şükela:  tümü | bugün
  • aşırı sıkıntının ve yalnızlığın sebep olduğu, mantıksız, zevksiz, sıkıcı oyalanma çırpıntısı
  • insana "acaba delirmeye mi başladım?" diye sorduracak hadise
  • insanin cok sıkılmıs oldugunu gosteren bir durum. boyle bir insan gorulurse insanlik namina karsisina gecilmeli ve tavla oynanmalidir.
  • öncelikle insanın bu eylemi gerçekleştirecek hale düşmesi acınası bir durumdur. kendi kendine tavla oynayan biri her ne kadar her iki renge de aynı şekilde iyi oynayıp heyecanlı bir maç çıkarmaya çalışsa da çabuk sonuç almak için bi tarafa daha çok özen gösterir
  • canı deli gibi tavla oynamak isteyen ama oynayacak rakip bulamayan 7-8 yaşındaki velet eylemidir. genellikle kız tavlası oynar velet kendisiyle*
  • mvp falan gibi tavla oyunlari indirilir , bilgisayar adina oynadigi dayattirilan kisi her zaman gelmis gecmis en buyuk cheater cikar. sikistigi anda hemen cift atmaya baslar. dallamadir.
  • kendi kendine satranç oynamak kadar yormaz.sizofreni halinde daha bi zevkli duruma gelebilecek aktivite.
  • hem hırslı, hem de ilkeli bir mizacınız varsa, "paradoksal paradoks"* yaratacak eylem. şöyle ki; başarmaya azimlisiniz ve devamlı yenildiğiniz kişiyi yenmek için elinizden geleni yaparsınız. lakin, bir diğer yönünüz de, "devamlı yendiğim biriyle oynamam" ilkesine sahip. işbu sebeple, yenilen kendiniz, yenen kendinizi yenmek için hırs yaparken; yenen kendiniz, yenilen kendinizle bir daha oynamamakta diretecektir**. üstüne üstlük, yenilmeyi hazmedemeyen ve yenince laf sokmaktan geri kalmayan bir yönünüz de varsa, kendinize tekme tokat girişmeniz de olasıdır. buyrun, "paradoksal şiddet" de oldu. akabinde bir de kendinle barışma sekansı gerekecektir; ki bu sürecin anlamsızlığını katlayan bir edim olacaktır.
    bırakın kardeşim; oynamayın kendi kendinizle tavla! yorumlayayım derken ben yoruldum yahu...
  • her halukarda kendini yenersin..
  • sağ elinizle, sol elinizin en tarafsız sahada kapışmasıdır.