şükela:  tümü | bugün
  • denge denilen o zikkimi yapmayi öğrenene kadar anam ağlamiştı
  • başlığı okur okumaz gözümde canlandı resmen yaa ^_^ resmen unutmuşum
    hatta bant bulamadığımız zamanlar naylonu taşla ezip yapıştırırdıık.. en uzun kuyruklu olurdu benimki <>~~~~
  • 6-7 yaşında dayım yazları; bana ve yaşıt olan teyzeminoğluna yapardı. sonra dayım evlenince en yakın oyun arkadaşımızı kaybettik.
    kuzenime biz de yapabiliriz deyip bir kaç denemeden sonra başarabilmiştik.
    daha sonra her sene kendime ve şehirdeki mahalle arkadaşlarıma yaptım. eski mahallerde evler birbirine yapışık olurdu; bir evin avlusuna 5-10 çocuk toplanır herkese uçurtma yapmaya çalışırdık. sonra yaptığımız uçurtmaları herkes kendi evinin damında uçururdu. damdan dama arkadaşlara bağırarak muhabbet ederdik :)

    offf be ne kaygısız ne güzel günlermiş meğerse. çok güzel çocukluk yaşadım çoook. hepsini ama hepsini özlüyorum.
  • yapması kolay da, o yaprak kımıldamayan adana sıcağında uçurun uçurabilirseniz dediğim hede. kendim uçsam o kadar yorulmazdım büyük ihtimalle
  • her gün yapmak zorunda kalırdık.uçurtma yerine çıtalı derdik.ipi kopar giderdi.koşardık peşinden,artık nereye düşerse,bulabildiğimizi tamir ederdik.güzeldi o günler.
  • bunlardan birisi de bendim. çıtalı olanlardan da yapsak da, asıl ilgimizi çeken büyük kağıtlarla yaptığımız şeytan uçurtması idi. çıtalı olan kadar yükseğe çıkamasa da, geliştirdiğimiz modelle sınırları zorluyorduk. olabildiğince büyük kağıtları birleştirmek, ince sağlam ip kullanmak, ip ve kağıt bağlantılarını mümkün olduğunca sağlam yapmak olmazsa olmazlarımızdı. hep hatırlanacak zamanlardı.
  • marangoz marangoz dolaşıp çıta aramış nesildir. ne değerliydi bizim icin 2 liralık şey.
  • abimle az yapmadık. mahalle şartları göz önüne alındığında orta halliydik diyebilirim. durumu biraz daha iyi olanlar hazır uçurtmalar alırdı biraz daha pahalıya gelirdi. biz malzeme alıp kendimiz yapardık. daha fakirler ise sağdan soldan topladığı dal parçalarıyla poşetle falan bedavaya yakın mal ederek yapmaya çalışırdı ama genelde o uçurtma uçmazdı. mahallede "kırklar" denilen geniş bir boş arazi vardı, cumartesi pazar günleri onlarca çocuk arkadaşlarıyla, babalarıyla orada uçurtma uçururdu. şimdi o arazide bir apartman dikecek boşluk kalmadı. uçurtma uçuracak çocukta yok tabi.
  • o değil de marangozdan çıta kestirip, paket lastiği ile mekanizma oluşturup model uçak yapmıştım aylarca. ilk denemede önce dikey yükselip sonra yere çakılıp paramparça olmasını gözyaşlarıyla izlemiştim. 3 tane dondurma yemiştim gene de ağlıyordum.
  • 90'larda uçurtma satıldığını bile bilmiyorum ben. uçurtma dediğin zaten yapılırdı.
    nalburdan çıta, kırtasiyeden naylon defter kabı ve ip alınırdı. bunlarla yapılırdı.
    ha bu arada kuyruk aslında süs için değildi. uçurtmanın en önemli parçasıydı. uçurtmayı belli bir açıda tutmak için kuyruğun ağırlığı çok önemliydi. bu yüzden kuyruğa süs dışında ağırlık olsun diye çıkarıp kilodumu bağladığım olmuştur. :)
    birde başkalarının uçurtmalarına takıp indirerek uçurtma gaspederdik. son derece organize bir işti bu. uçurtmaya taktığın an diğer uçurtma sahibinden bir kaç kat daha hızlı indirmek gerekiyordu ki uçurtma sana yakın yerde insin aşağı. adam kilometrelerce uzaktan yanına gelinceye kadar alıp uçurtmayı sırra kadem bakıyorduk.
    iyi birşey değil tabi ki ama gerçekten çok eğiticiydi. uçurtmayı daha hızlı indirebilmek için çok yaratıcı fikirler geliştiriyorduk.
    zaten uçurtmayı yapıp daha iyi üstün diye yaptığımız modifikasyon ve ince ayarlar da bir o kadar geliştiriciydi.