1. rachel nichols sadece 3 yaş büyüğüm olarak asla hayır diyemeyeceğim birisir.
    tanım: kim ile birlikte olduğuna bağlı olarak hislerini değiştirecek durumdur.
  2. 2 yas buyuk bir hatunla denedikten sonra hatunun evlilik yasini biraz gectiginden dolayi surekli cakallik ile bin bir turlu oyunlar yaptigi iliski cesidirir. onermiyorum. siz saygi duyarsiniz "ulan kac yasinda kadin o kadar da olamaz" dersiniz. o bunu kullanir. sizi de kullanir. yalandir yani.
  3. kisiye tecrube kazandirir.

    tabii tecrube edinirken sikilip bi koseye atilmak gibi bir risk de var.
  4. ham ervah kulakların işittiğinden daha gizemli ve daha heyecanlı bir ilişkidir azizim. öncelikle karşındaki insan yoğrulduğu tecrübesiyle seni de yoğurur, adam eder. yıllar sonra ayna karşısında kravatını düzeltirken anlarsın sana katettirdiği yolları. ayrıca güzel bir gençlik heyecanıdır.

    sene 2001, fazlasıyla sıcak bir antalya yazı. bir şeyleri yeni yeni öğreniyoruz o zamanlar, gel zaman git zaman kadın vücudunun çekiciliğine tanık oluyoruz. bir de üstüne fransa'dan yeni taşınmışız bu topraklara. fazla arkadaşımız yok, kendi tecrübelerimizle kavruluyoruz. kimseye de diyemiyoruz "aga bu meme nedir?"

    yazları ailecek tatili geçirdiğimiz mekanımızdayız. denizi pek güzel olmayan, yaz boyunca 1-2 kez kumsalına gittiğimiz, havuzuyla pek bir haşır neşir olduğumuz yazlığımızın ortamı pek bir sakin. sabah saatlerinden başlayan bir çocuk trafiği var havuz çevresinde, büyükler de ya televizyon izliyor ya da ev içinde kendi hobilerini gerçekleştiriyor. dediğim gibi ben de fransa'dan gelmişim, hem insanlara karşı ürkek duruyorum hem de ergenliğin yeni yeni verdiği asilikle bir şeylere başkaldırıyorum kendi çapımda.

    yazlığımız, havuz çevresinde hilal oluşturan evlerin ortalarına doğru bir yerde. evler iç içe geçmiş durumda, haliyle herkes birbirini tanıyor. günler geçiyor ama bir gün geliyor bizimkilerin elçiliğe gitmesi gerekiyor. ne yapalım ne edelim... bir haftalığına dönelim diyorlar. ben başlıyorum isyana. sonra bizimkiler orta yolu bulup "3 gün kendi başına kal ozaman" diyorlar. hallelujah!

    bana da pek güvenmiyor olacaklar, yemek için yan komşudan rica ediyorlar. 'yan komşu' şöyle bir kümeyi kapsıyor; 35lerinde bir kadın, 2 tane çok yaramaz erkek çocuk ve on günde bir gelen bir koca. siz şimdi yavaş yavaş durumu kavramaya başladınız. çocukların yaşları küçük ilkokul çağlarında sabahtan akşama kadar ortalığı yağmalayan tipler. pek hazzetmiyorum o zamanlar o çocuklardan. diyorum ki anne ne gerek var komşuya ben hallederim yemeğimi nugget ısıtacağız altı üstü.

    pazar akşamüstü oluyor, bizimkiler çıkıyorlar evden. alabildiğine özgürlük! sanki kitap okumak öncesinde yasakmış gibi alıyorum elime bir roman gidiyorum havuz kenarına. kitaptan sıkılıp dönüyorum bi bakıyorum bizim mutfakta kadın bana sosis hazırlıyor. kadın da beni çok seviyor. aksanım biraz bozuk, "r"leri tam bir fransız gibi söylüyorum ben cümle kurdukça kadın basıyor kahkahayı. neyse ses etmeden giriyorum mutfağa kadının yanına, sanki yıllardır o kadın bana yemek hazırlıyormuş gibi oturuyorum masaya bir şey demeden yemeği bekliyorum. yemek geliyor, benden bir "teşekkügleg" çıkıyor. kadın basıyor kahkahayı. benim saçları bi karıştırıyor, bir şeye ihtiyacın olursa ben yandayım diyor. kırmızı kesilmiş suratımı sallayarak "tamam" diyorum.

    ertesi sabaha geliyoruz... çapaklarla dolu bir sabaha uyanmışım. popomu kaşıya kaşıya baksırımla geziyorum evde. mutfakta yine bu kadın, bu sefer sabah kahvaltısı hazırlıyor. bana dönüyor, donup kalıyorum. kadının gözler aşağıya iniyor. ta taaa! sabah ereksiyonu! sırıtıyor böyle yem yeşil gözleri var. utanıyorum yine falan, heyecandan benimki daha da bir hareketleniyor. hiçbir şey olmamış gibi oturuyorum masaya, küçük joe daha bir dik duruyor oturunca. göbek çeker gibi içime çekmeye çalışıyordum. faydasız...

    neyse kadın yemeği koyuyor önüme, göz ucuyla bir bakış atıyor dönüp gidiyor. ulan diyorum rezil olduk daha gelmese bari, nasıl bakacam yüzüne?

    akşam oluyor, biliyorum yine yemek hazırlamaya gelecek ama tam saati bilmediğim için 2 saat boyunca odama kapatıyorum kendimi. diyorum o hazırlar herhalde koyar masaya gider, sonra gider yerim bende. kadın geliyor, tıkırtılar yine mutfaktan. heh geldi diyorum, uyuma numarası yapıyorum ki kadın gelsin, beni uyuyorken görüp gitsin. başımdaki gece lambası açık sadece, kısık gözlerle koridoru izliyorum ne zaman gelecek diye. bana sesleniyor. hop gözleri kapatıyorum. sonra yine kısık gözlerle izliyorum. odama giriyor. gözleri tamamen kapatıyorum. diyorum gidecek herhalde şimdi. kadın giriyor odama, oturuyor yatağa. elini arkama doğru yatağın boş kısmına atıyor, destek alıyor oradan. baş ucumdaki kitabı alıyor sayfalarını karıştırıyor.

    ben hala uyuyor numarası yapıyorum. oturduğu yerden birden hopluyor. yatak sallanıyor hafifçe ama ben sanki 5 aydır uyumamış gibi kifayetsiz uyku halime devam ediyorum. bir daha zıplıyor. bende tık yok. kadın elini belime koyuyor, hafifçe sallıyor beni. uyuyormuşum da rahatsız olmuşum gibi homurtu çıkarıyorum, yana doğru dönmeye çalışıyorum. amaç yüzümü öbür tarafa çevirip kadının numara yaptığımı anlamamasını sağlamak. dönüyorum ama bi yerde duruyorum. sırtüstü bi hale geliyorum ama kafam duvara dönük. kadın biraz daha duruyor, elini bacaklarıma atıyor. "noluyor lan?" diyorum kendi kendime. benim küçük joe yine hareketlenmeye başlıyor. kadın da bunu görüyor. işaret parmağıyla külodumun üstünden penisimi gıdıklıyormuş gibi hareket yapıyor. small joe oluyor x-large...

    kadın iyice penisimle oynamaya başlıyor külot üzerinden. kulağıma eğilip uyumadığını biliyorum diye fısıldıyor. başlıyorum yine kızardığımı hissetmeye. kulaklarım yanıyor. ama ölü taklidi yapıyorum olayın şaşkınlığıyla. top patlasa uyanmayacam o derece. kadın indiriyor külodumu başlıyor karnımı öpmeye. yavaş yavaş aşağıya iniyor. tüylerim diken diken oluyor. penisimde o ıslaklığı hissediyorum. bir yandan da toplarımla-balls- oynuyor. ben artık iyice kendimden geçip koyveriyorum. açıyorum gözleri izlemeye başlıyorum. yalarken bana doğru bakış atıyor. hiç bozmadan devam ediyor sonra. ben donup kalıyorum öyle. hayalini kurduğum göğüsler yirmi santimetre uzağımda ama hamle yapamıyorum, korkuyorum kadın olay çıkaracak diye ama başlamış bile çoktan beni yemeye kadın.

    1-2 dakika böyle geçiyor. sonra kadın üstündeki pijamamsı şeyi çıkarıyor. hayalimdeki göğüslerle karşılaşıyorum. kocaman yuvarlak ve dik, üstelik pembe! elimi tutuyor, göğüslerine götürüyor. pek istemiyormuş gibi dokunuyorum ama içten içte patlıyorum o an. sonra bir sıkıyorum iki sıkıyorum, hayatın anlamını buluyorum. kadın altındakini de çıkarıyor, hop çıkıyor üstüme. yavaş yavaş penisimi vajinasına yerleştiriyor. kalkıp kalkıp inmeye başlıyor sonra. vajinanın sıkı giriş kısmını hissediyorum penisimle. ıslak ve sıcak. sonra penisimde beyazlık görüyorum. ulan boşaldım mı diyorum ama performansda da düşüş yok. seks böyle heralde diyorum. kadın hızlanıyor hızlanıyor. arasıra omuzlarımı öpüyor, saçları tenime dokundukça daha da zevkleniyorum. ellerim tamamen özgür. belini okşuyorum. göğüslerini sıkıyorum. ve kısa bir süre sonra boşalıyorum...

    boşaldıktan sonra bi korkuyorum tabi. hamilelik aklıma geliyor ama aklım başımdan gitmiş. dirseklerimin üzerinde hafif doğruluyorum. kadın gülüyor yine, beni geri itiyor. yine koyuyorum başımı yastığa. kadın başlıyor yine aşağılara doğru inmeye. yarım dakika sonra ben yine dimdik oluyorum. kadın yine çıkıyor üstüme. hop bidaha. dört kez yaptığımızı hatırlıyorum o gece. ertesi gece de, ertesi gece de...

    kadına aşık olmuştum. her gece yatıyoruz, hiçbir şey olmamış gibi bir kelime konuşmadan gidiyor, uyuyorum. ertesi gece oluyor yine geliyor. 3 gün sonra bizimkiler geldi tabi olay yalan oldu. ondan sonra kadın benimle hiç yatmadı. ben hep plan yapıyordum, gece kalkarım yan eve giderim falan diye ama olmuyordu. 10 gün sonra falan da eve döndük zaten. ondan sonraki yaz geldiğimizde yan komşularımız taşınmış yerine başkaları gelmişti. ey gidi yeşim hanım!
  5. er kişinin bilmem kaç kişilik masada "ehi ehi, ablam kadarsın sen yaa" diyerek benden 1 yaş büyük ablasıyla beni kıyaslamasını müteakip allah'ın sopasını kafasına yemesiyle vuku bulan hadisedir. hoşlandığını belli eder, peşinden ayrılmaz ama korkaktır, cesareti yoktur. birlikte olmaya başlarsınız, güya ilk defa aşık oluyordur ama ailesinden korkusundan bir adım öteye geçemez, ayrılırsınız. fark 5 yaştır ama 55 yaşmışcasına ağırdır yükü, taşımak istemez. iyi insandır, iyi arkadaştır ama ilişkinin sorumluluğunu alamayacak kadar zayıf ve guvenilmez bir erkektir. velhasıl kelam, kadın kısmısı için boşa vakit kaybıdır, çocuk eylediğiyle kalır. 27 yaşındaki kazık kadar çocuk da güya hala aşıktır, bu nasıl aşksa artık!
  6. her erkeğin tatması gereken muhteşem bir deneyim. tabi yaş farkı değil de kadının yaşı biraz önemli.fazla olmaması tavsiye edilir.

    misal

    23-28

    25-34

    31-38
    gibi.
  7. kendinden yaşça büyük bir erkekle birlikte olmanın avantaj ve dezavantajlarına sahiptir.
    tıpkısının aynısı.

kendinden yaşça büyük bir kadınla birlikte olmak hakkında bilgi verin