayın da zaten büyük üzüntü yaşayan ve yıpranan insanları bir daha üzmeyin!
  • kemoterapi gerçeklerini onkologlar söyleyebilir. gerçekten dahiliye uzmanlığı sonrası üst ihtisas yapan bir onkoloğun; 3 senelik eğitimi boyunca hocalarından devamlı yalan söylemesi gerektiğini mi öğreniyor sanıyorsunuz?

    yazık yani. bu kadar önemli bir konuyu bu kadar basite indirgemeyin. milyonlarca insan bu yazılanlardan etkileniyor. insanların hayatıyla oynamayın.

    onlarca makale yazmıyor linkte. pubmed den verin linki okuyalım.

    lütfen ama lütfen bu linkte ki gibi bi karbonatlı su tüketmeyin. yapmayın ya yazıktır insanlara.
  • facebook'ta da paylaşıldığını gördüm bu yazının; cidden çok hassas yaklaşılması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. tüm hastalıklarda (basit bir diş tedavisinden tutun, parmağınızda çıkan siğile kadar) doktora güvenmek çooooook önemli. bu tür yazılarda doğru olan bilgiler de olabilir ama "doktoruna güvenme, seni zehirliyor!" gibi bir yaklaşım ile şu anda hasta olan ya da hasta yakını olan insanlara ne yaptıklarını düşünebiliyorlar mı bu yazıları yazan ve paylaşanlar, cidden merak ediyorum.

    "şunu da yap, iyi gelir" dersin.
    "ben bunu yedim, şurada yaşadım, kanseri yendim" dersin. ki diyenler var, dinleyeni de, "bana ne?!" diyeni de olduğu gibi.

    ama insanların ortasında olduğu bir sürece bu denli keskin ifadelerle yaklaşmak kadar hem fiziken hem de ruhen tehlikeli bir yaklaşım düşünemiyorum.