şükela:  tümü | bugün
  • kisiye tecrube kazandirir.

    tabii tecrube edinirken sikilip bi koseye atilmak gibi bir risk de var.
  • arada uçuk bir yaş farkı yoksa oldukça haz veren şeydir.
  • er kişinin bilmem kaç kişilik masada "ehi ehi, ablam kadarsın sen yaa" diyerek benden 1 yaş büyük ablasıyla beni kıyaslamasını müteakip allah'ın sopasını kafasına yemesiyle vuku bulan hadisedir. hoşlandığını belli eder, peşinden ayrılmaz ama korkaktır, cesareti yoktur. birlikte olmaya başlarsınız, güya ilk defa aşık oluyordur ama ailesinden korkusundan bir adım öteye geçemez, ayrılırsınız. fark 5 yaştır ama 55 yaşmışcasına ağırdır yükü, taşımak istemez. iyi insandır, iyi arkadaştır ama ilişkinin sorumluluğunu alamayacak kadar zayıf ve guvenilmez bir erkektir. velhasıl kelam, kadın kısmısı için boşa vakit kaybıdır, çocuk eylediğiyle kalır. 27 yaşındaki kazık kadar çocuk da güya hala aşıktır, bu nasıl aşksa artık!
  • kendinden yaşça büyük bir erkekle birlikte olmanın avantaj ve dezavantajlarına sahiptir.
    tıpkısının aynısı.
  • çevremdeki kendinden yaşça büyük bir kadınla evlenen erkeklerin söylediklerine göre oldukça güzel bir durum.
  • birlikte olmak kısmı yanlış anlaşılıyor, bu aslında bir kadına ulaşmaktan daha öte bir mevzu. kadınların bizzat göstermiş oldukları ilgiyle alakalı.

    çoğu zaman bir kadına ulaşabiliyor olmakta yeterli gelebiliyor. bazen öyle bir an gelir ki; birlikte olamayacağınızı ilk bakışmada anlarsınız ayaküstü.

    ne bir öpüşme ne bir merhaba ne de aynı yerde bir daha denk gelebilme ihtimali. bilirsiniz işte.

    aslında bunlar da önemsiz. kısa kesecek olursam;
    bir vücut birleşmesi olmayacak. ne de dudaklarınızı ıslatan dudakları.
    sıcak bir bakışmayla başlayan ve soğuk hissettirecek bir bitiş anı.

    ama size iyi hissettiren bir şey var tam da orada.

    neden başka adamlar değil de siz olduğunuzun hikayesi.

    bir kadın size bakıyor, açık açık bakıyor. sakladığı ya da göstermek istediği bir şey yok. ben şu şu kadınım maskesi yok. ama o size bakarken de bir başka adam ona bakıyor olur. hayat böyle bir şey.

    işte o 2. adam olmamanızın getirdiği bir kimya tatmini. bu ne parayla ne de lüks bir yaşantı, ne de sosyal hayata indirgenmiş roller değil.

    sizi adım adım izleyen bir göz, konuşurken kendisinden çıkıp çıkabilecek en temiz türkçeyle ses tonu, güzel bir gülümseme. bunlar paranın getirmiş olduğu özgüvenleri un ufak eder.

    kadınlara bir şekilde ulaşabilmek işte asıl mesele.

    o kupkuru bitiş anına geri dönüyorum...

    mevsimsel bir soğukluk değil bu yüzünüzdeki ya da hasta olmadınız, en kötü ihtimalle sağlam bir tokat bile değil. bir burukluk anı sadece, tekrar en başa dönüyor olmanızın getirdiği gerçeklik.

    tatmin olan kimyanızın yine karnı acıkmaya başlıyor. dakikalardır bir şekilde odak noktası olarak belirlediğiniz insan yok artık. dedim ya tam da orada, kafanızda boktan bir düşünce beliriyor.

    -hayat ne kadar da boktan.

    ne yaparsanız yapın hiç doymayan bir canavarla yaşamanın bir tarifi olabilseydi, yapardım.

    ama içimdeki bu canavarın adını bile henüz koyamadım.

    herneyse nerede kalmıştık.

    işte böyle bir kadına ulaşmanın da bir bedeli var çoğu zaman. gözünüzün altında morluk çıkmaz belki ama içinizde moraran herne ise o biraz daha koyulaşır.

    dağın doruğuna tırmandığınıza, kendinizi inandırmışken, bir an da dümdüz bir ovada bulursunuz kendinizi.
  • muhteşem bir şeydir.
  • hiç utanmadan sokak ağzıyla konuşacağım: " cinselliğe düşkün hatta belki bunu hayat gayesi yapan, ağzının tadını bilen, orospu seven adamdır."