şükela:  tümü | bugün
  • izolasyon politikası da derler. tarihte monroe doktrini ile bilimsel bir tanıma da sahip olmustur.
  • dost kazıkları vesilesiyle edinilen tecrübelerden sonra insanın hiçbir şeye hevesinin kalmaması ve akabinde amaan her şey boş diyip inzivaya çekilmesidir. güzeldir, iyidir, kafa rahatlığıdır.
  • - ben bir tosbayım, ben bir tosbayım, ben bir tosbayım, ben bir tosbayım... evet.
  • dışarıdaki karmaşayı duymak görmek istememekten doğan bir ihtiyaç. her konuda yapabilirsiniz bunu. bazısı siyasette, bazısı sosyal yaşamda, bazısı spor tartışmalarında, bazısı ise tüm yaşamında. sonuncu saydığım dışında hepsi zevklerle ilgilidir. zevk almadığın konuları dumak istemezsin ve kendi kabuğuna çekilirsin. ama yaşam konusunda kendi kabuğuna gömülenler hiçbir şeyin kendilerinin içi kadar renkli ve zevkli olmadığını düşünür veya kendi içleri o kadar boş ve ıssızdır ki, bu ıssızlıktan utanıp insanlardan kandini uzaklaştırmaya çalışır. 1. dediğim mutludur -ki onun da bir süre sonra yalnızlık çekme ihtimali var- 2. dediğim ise depresiftir.

    her insanın belli bir süre sonra bir nevi mola yapmak adına yapması gereken şeydir. bu yaşamın getirdiği stres ve kaygılardan birkaç dakikalığına uzaklaşmak ve kendini rahatlatmak için. bunu ya uyuyarak, ya müzik dinleyerek, ya çalarak, ya söyleyerek ya da daha farklı bir şekilde yapabilirsiniz. yararlı bir şeydir esasında.

    benzer anlamlı başka bir deyiş için (bkz: kenarıya çekilmek)
  • bir zamanlar istanbul’da birkaç yıl boyunca sık sık yaptığım eylem.
    sık sık derken iki haftada bir falan...

    şimdilerde ise o kabuk yanımdan hiç ayrılmıyor, kabuğumla gezebiliyorum!

    yaşamak böyledir bazılarımız için...
  • sonra bir kadın/erkek gelir ve sikerim senin kabuğunu der.
  • kabuğun kendine çeker.
    herkesin kabuğu vardır zaten. o kabuk ara sıra çeker seni kendine. önemli olan ne için çekildiğin. öyle eften püften nedenlerle çekilirsen çok uzun sürmez bu iş. kabuğun hemen incelir. atar üzerinden kendini.
    kabuğun kalın olacak. kararlı olacaksın. iyi bir nedenin olacak, orayı seveceksin. kendi kendine besleyeceksin o kabuğu.
    ben kabuğumdam çok memnunum. canım istediğinde öyle güzel kaybolabiliyorum ki etraftan, mahallede tanıyanlar bile taşındığımı zannedebiliyor aylar sonra beni gördüklerinde.
    kabuğunuzu sevin, kabuğunuzu besleyin.
  • bu günlerde, kendi isteğimle olmasa da yaptığım şey.
  • insanın izole olma hali.

    tecrübe ile bazı şeyler sabitlenir. hayaller sınırsız olduğu için kırılmalar da sonsuzdur. bir yerden sonra son bir güçle hayallerini değiştirmek veya yok etmek durumunda kalırsın. sosyalleşme eğer seni üzüyorsa o halde kendinle barışman gerekir. beklentilerin karşılanmıyorsa beklememen gerekir.

    insanlar dengesizdir. senin ondan beklediğini o karşılayamaz. empati yeteneği, sempatisi seninle aynı olamaz. ya onun karşısında ezilirsin ya ayna görevi görürsün ya da geriye üçüncü seçenek kalır. bu da başlıkta yazıyor.

    ben 1 haftadır bu kabuktayım. çoğu kişiyi sildim. facebook ve instagram hesabını kapattım. bazı numaraları ve sözlükteki yazarları engelledim.

    eğer karşındaki seni kocaman bir çıkar olarak görüyorsa belki de onu çıkarman en iyisidir. güvenmemek kabuğu sağlamlaştırmak için şart.

    insan eğer kendisiyle barışırsa başkalarına ihtiyaç duymaz. sonuçta eğer sevdiğiniz herhangi bir hobi veya ona yakın bir şey varsa o size bir şeyleri düşündürmelidir. başkalarına ihtiyaç duyma sınırını olabildiğince değiştirebilirsiniz.

    belki de yükünden dolayı kaplumbağa yavaştır. burada iki çıkarım yapabilir.

    eğer evini bir ağırlık olarak görüyor ve hızlı hayvanları ağırlık olarak görüyorsa mutsuz olur.

    eğer evini her zaman sığınabileceği bir yuva olarak görüyor ve hızlı hayvanlardan daha güçlü ve tecrübeli olacağını biliyorsa mutsuz olmaz.

    seçim sizin...
  • nadasa bırakmak herşeyi.
    tüm benliğinle kendini dinlemek.
    insanın ilacı.