şükela:  tümü | bugün
  • "kendimi kaptırmamaya çalıştığım çocukça, yakışıksız bir huyumuz vardır: dertlerimizle dostlarımızı acındırmak, kendimize vah vah dedirtmek. başımıza gelenleri büyütür, şişirir, karşımızdakini ağlatmak isteriz, neredeyse. başkalarını, kendi dertleri karşısında soğukkanlı gördük mü överiz; ama soğukkanlılığı bizim dertlerimize karşı gösterdiler mi darılır, kızarız. dertlerimizi anlamaları yetmez, yanıp yakınmalarını isteriz. oysa ki insan sevincini büyülterek anlatmalı, üzüntüsünü kısaltarak. kendine yok yere acındıran, gerçekten dertli olunca acınmamayı hak eder. durmadan vahlanan kimse vahlanılmaz olur. kendini canlı iken ölü göstereni ölü iken canlı görebilir herkes. öylelerini gördüm ki, eş dost kendilerini gürbüz, keyifli görecek diye ödleri kopar, iyileşmiş sanılmamak için gülmelerini tutarlardı. sağlık, kimseyi acındırmadığı için, nefret ettikleri bir şey olurdu. işin tuhafı, bu gördüğüm kimseler kadın da değildi. " kitap iii, bölüm xi - montaigne

    montaigne'in bu güzel yazısına bir de ben ekleme yapmak isterim martialis'ten:

    tantum cura potest et ars doloris
    desiit fingere caelius podagram

    "öyle başardı hasta görünme sanatını ki,
    gerçekten nikrise tutuldu caelius"

    -ki yine montaigne kullanmıştır bu dizeleri başka bir bölümünde yazılarının. (kitap ii, bölüm xxv)