şükela:  tümü | bugün soru sor
  • hep ayni goruntuye sahip olmak, hep ayni seyleri yapiyor olmak, degisik durumlarla karsilasmis olmaya ragmen hep ayni tepkileri vermek gibi pek cok sebepten dolayi insanin kendisine olan sevgisinin azalmasi durumu. cok sakat bir durumdur, zira insanin kendisine kusmesi, surekli mutsuz olmak, hayatindaki herseyden nefret etmek gibi pek cok negatif seye sebebiyet verir ki intihara kadar gidebilir bu *.
  • ya kendini değiştiremeyecek tembel, basiretsiz yada değişim karşısında maymun iştahlı ve bunun farkında olmadan denedikçe batan, çıkışı bulamayan kendine obsesif paradoks insanının kişilik özelliklerinden sadece biri..
  • her bir sonrasında, yepisyeni basamak sahibi olma şansı veren aziz duygu...
    ben en güzel şeyleri hep kendimden pek bir bıktıktan sonra yaptım....
  • sağlıklı bir durumdur aslında,

    sadece dozunu bilmek lazım. kendini değiştirme gücünü kaybetmeyecek kadar bıkmak lazım.
  • derisini değiştirebilecek canlılar için güzel bi histir kendinden bıkmak.ki biz buna bilimde self change of the window sun diyoruz.
    (al işte yine bıktım kendimden ama devam edeyim bir.)
    ya da bi bukalemun."üff ya şu çimenlerle uyumsuz oldum yeşilleneyim,aman da morun üstüne denk gelmişim morarıveriyim..." gibi şeylerle hoşça vakit geçirebilir.
    ama ne kadar güzeldir ki,insan sadece dış görüntüsünden ibaret değildir.gerçi o en kolay değiştirilebilenidir.saçı boyat,kilo al/ver.yap bişeyler işte değişirsin.
    ama eşşeklik baki kalır.(yani her ne kadar olumlu huylar da olsa sahip oldukların,onlardan bıktığın an onlar eşşekliktir,ondan bu tabir.)
    fikirlerini zor değiştirirsin,ya da sahip ve alışık olduğun çaresizliklerini.
    çoğu insan da çevresini değiştiremediği için kendini değiştirir.ama ne kadar değiştirir,tartışılır.
    aslında insanların çoğu,iyi birer oyuncu.şu aralar herkesin hastalığı olan televizyon bağımlılığıysa belki daha kaliteli yalanlar,daha sahte bakışlar,daha yüksek karışıklıkta entrikalar(bilimsel tabir bu da) üretebilmek için.
    amaçsız ve hayal ürünü bi dünyanın(ki bu öyle bi dünya ki amaç sadece üremek,yemek,almak,üremek,yalan söylemek,eş değiştirmek,sonra yine üremek,yine yemek,içmek...) zavallı bedenleri olmaktan belki hepsi.o kadar basit yaşamlar var ki.anlamını bunlarda arıyolar.herşeyi anlamsızlaştırıyolar.enerji tüketiyolar.emek tüketiyolar.ve sen de bi yerlerde "gerçekten" kendinden bıkıyosun.ama belki de başka şeylerden.
    hadi kalk bi deri değiştirelim yenileri çıkmış x mağazasında... [uzar bu]
  • (bkz: depresyon)
  • insanın kendisiyle olan iletişim hikayesinin gelişme bölümlerinden biri. tüm hikayenin aşamaları ise şöyledir :

    giriş :
    (bkz: kendinden şüphelenmek)

    gelişme :
    (bkz: kendinden sıkılmak)
    (bkz: kendinden bıkmak) ve akabinde canı kendinden fena halde sıkılanlar derneği'ne üyelik kaydı yaptırmak.

    sonuç :
    (bkz: kendinden nefret etmek)
    (bkz: kendinden tiksinmek)

    mutlu son :
    (bkz: kendinden özür dilemek)

    arabesk son :
    (bkz: kendini intihar etmek)
  • hayattan bikmakla es anlamli bikkinti.
    genelde rutin yasamin icinden basini cikarip cevrenle bakmanla hasil olur.
    napiyorum ulan ben dersin. hayatta tek beklentin haftasonu tatilleri ya da ufak bir maas zammi olmus onun disinda bir idealin kalmamis, sabah 9 aksam 6 arasi ne idugu belirsiz bir ofiste rahatsiz bir masada en az senin kadar mutsuz insanlarla hayatini gecirir olmussun. eve gidince yemek bulamazsin. ya disardan soylersin ya ac oturursun. tv izlersini dvd izlersin vakit gecirmek icin. kilo alirsin sacin dokulur ya da selulitlerin azar. yaslanirsin. paran istedigin seyleri yapmaya hicbir zaman yetmez. neticede tek yaptigin seyin vakit oldurmek, hayatini doldurmak oldugunu farkedersin.
    butun gun kahvede oturan adamdan hic farkim olmadigini anladigim zaman kendimden biktigim zamandir.
  • en ufak bir sallanmada kendini bırakma hali, hep aynı şey.. hep aynı mağlubiyet. yılgınlık. vazgeçmeye, her şeyden vazgeçmeye, o kadar hazırım ki, bu kendini bırakmış halime o kadar alışmışım ve "yine olmadı" bahanesininin arkasına saklanırken o kadar rahatım ki, o kadar beceriksiz bir salağım ki, kendimi koyuveriyorum, bayrağı herkesin göreceği kadar indiriyorum. ilk fırsatta, daha doğrusu her fırsatta, alnından mermi yemiş bir asker gibi, zokayı yutmuş bir balık gibi, kendi yaptığı zehri içmiş büyücü gibi bırakıyorum kendimi. son nefesimi aldığımı hissediyorum her nefeste. boş sokaklarda başıboş geziyorum saatlerce, çöp tenekelerindeki kedileri kovalıyorum bazen. ve, alkolsüz de olmaz… anlaşılmaz bir yüzsüzlükle hüzünlü aşk şarkıları dinliyorum sonra, kavuşamayanlara yazılmış; kulaklarımla emel sayın’ın o güzel esini kirlettim az önce, onu dinlemeyi haketmiyorum aslında. bir şarkı ile efkarlanmak.. birisi için hüzünlenmek… hadi ordan, birisinin o’su olmayı hakedecek ne yaptım ki bu hayatta? dahası bu hayatta ne yaptım? sabah evden çıkıp akşam eve dönen bir memurdan fazlası değilim, en iyi bildiği şey kendini kandırmak olan bir hayalperestim.

    "en sevdiklerimi anlatan sıfatlar" ile süslediğim kim varsa hayatımda, yalanlarımla kandırdım hepsini. biliyorum ki hayatımda tanıdığım en yalancı insanım. insan dediğime de bakma aslında, gelişigüzel kullandım işte. hep böyle yaptım zaten, en önemli dediğim şeyleri gelişigüzel bahanelerle sakladım kendimden. hiçbir zaman dik duramadım, karşı olamadım bir şeylere. sözde, dünyayı kurtaracaktım, isyanlarım vardı, ama hep kaybettim. kaybedince oturup ağladım. ağlamanın bile güzelliğini kirlettim her seferinde.

    o kadar kolay ki bahanelerin arkasına saklanmak, her şeyi hayata kadere ıvıra zıvıra ota boka yüklemek. en ufak bir yol kaybında suçu atacak bir şeyler bulmak. çabaya gerek yok, uğraşmaya gerek yok. birkaç gün omuzlarını düşürüp gez, yüzüne yeni ölmüş insan bakışı yükle, normalden daha az konuş. bitiyor olay. panzehir gibi bir şey. adeta bir mucize. mucize? nereye kadar?

    şimdi bile süslü sözleri peşpeşe dizmekten başka bir şey yapmıyorum. uzaktan bakınca güzel görünüyordur bunlar size. kaçıp kurtarın kendinizi benden. lütfen. ben bile bıktım. bıktım bu kadar şımarık olmaktan. kendim olmaktan.
    bi bok olamamaktan.
  • siktir olup gidesim var havasindaki insanın ruh halinin sebebi budur.