şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: fugue)
  • (bkz: nereye kadar)
  • dibe vuruldugunda ortaya cikan durum. yıkılmıs hayallerden, ümitlerden uzaklasmaya calismak veya vicdannını rahatsiz eden durumu unutmak istemek.
    (bkz: imkansizi istemek)
  • insanın duygularından, bu duyguların yaptıracagı pismanlıklardan uzaklasmak istemesi. bir süreliğine kendi ruhunu terk etme özlemi...
  • kendinden kaçamazsın...
    her gittiğin yerde bulur kendin seni.

    varlığını tekrar tekrar çarpar yüzüne. kendi yüzüne vurursun kendin varlığını.
    kendi kendini vurursun.

    acıyla irkilip kendine gelirsin* sonunda...
    gidecek başka hiçbir yer yoktur...
  • (bkz: uyumak)
  • herkesin ara sıra hayatından uzaklaşmak istediği bir toplumda, bireylerin biraz olsun nefes almak için yapabilecekleri, hatta bunun için tiyatro, sinema, spor ve özellikle rol yapma oyunları**nı seçtikleri özel durumdur.
    ama bunun dışında bir de gerçeklerden kaçarak kendi gerçeklerini yaratmak ve onlara sığınmak durumu vardır ki, o gerçekten tehlikelidir.
    kendisini sürekli doğru, dürüst, şahane, mükemmel bulmak gibi belirtiler görülebilir.
    hatta başkalarını daima kendisine kötülük ediyor sanmak da mümkündür.
    velhasıl, birisini gerçekten kendisinden kaçıyor diye suçlamak için onu kendisinden iyi tanıyor olmalısınız ki, bu, esas sizde böyle bir problem olduğuna işarettir çünkü kimse kendi yargılarına bu derece güvenmemelidir. eğer siz yargılarınızdan bu derece eminseniz, bu derece başkalarını kesin suçlarla yargılayıp suçlayabiliyorsanız, sizin gerçeklerden kaçiyor olmanız daha olasıdır.
    kendinden kaçmak derin bir yara söz konusu olduğunda bile çok mümkün olabilen bir hadise değildir. bir kişi ancak bir konuda çok suçlu ise kendisinden kaçmak ve suçu başkalarına atmak ihtiyacı hissedebilir. her zaman kendisini analiz eden, tartan, bir hatası olup olmadığını sorgulayan bir insan kendisiyle barışıktır. zaten kendisiyle barışık olmak ve kendisine aşık olmak arasındaki fark da budur. ikincisinde, tıpkı aşkın tanımında olduğu gibi, aslında hayallerinizde yaşar ve hayallerinizdeki kişiyi yüceltirsiniz.
    bu da kendinize kusursuz görünürken bir yandan da gerçekte kendinizden ve yaptıklarınızdan kaçtığınız, hatalarınızı kabullenecek ve bunların sorumluluğunu alacak durumda olmadığınızı gösterir. ki olmayabilirsiniz de, herkes her zaman mükemmel durumda olacak diye bir kaide yoktur. iş ki böyle bir durumda hatayı, belki de günahını aldığınız, size değer vermiş olan insanlarda aramayın. zaten öyle bir durumda bu iki görüntü birbirine girer ve insan en yakınında bulunan, asla gitmeyeceğine güvendiği kişilere saldırır.
    ki onlar giderler.
  • doğal bir sonucu olarak:
    (bkz: #3663881)